Üniversitemiz Açılırken!

ERHAN BEYKOZ'UN KALEMİNDEN...

 Üniversitemiz Açılırken!

Rahmetli İzzet Babamızın Bolu’ya, geleceğimize, ülkemize ve insanlığa kazandırdığı en büyük değer üniversitemizdir. Adını taşıyan üniversitemize biz ne kadar değer veriyoruz ona bakmak gerek.

2014-2015 eğitim öğretim sezonu kayıtları başladı. Verilere göre, ilimize geçen yıla oranla 6 bin fazla öğrenci gelecek. 6 bin can, 6 bin güzel insanı ağırlayacağız.

Elimizdeki gerçek verilere rağmen nasıl bir hazırlık yaptık, gelecek can’larımızın sorunsuz eğitim almaları adına alt yapıyı hazırladık mı?

Öğrencilerin en büyük sorunu kalacak yerleri, ulaşım ve yiyecek ihtiyaçlarıdır! Bu sorunların birçoğunu özel sektör çözme noktasında çabalıyor. Elbette öğrencilerimizin en önemli sorunu olan kalacak yer sorununda da girişimler olması sevindiricidir ama yetersizdir.

Üniversite, valilik, belediye ve özel sektörün konuya çözüm için bir araya geldiğini sanmıyorum. Eski tas, eski hamam her birim kendince olayı çözme girişimlerinde bulunuyor.

Özellikle üniversite yönetimi olaya nasıl baktığı konusunda herhangi bir açıklama dahi yapmayarak kayıtsız kalıyor. Rektörlük bu tavrına bizleri alıştırdığı gibi, öğrencilerimizde kısa sürede bu duruma alışıyorlar!

Kredi Yurtlar Bölge Müdürlüğü son iki yıldır uygulamaya koyduğu yeni yerleştirme şekli son derece olumludur. Torpilsiz, adamsız, en küçük ayrıntının bile dikkate alınarak hesaplandığı öğrencilerimiz, hakkı olanın kalacağı yurtlara yerleştiklerine inancım tam.

Özel sektör ise, yatırımlarını gelen öğrencilere pazarlayarak ikna etmeye çalışıyorlar.

Belediye konu hakkında duyarsız kalmamak için kendince bir çözüm bulmuş. Bulunan çözüm, yerel bir gazetenin yazdığı gibiyse tamamen hukuksuz ve sonuçlarını kimsenin kaldıramayacağı şekilde. Belediyenin antetli kağıdına, “yapılacak geçici yurtlar için bağış yapınız” diktesi son derece yanlıştır. Ayrıca yapılan bağışlarda makbuz, fatura ve benzeri alındının verilmemesi de birçok şaibeyi beraberinde getirir.

Burada parayı alan kadar, vereninde suçlu olacağı ortadadır. Kalacak yerle ilgili düşünce doğru olabilir! Ama uygulama ve yöntem kesinlikle yanlışlar zinciriyle doludur. Sonuçları çok can yakabilir diye uyarıyorum!

Benim çözüm önerim, Aktaş Mahallesindeki mezbanenin eski yeri veya Borazanlar Mahallesinde 10 dönüm olarak belediyeye geçen cezaevinin eski yerine belediye yurtları yapılmasıdır. TOKİ’ye yaptırılacak olan belediye yurtlarının alt yapısında sorun olmadığından, üst yapının bedeli 20 yıl geri ödemeyle öğrencilere nefes aldırabilir. Böylelikle 2000 belki daha fazla öğrencinin yatacak sorunu çözülebilir.

Yapılan bu yurtlar Kredi Yurtlar Kurumuna satılabilir yada kiraya verilerek önemli bir gelir kaynağı elde edilebilir.

Bunların dışında, daha evvel mecliste Başkan Yılmaz tarafından açıklanan üniversite köprüsünün yanında olan Karayollarına ait arsanın hayata geçirilerek inşaatına hemen başlanabilinir. Bunun içinde vekillerimiz işlerinin yanı sıra bu olaya ciddi şekilde eğilip, konuyu bir an evvel çözmeliler.

Aksi halde, 6 bin can kalacak yer için kendi yöntemleriyle çözüm bulmak zorunda kalacaklardır.

İlgililer göbeklerini kaşırken, öğrenci aileleri de hepimize lanet yağdıracaklardır. 

Güncelleme Tarihi: 07 Eylül 2014, 17:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER