Üniversite Hastanesi ve Yönetimi

Erhan BEYKOZ yazdı...

Üniversite Hastanesi ve Yönetimi

Rahmetli İzzet Baba “En Büyük Eserim” dediği tıp fakültesinin geçmişini unutmamamız lazım. Türkiye’nin en önemli fakültelerinden biri olmaya aday hastanemiz, bir anda ülkenin en kötü yönetilen olduğunu öğrendik.

40 milyon liraya yaklaşan borçla listenin en tepesinde utanç tablosu yayınlanmış, yüzümüz kızarmıştı.

Tıp Fakültemizde asansörlerden bir tanesi çalışırken, diğerlerinin kapılarında “arızalı” kağıtları asılıydı. Tekerlekli sandalyelerden % 10 çalışanı bulan mutlu oluyordu. Çok önemli bilim insanları kaçarken, hematoloji gibi birimler kapatılarak işin içinden çıkılma hale gelmiştik. Rahmetli İzzet Babamızın en büyük eseri bitmek üzereyken, hükümetin kararı sonrası birleşme gündeme geldi.

Milyonlarca borç, bilim adamları kaçmış, kalanların unvanları bir türlü verilmeyerek içerde kaos olabildiğince sürüyor, çalışanlar huzursuz ve mutsuz, malzeme eksik, vatandaşların güveni sarsılmıştı!

Alınan kararla birleşme gerçekleştirilirken, sağlık alanında başka bir sorun kapıdaydı. Gelenler de borç, malzeme, doktor alanında çok başarılı ama huzursuzluk yaşanıyordu. Haliyle birleşmeyle sıkıntıların nereye varacağı tahmin dahi edilemiyordu. Bazen inanılmaz değişimler yapılıp, içerde huzursuzluğun büyümesine sağlayanlar vardı! Biz buzdağının bir kısmını görüyorduk. Asıl buz dağının görünmeyen kısımları var ki, burayı bilenler biliyor!

Cuma günü fakülteye gittim. Daha evvel öğrendiğimde, borç 10 milyonun altına indiği bilgisine karşılık, şimdilerde 3 milyon civarında olduğu. Asansörler çalışıyor, tekerlekli sandalyeler kullanılıyor. Büyük işletmeler üniversiteye ürün satmak için el pençe duruyorlar. Böyle giderse kısa zaman sonra borç sıfır olacağı ortada.

Mevcut yönetimin yapacağı tek eksik kaldı! İzzet Baysal Tıp Fakültesini eski haline getirip, bilim adamlarının, hocaların tercih hastanesi yapmalı. Hastanemiz bölgenin en güçlü, verimli, güvenilir hastanesi olmasını sağlamaktır. Kapanan bölümlerin yeniden açılarak halka hizmete sunulması gerekir. Haliyle bizlerde alkışlamaya devam etmeye hazırız.

Şimdi ben bu yönetimi tebrik ediyorum desem, koca bilim adamı olan rektör ve ekibi bana kızarlar. Arkadaş, sen hastaneyi yönetemiyorsun dedik ve sonunda haklı çıktık. Keşke biz haksız olsaydık da, siz haklı olsaydınız. Olmadı, olmuyor, bu anlayışla olmayacak…

Şimdilerde borç bitmeye yüz tuttuğundan, yeniden fakülteyi almayı düşündükleri söylentileri yayılıyor. Böyle bir iş gerçekleşir mi, bilemem. Bildiğim tek gerçek, rektör ve yönetiminin hastaneyi getirdikleri borç batağı ve yaşadıklarımız.

Uğur Mumcu, Ali Gaffar Okkan, Mustafa Koç, Kamer Genç

Uğur Mumcu’nun katledişinin 23. Ali Gaffar Okkan’ın 15. yılında kendilerine iki yürekli, iki ülke sevdalısı vatan evladını gönderiyoruz. Biliyorum ki, kanatlı atlarına binen Mustafa Koç ve Kamer Genç gökyüzünden bizlere el sallıyorlar. Yine biliyorum ki, Uğur Mumcu ve Ali Gaffar Okkan ellerinde çiçeklerle bu iki aslanı karşılamaya hazırlar. Nurlar içinde uyusunlar, ruhları şad olsun…

 

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2016, 18:41
YORUM EKLE
YORUMLAR
Bera korkmaz
Bera korkmaz - 4 yıl Önce

eryan bey kaçırdığınız bir şey var. mevcut durumda koskoca sağlık bakanlığının arkada desteği var.bence nacizane görüşüm afiliye olmayan üniversite hastaneleri nin durumunu bir gözden getirirseniz daha sağlıklı bir sonuca ulaşılır diye düşünüyorum.saygılarımla.

Bülent Duran
Bülent Duran - 4 yıl Önce

daha iyi günlere doğru, yeniden bolu'da üniversite hastanesinde buluşabilmek dileğiyle

YILDIZLI PEK IYI
YILDIZLI PEK IYI - 4 yıl Önce

hastaneyi̇ batiran eski̇ bashekimi bu rektör once rektör yardimcisi daha sonra dekan olarak atadi.bunada deyinseydiniz.türki̇yede i̇şler böyle yüruyor.eski baskemi cok guvendigi yalakalarida kurtaramadi.

SIRADAKİ HABER