ÜNİVERSİTE VE KENT

Prof.Dr.Yaşar Akbıyık

ÜNİVERSİTE VE KENT
 Üniversitemiz geçen hafta 21’inci mezunlarını verdi. Şimdiye kadar elli binin üstünde mezun veren üniversitemiz mensuplarıyla okullarda,  bankalarda, hastanelerde, iş hayatında karşılaşır, onları gördükçe gurur duyar onlarla iftihar ederiz.   Onların her biri üniversitemiz ve Bolu’muz için gönüllü tanıtım elçisidir. Üniversite sıralarında bizden ilgi ve bilgi bekleyen mezunlarımızla yıllar sonra karşılaştığımızda yüzlerinde mutluluk ifadesi görebiliyorsak ne mutlu bizlere. Değilse görev ve sorumluluğumuzu yerine getirdiğimiz şüphelidir.  

            Öğrenciler bizden onları mesleğe hazırlama işlevini iyi şekilde yerine getirmemizi bekler. Bunu kişisel gelişim, kendini tanıma, vizyon kazandırma, estetik ve kültürel bilinçlilik ile entelektüel gelişmeyi sağlamak takip eder.  Bunları sağlamanın yolu kent,  üniversite yönetimi,  hocalar ve idari kadronun kolektif   uyumundan geçiyor. Hızla gelişen bilim dünyasında öğrenciyi güncel bilgi, teknoloji ve uygulamalarla buluşturmaktan geçiyor. Geçenlerde bir üniversitenin mezuniyet töreninde konuşma yapan bir öğrencinin öğretim üyelerine “bize yetemeyen hocalarım” diye hitap etmesi düşünenler için uyarıcıdır. Bilgiye eskisi gibi ulaşmak zor değil. Öğrenciler ileri düzeyde yayınları takip ediyorlar. Okudukları üniversitenin bunun ilerisinde almasını bekliyorlar.   Bu eğitim işini evrensel düzeyde başarmalı, öğrencilerin beklentilerini karşılamalıyız.

 2010 yılında İstanbul Üniversitesi Enformatik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Fatih Gürsul tarafından 101 üniversitede öğrencilerin genel memnuniyetine ilişkin olarak yapılan ankette, Bilkent Üniversitesi beş puan üzerinden 4,3010  puanla birinci olurken, Abant İzzet Baysal Üniversitesi 3,6949 puanla altıncı sırada yer almıştır.

Üniversitemiz, ölçüt olarak alınan dokuz kategoride eğitim-öğretime ilişkin öğrenci memnuniyeti sıralamasında dokuzuncu,  akademik personele ilişkin sıralamada sekizinci,   yönetim ve organizasyonda on beşinci,  sosyal hizmetlere ilişkin sıralamada üçüncü, fiziki koşullara ilişkin değerlendirmededokuzuncu, kütüphaneye ilişkin memnuniyet sıralamasında dokuzuncu, kampus yaşamına ilişkin memnuniyet sıralamasında  beşinci.  yurtlara ilişkin değerlendirmede üçüncü, idari personele ilişkin memnuniyet sıralamasında sekizinci sırayı almıştır. Buna göre üniversitemiz,  sosyal hizmet ve yurtlara ilişkin değerlendirmede ilk üçe girerken, yönetim ve organizasyona dair sıralamada  on beşinci sırada yer almaktadır.  Newsweek Türkiye  "Üniversite 2010 Endeksi" ekinde yayınlanan bu anket dikkate alınması gereken bir göstergedir. Ankette öğrencilere üniversitenin bulunduğu kentle ilgili soru yöneltilmemesi önemli bir eksikliktir. Üniversiter anlayış ve çağdaş eğitimde çevre faktörü olarak kentlerin önemi büyüktür. Bu yönde bazı çalışmalar yapılmıştır. Bunlardan biri Dr. İkram Çınar tarafından yapılan, internet ortamından ulaşabileceğiniz “Şehir Kalkınması ve Üniversite” başlıklı Kars kenti ile ilgili olarak yapılan ankettir. Bu çalışmayı okuduğumda enteresan tespitlerle karşılaştım. 

 Bu çalışma bana geçen hafta üniversitemiz mezuniyet töreninde Bolu milletvekili Tanju Özcan’ın öğrencilere ”Bolu’yu seviyor musunuz? Sorusu karşısında öğrencilerin sessiz kalmasını hatırlattı. Üniversitemiz öğrenci memnuniyeti açısından altıncı sırada yer alırken, güzel coğrafyası, mutedil ve çevresine saygılı halkı ile öne çıkan Bolu’muz hakkında öğrencilerin sessiz kalması düşündürücüdür. Bu  önceden beri öğrenciler arasında konuşulan bir husustur.  Gerek valilerimiz, gerek  belediye başkanlarımız, gerekse başta üniversitemiz kurucusu İzzet Baysal  Vakfı olmak üzere, Bolu Kalkınma Vakfı, Bağışçılar Vakfı gibi ve daha başka sivil toplum örgütleri  öğrencilere destek vermiş gereken ilgiyi göstermişlerdir.  

Dekanlık ve rektörlüğüm sırasında öğrencilerin beklentileriyle yakinen ilgilendim. Önceden sadece minibüslerinin çalıştığı Kampus-Bolu hattında belediye otobüsleri kondu, öğrencilere paso indirimi yapılmaya başlandı. Minibüs şoförleri insan ilişkileri kursuna tabi tutuldu, öğrencilere nazik davranmaları istendi. Üniversitemiz güvenlik görevlilerine kimlik kontrollerinde sert ifade ve emir kipi kullanmadan öğrencilere nazik davranılması hatırlatıldı.  Kütüphanenin verzalit sandalyeleri kumaş kaplı sandalye ve koltuklarla değiştirildi, ulusal gazeteler abone olundu. Yurtlarda barınma şartları iyileştirildi. Sosyal Aktivite Merkezi yapılarak  öğrenciler bodrum katlarındaki izbe yerlerden kurtarıldı, sosyalleşme hızlandı. Bir öğrencimizin “aibuItirafEdiyor” sitesinde   Sosyal Aktivite Merkezi sayesinde üniversiteyi yıl kaybetmeden bitirdiği yönündeki mesajı önemli bir gerçeği ifade ediyor. Bu ve benzeri uygulamalar benden önceki ve sonraki rektörler zamanında da yapıldığı mutlaktır. Bunlar öğrencilerin üniversitemizden memnuniyet katsayısını artırmıştır. Bolu’yu sevip sevmeme ile ilgili duruma gelince, öğrencilerin üniversite memnuniyet katsayısı yüksek olduğuna göre sorun üniversite dışı faktörlerle ilgili olsa gerektir. Şunu iyi biliyorum ki üniversitemizden mezun olarak ayrılan öğrenciler, sonradan Bolu’nun kıymetini anlıyorlar. İsteriz ki bunu burada okurken anlasınlar. Bunun için öğrencilerin verdiği bu mesajı değerlendirip gerekli araştırmayı yapmakta fayda vardır.  Eğer öğrencilerin haklı ve somut gerekçeleri varsa gereğini yapmak ve bu yanlış anlamayı gidermek üniversitemiz için olduğu kadar Bolumuz açısından da önemlidir.   

 

 

Güncelleme Tarihi: 26 Temmuz 2013, 21:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128