Vaatler Hiç Yabancı Değil

EROL YILDIZ'IN KALEMİNDEN...

 Vaatler Hiç Yabancı Değil

Sayın Başbakanın sözlerini birlikte irdeleyelim. Konuşmasında Bolu’nun Kültür ve Turizm şehri olarak ilanını, kendi ağzıyla yapmıştır. Umarım bu sözler lafta kalmayıp, gereği yapılır. Yıllardır iki büyük megapol arasında sıkışarak, bir türlü gelişemeyen bir şehir için söylenmesi gereken en önemli söz olduğu gerçeği, bu şehirde yaşayan her bireyi umutlandırmaya yetecektir. Lakin, yıllarca Bolu’nun Turizm kenti olması için verilen çok sayıda sözün unutulduğunu bu şehirde yaşayanlar iyi bilmelidir. Her atanan Vali’nin yaptığı ilk çalışmalar arasında yer alan ilerleme çalışmaları, bir müddet sonra durarak yerini her seferinde hüsrana bırakmıştır. Siyasi polemiğe girmemek adına böyle bir çalışma ve düşüncenin gelişmeyi getireceğini düşünmekteyim.
Gelişmiş ülkelere şöyle bir bakacak olursak, sadece bölgenin milletvekili değil, ülkenin Başbakanı ve Devlet Başkanlarının bile halkın arasında rahat gezdiğini, koruma ordusuyla değil bisikletiyle halktan biri olarak dolaştığını, halkıyla birlikte güldüğünü görüyor, duyuyoruz. Kültür ve Turizm bir ilin gelişmişliğinin simgesidir. Kültür ve Turizm ilan edilen şehirde ise; kuş uçurtulmadı. Ekmek parasını seyyar satıcılıkla kazanan bir çok kişinin satışı yasaklandı. Buna rağmen Turizm hakkında verilen yeni gelişim sözleri ise halka müjde niteliğindeydi.

Benim görüşüme göre, Başbakandan istenmesi gereken tek konunun, Bolu Organize sanayine verilecek yeni yatırım projelerinin açılması olmalıydı. Vergiden muaf ve buralara yapılacak teşvik ile, otomotiv sanayinden tutun, tekstile kadar yeni yerler teşvik edilerek, işsizlik için savaşım konmalıydı. Başbakandan fakirin, fukaranın, emeklinin, dar gelirlinin parasına zam istenmeliydi. Çiftçimizin daha verimli ve sağlıklı ununu elde edeceği, kendi üretimi olan tarım bölgelerinin gelişimi konusu anlatılarak, dışarıdan ithalatı durdurup, kendi buğdayımız nasıl üretilir desteği istenmeliydi. Et fiyatlarının artmasının dış politikalara bağlı olmasını ve bundan böyle hayvancılığa verilecek desteğin arttırılmasını Başbakandan isteyebilirdi. Yoksa, Bolu Kültür ve Turizm şehri olsa ne olur olmasa ne olur. Sonuçta oraya yapılacak her turizm yatırımı zenginin kucağına verilen yeni bir çocuk gibi onlara gelişim sağlayacaktır. Hangi köylü, hangi emekçi buralara gidebilecektir. Oraları kullananlar yine belli kişiler olacaktır. Kültür şehri olmak için ilk olarak kendi kültürümüzü korumalıyız. Elimizde tarihi eserleri henüz koruyamazken, bu söylevler eskiden olduğu gibi umarım yine hüsran olmaz. 

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2014, 19:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128