UYUMUŞUZ!.

İsmail HOTAKOĞLU yazdı...

UYUMUŞUZ!.
Sabah gazetesi başyazarı Mehmet Barlas, Cemaat’i konu olan  yazısında şu satırlara yer vermiş..
-
“Galiba burada sorulması gereken soru ‘Biz yıllarca Fethullah Gülen’in yargıda ve poliste örgütlenmesini nasıl görmedik, asıl amacını nasıl oldu da anlayamadık’ şeklindedir. Gerçi Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşmasında ‘Uyumuşuz’ diyerek, yılların ihmalini kabul etmişti.

Ama bu derin uykunun nedenini anlamak da mümkündür... Çünkü Cumhuriyet tarihinde bu tür bir örgütlenmenin ‘Derin Devlet’in yerine geçtiği gibi bir örnek yoktur. Kamu görevlerine alımları düzenleyen sınavların sorularını ele geçirip bu sınavları örgüt mensuplarına veren, düzmece kanıtlarla yargıyı hukuk dışı kararlara yönlendiren, iş dünyasına şantaj yaparak onları esir eden bir Cemaat örgütlenmesini rüyamızda görsek inanır mıydık?
Neyse... Çok geç de olsa uyandık artık.”
-
(Burada geniş bir parantez açmak istiyorum..
Geç de olsa uyandık artık demiş ya bence iktidar ve iktidara yakın duranlar başlarında davul çalındığı halde uyanmak istemedi.. 
- Sınavlar da gündeme geldi..
- Düzmece kanıtlar da teşhir edildi.. Kitabı bile yazıldı..
- Cemaat’in polis içindeki, yargı içindeki, bürokrasi içindeki örgütlenmesi defalarca konu edildi.. 
Konu edilenlerin başı belaya girdi..
- Ahmet Şık yazmadığı kitaptan.. Hanefi Avcı yazdığı kitaptan içeri atıldı..
- Cemaat’in hoşlanmadığı muhalifler sebep gösterilmeden tutuklandı.. 
- Şimdilerde himmet paralarından söz ediliyor ya.. O paralar için kara para soruşturması açıldı, gözaltılar yapıldı.. Prof. Binnaz Toprak yıllar önce bir araştırmasında bu hali gözler önüne sergiledi diye hakaret yağmuruna uğradı.. Linç ayini düzenlendi..
-
Kısaca, olaylar herkesin gözü önünde oldu, görmezden gelindi..
Uyaranlar, haykıranlar muhalif diye dikkate alınmadı..
Daha da fenası, Cemaat’e yan bakana ceza kesildi.. 
Çünkü Cemaat’le iktidar evlilik yapmıştı.. Uyumak işlerine geldi..
Parantezi kapatıyorum..)
-
Barlas geç de olsa uyandık dedikten sonra bir de fıkra anlatmış..
“Halimizi o fıkradaki kadının durumuna benzetebiliriz.
Adam salondaki koltuğunda kahvesini yudumlarken, gazete okuyormuş. Eşi de yatak odasında etrafı topluyormuş. Derken içeriden eşinin sesi gelmiş. Kadın giderek yükselen bir sesle sayı sayıyormuş...
- Bir, iki, üç, dört... Yirmi, yirmi bir, yirmi iki...
Adam gazetesini bırakmış ve eşinin feryada dönüşen sayı saymasına hayretle kulak vermiş. Ve sonunda eşinin neyi saydığını ‘İmdat’ diye bağırmasından anlamış... Kadın ‘Otuz dokuz, kırk’ dedikten sonra ‘İmdat, bu bir kırkayak’ diye bağırmış.”
-
İktidar her konuda böyle galiba..  Güneydoğu’da süren operasyona ilişkin çok çarpıcı rakamlar var.
Silopi, Cizre, Sur ve İdil’de çatışma bitti, operasyon tamamlandı.. Nusaybin, Şırnak veYüksekova’da sürüyor.
- Dört ayda 1883 barikat yıkılmış, kaldırılmış.. 680 hendek kapatılmış, 3713 el yapımı patlayıcı ele imha edilmiş.. 2063 silah, 103 bin 233 mühimmat, 163 telsiz ele geçirilmiş..
- Güvenlik güçleri Nusaybin, Şırnak ve Yüksekova’da daha işin başındaymış.. Çok ağır ilerliyorlarmış..
- Çünkü, Sur’da ve Cizre’de 2 tank topuyla yıkılabilen barikatlar Nusaybin’de 7-8 tank topuyla yıkılabiliyormuş. Çelik güçlendiricili duvarlarla barikatlar kurulmuş.. Evlerin yüzde 90’ı tuzaklanmış..
-
Bu kadar büyük hazırlık herhalde iki gecede yapılmadı..
Binlerce silah, yüz binlerce mühimmat sırt çantasıyla gizlice sokulmadı..
Çelik takviyeli duvarlar yarım saatte örülmedi.. 1883 barikat sabaha karşı ansızın kurulmadı.. 680 hendek göz açıp kapayıncaya kadar açılmadı.. 
-
Valiye, kaymakama, emniyet müdürüne, il jandarma komutanına sorsak..
Bu yığınak ne iş desek!..
Onlar da ‘uyumuşuz’ derler mi?
Uyuma hastalığı onlara da sirayet etmiş olabilir mi?
Onlar da kırkayak demek için kırkıncı ayağı sayana kadar mı beklediler?
-
Paralel yapının devleti ele geçirmeye çalıştığını göremedik; uyuduk..
PKK’nın savaş hazırlığı yaptığını göremedik; uyuduk.. 
Sıradakini bilmiyorum..
Allah üçüncüsünden korusun..

Güncelleme Tarihi: 18 Mayıs 2016, 15:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128