ÜNİVERSİTEMİZİN AÇILIŞ TÖRENİ

Prof.Dr.Yaşar Akbıyık Eski AİBÜ Rektörü Üniversitemizin 2012–2013 eğitim öğretim yılı geçen hafta Cuma günü yapılan güzel bir açılış törenine sahne oldu.  Sayın rektörüm...

ÜNİVERSİTEMİZİN AÇILIŞ TÖRENİ

Prof.Dr.Yaşar Akbıyık

Eski AİBÜ Rektörü

Üniversitemizin 2012–2013 eğitim öğretim yılı geçen hafta Cuma günü yapılan güzel bir açılış törenine sahne oldu.  Sayın rektörüm konuşmasında yapılanları anlattı, yapılacakların üzerinde durdu, gelecekle ilgili ümitlerimizi tazeledi.  Şu anda mevcut 11 fakülte, açılacak iki fakülte ile beraber 13’e yükseleceği ifade edildi. Bunlardan, rahmetli İzzet Baysal’ın da hayali olan Hukuk Fakültesinin kurulmasıyla, üniversitemizde ana fakültelerin tamamı açılmış olacak, Abant İzzet Baysal Üniversitesi her şeyiyle mütekâmil bir bölge üniversite durumuna gelecektir.

Son yıllarda Türk üniversitelerinde dünya standartlarında bir gelişme söz konusudur. Üniversitemizin dünya sıralamasında 1538’inci sırada yer alması olması bunu göstermektedir. 2006 yılında 2600’lerde olan üniversitemizin dünya sıralaması 2010’da 3800’lere gerilemişti. Son üç yılda gerçekleştirilen bu güzel gelişmeyi sağlayan, başta sayın rektörüm olmak üzere çalışma ekibine, öğretim elamanlarına, idari personele ve üniversiteye desteğini sürdüren İzzet Baysal Vakfı yetkililerine teşekkür ediyorum. Bu olumlu gelişmede mevcut hükümetin hakkını yememek gerekir. Rektörlük yaptığım sırada, hükümetle doğrudan yazışmalara izin verilmediği, hükümetten destek alan üniversite rektörlerinin mimlendiği, çeşitli devlet kuruluşlarından üniversitemize gelen proje tekliflerinin gerçekleştirilmesine izin verilmediği günlerden sonra, günümüzde devlet-üniversite işbirliğinin sağlanmış olması sevindiricidir. Açılış töreninde de ifade edildiği gibi 121 milyon lira önerilen bütçe teklifinin 131 milyon lira olarak gerçekleşmesi bunu göstermektedir. Bu sevindirici bir gelişmedir.

  Yanılmıyorsam 2004 yılında, Sağlık Bakanlığı aile hekimliği uygulamasına geçince, pilot bölge seçilen Bolu ve Düzce illerinde projeyi uygulamak ve doktorları yetiştirmek için üniversitemizden destek istenmişti. Ne yazık ki bu projenin gerçekleştirilmesine YÖK tarafından müsaade edilmemiştir. Yirmi milyon halkın oylarıyla seçilen bu ülkenin başbakanının üniversitemize davetine sıcak bakılmamış, karşılanmasına müsaade edilmemiştir. Öğrencilerin başörtüsü ile uğraşılmış,  öğretim üyeleri fişlenmiştir. Üniversilere böyle geri bırakılmıştır. Son yıllarda bu kâbus ortadan kalkmış üniversiteler çalışmaya başlamıştır. Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Veysel Eroğlu ve YÖK yürütme kurulu üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay konuşmalarında yaptıkları açıklamalar bunu teyit etmektedir. Bu yönüyle Sayın rektörümüz hükümete ve YÖK’e teşekkür ederek bir hakkı yerine getirmiştir.

Açılış töreninde gözden kaçan bir husus vardı oda üniversitemizin 20. değil 21. açılış töreni ve eğitim-öğretim yılı olmasıydı. İzzet Baysal Vakfı başkanı Sayın Ahmet Baysal, üniversitenin kuruluş tarihi ve öncesine değinen güzel bir konuşmaya yaptı. Gerçekten de bu üniversite 1992 yılında birden bire doğmadı. Bu tarihten önce kurulmuş fakülteleri, yüksekokulları ve personeli vardı. Üniversitemizin kuruluşundan önce var olan Bolu Sevk ve İdarecilik Yüksekokulu ile Eğitim Yüksekokulu ve Meslek Yüksekokulu Gazi Üniversitesine bağlıydı.  Sevk ve İdarecilik Yüksekokulu 1987 yılında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne dönüşmüştür. Bu kuruluşlar 1992 yılından daha önce de var olduğuna göre Sayın Ahmet Baysal’ın ifade ettiği gibi geriye bakmakta fayda vardır. Bu hem üniversite kurulmadan var olan fakülte ve yüksek okulların, hem de İzzet Baysal Vakfının çalışmalarının takdiri açısından önemlidir. Zira bazı üniversiteler kuruluş tarihini eski kökenlerine dayandırır. İstanbul Üniversitesi Fatih medreselerinin kurulduğu 1453’ü,  Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesinin açıldığı tarih olan 1926’yı esas almıştır. Köklü Batı üniversitelerinde de bu gelenek vardır. Bizde de ilk fakültenin açıldığı tarih olan 1987 yılı esas alınabilir.

Değerli okuyucular, üniversitemiz Anadolu’nun bu mutena ilinde bir mucize yaratmaktadır.  Bu hepimiz için gurur vericidir. 2020 yılına kadar Avrupa Yükseköğretim Alanı yaratmayı hedefleyen Bologna reform süreci çalışmalarını sürdüren üniversitemizin, mezunlarına çift diploma  (double-degree) imkânı sağlayacak, dış ülke üniversiteleriyle yapacağı ikili anlaşma, üniversitemizi eğitim dünyasında süper lige yükseltecek,  tercih edilme yüzdesini artıracaktır. Böylece hem öğrenciler dünya ile rekabet edebilecek donatıyla mezun olacak, hem de değişim programıyla öğretim elamanlarımızın kendilerini daha da geliştirme imkânı sağlanmış olacaktır. Rektörlük görevim sırasında New York, Washinton, DC ve Atlanta’da kampusları bulunan University of New York yetkilileriyle görüşme yapılmış, Valdosta State University ile ön anlaşmaya varılmış, Yabancı Diller Yüksekokulunun açılması için teklifte bulunulmuştu. Ancak bu çalışmalar sonraları akamete uğratılmıştır. Geleceğin üniversitelerinin takip edeceği başka yol yoktur.  Üniversitemizin altyapısı ve mevcut yönetim kadrosu bunu gerçekleştirecek vizyon ve misyona sahiptir.  Her ilde üniversite bulunan Türkiye’de üniversitemizin farklılığı bu olacaktır.  Bu düşüncelerle yeni öğretim yılının hayırlı uğurlu olmasını diliyor,   üniversitemiz camiasına sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum. 

 

 

 

 

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner133

banner129