Vali BARUŞ; “Başarıyı arttırmamız lazım”

Bolu Solmaz-Ahmet Baysal Öğretmenevi'nde düzenlenen 2015-2016 yılı birinci dönem sonu değerlendirme toplantısına Bolu Valisi Aydın Baruş, Milli Eğitim Müdürü İbrahim Çavuşoğlu, müdür yardımcıları, İlçe Milli Eğitim Müdürleri ve il genelindeki okulların müdürleri katıldı.

Vali BARUŞ; “Başarıyı arttırmamız lazım”

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başlayan program İl Milli Eğitim Müdürü İbrahim Çavuşoğlu’nun konuşması ile devam etti.   İl Milli Eğitim Müdürü İbrahim Çavuşoğlu, düzenlenen bu toplantıyı ilk dönemde neler yapıldığını, ikinci yarıyılda neler yapılabileceğini değerlendirmek, moral motivasyon sağlamak için düzenlediklerini kaydetti. İlk dönemin kendileri için gerçekten başarılı geçtiğine inandığını kaydeden Çavuşoğlu, "Öğretmen açığımız olmadan, boş dersimiz olmadan en ücradaki okulumuza kadar iyi olduğumuzu düşünüyorum. Her okulumuza eşit imkanları vermeye çalışıyoruz" dedi. İl Milli Eğitim Müdürü Çavuşoğlu konuşmasının devamına bir sunum ile devam ederken, sunumda okul, öğretmen öğrenci sayıları, projeler, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri, devam eden yatırımlar, onarımlar, akademik başarılar (TEOG- YGS) hedefler ve planlamalar ile ilgili detaylı bilgiler aktardı. 

Bolu Valisi Aydın Baruş, dünyada ülkeler arası kalkınma yarışı olduğunu ifade ederek başladığı konuşmasında bu yarışın daha ileri seviyeye gidip vatandaşlara daha iyi hizmet sunma yarışı olduğunu kaydetti. Bu yarış içinde Türkiye olarak iyi bir yere gelme durumunda olduklarını kaydeden Vali Baruş, bunun da eğitimle olacağını ifade ederek, "Türkiye uzun yüzyıllar boyunca bütün dünyaya adalet ve refah götürmüş bir mirasın temsilcisi. Bu mirası omuzlarımızda bütün ağırlığıyla hissetmemiz lazım. Eğer bu sorumluluğa sahip olduğumuzu hissedersek bu kalkınma yarışında, ileriye gitme yarışında, azimle, kararlılıkla yol alabiliriz. Bu yarışın içerisinde çok değişik faktörler var ve eğitim bu faktörlerin başında geliyor. Çünkü kalkınma yarışında başarılı olabilmek için kaliteli insan yetiştirmeniz gerekiyor. İstediğiniz kadar büyük doğal zenginliklere sahip olun, coğrafi olarak şanslı konumda bulunun, eğer insanınızı iyi yetiştiremezseniz, kaliteli ve nitelikli hale getiremezseniz bu yarışta geri kalırsınız. Dolayısıyla insan kaynağınızı, kaliteli hale getirmek hepimizin sorumluluğu. Çünkü hepimiz yöneticiler olarak, eğiticiler olarak eğitim camiasının içerisinde görev yapıyoruz" dedi.

"GEÇMİŞİYLE KAVGALI OLAN TOPLUMLAR İLERİYE ADIM ATAMAZLAR"

Eğitimin amacının insan  olduğunu ifade ederek sözlerine devam eden Vali Baruş, insan yetiştirmenin ise bir ülkenin geleceğini inşa etmek olduğunu sözlerine ekledi. Eğitimde yapılan yatırımın sonucunu hemen görülemeyeceğini de katılımcılara aktaran Vali Baruş, "Eğitimde yaptığımız yatırımın sonucunu bugün göremeyiz ama 20 yıl sonra 50 yıl sonra buna şahit oluruz. Eğitimin temel amaçlarından birisi geleceğe güvenle bakan nesiller yetiştirmek. Bunun için de dünümüzle barışık olmamız lazım. Geçmişiyle kavgalı olan toplumlar ileriye adım atamazlar. Onun için tarihimizi olumlu ve olumsuz yönleriyle yeni nesillerimize iyi öğretmek, tarihten alacağımız dersler çerçevesinde adım atmak zorundayız. İşte bu büyük mirasın bilincini yeni nesillere aşılayarak geleceğe güvenle adım atmalarını sağlamak bizim görevimiz. Bunun sonucunda da hem maddi yönden hem manevi yönden mesafe almış olacağız. Hem başarılı öğrenciler yetiştireceğiz hem de mutlu nesiller yetiştireceğiz. Kalkınma tek yönlü olmaz. Kalkınmada başarı, ülkesini ileriye götürecek insan yetiştirerek diğer taraftan da  kendi hayatında mutlu insanlar yetiştirerek olur”  şeklinde konuştu.

İLHAM KAYNAĞI

Geçmişinin başarılı olduğunu bilmeyen, hiçbir tarih şuuruna sahip olmayan bir neslin başarılı olamayacağına dikkat çeken Vali Baruş, "Biz bunu yaparken ilham kaynağımız yüzyıllar boyunca dünyaya adalet götüren, bilim götüren, ilim götüren bir toplumun mensupları olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız. Tarihimizde sergilemiş olduğumuz başarıları mutlaka yeni nesillere anlatmak zorundayız. Geçmişinin ne olduğunu bilmeyen, hiçbir tarih şuuruna sahip olmayan bir nesil başarılı olamaz. Onun için okullarınızda tarih derslerine önem vermemiz lazım. Ezbercilik şeklinde değil bu şuuru yerleştirecek şekilde, mazisi şanla, şerefle dolu, mazisi tüm insanlara büyük hizmetlerle dolu bir toplumun ferdi olmaktan gurur duyuyoruz noktasına getirmemiz lazım. Eğer bazı aksaklıklar nedeniyle unuttuğumuz değerler varsa bunları nesillerimize anlatmak durumundayız ve kendimizi tekrar hatırlamak bizim görevimizdir.

 YÖNETİCİLERİN ROLÜ

Milli eğitim yöneticileri olarak rolünüzün önemi diğer yöneticilerden çok daha fazla. Biz toplumun geleceğini inşa ediyoruz ve bu kolay bir iş değil. Yöneticiler olarak durumu idare etme anlayışımız olamaz. Yani başkalarının yön verdiği, başkalarının fikirlerine, yönlendirmesine göre hareket eden kişiden yönetici olmaz. Onun için idare edilen değil istikamet veren olun. Başkalarının sizi idare etmesine fırsat verirseniz rüzgar karşısında sallanan yaprak gibi olursunuz ve yönetici olarak hiçbir faydanız olmaz. İkincisi sadece malumat alan değil, talimat veren olun. Yani sadece biri size haber getiriyor, olumsuzlukları yansıtıyor, sonuçta hiçbir şey yapmıyorsunuz. Yönlendirmeyi siz yapacaksınız ki sizin yönetiminiz altındaki kişiler bu işin ciddi olduğunu hissedecekler bu işi yapma zorunluluğunda olduğuna karar verecekler. Hiçbir zaman işi oluruna bırakmayın. Şu yetersiz, bu yetersiz diyen kişilerden başarılı bir yönetici olmaz. Yöneticilik mazeret üretmek değil, şikayet etmek değil her zaman moral ve motivasyon vermektir.

"SİZ ZORLAMAZSANIZ KİMSE SİZİN YÜZÜNÜZE BAKIP AL ŞU İMKANLARI DEMEZ"

Diğer bir husus; elindeki imkanlarla yetinmeyen imkanları zorlayan yöneticiler olun. Siz zorlamadığınız zaman başkaları imkanları size nimet olarak bağışlamaz. Siz üzerinizdeki yöneticileri adım atmaya zorlayacaksınız ki sahip olduğunuz imkanlara artı olarak başka imkanlar da elde edeceksiniz. Vaktinizin tamamını günlük meselelere harcamayın. Vaktinizin bir kısmını mutlaka gelişen olaylar çerçevesinde, nasıl olumlu adımlar atacağınıza karar vermeye ayırın. Sadece günlük problemlerle uğraşıp vakit kaybettiğiniz zaman geriye bakıp hiçbir mesafe alamadığınızı göreceksiniz. Her okulumuzun kendine ait bir vizyon ve stratejisi olmalı. Yani çocuklarımızı başarılı kılabilmek için neler yapabileceğimize ilişkin kafamızda net düşünceler olması lazım. Bunun için hedefleri belirlememiz, rolleri tarif etmemiz lazım. Başarı ölçütleriniz tanımlamamız lazım. Bunları net olarak tanımlayın ki kendinize bu ölçütlere, hedeflere varmak da yıl sonunda başarılı olup olmadığınızın farkında olun. Bu ölçütlere sahip olmazsanız o zaman yaptığınız işin ne anlama geldiğini anlamamış olursunuz. Sonuçta da bütün bu ölçütleri koyduktan sonra da oturun öğretmen arkadaşlar ile birlikte değerlendirme yapın, analizleri yapın ve ne durumda olduğunuzu bu eğitim-öğretim yılında bir yere gelip gelmediğinizi değerlendirin ve ona göre de gelecek yıla dönük atılacak adımlarınızı belirleyin. Diğer bir husus ise başarılı olan öğretmenleri mutlaka önemseyin. İnsanların toplum önünde başarısını takdir etmek kadar olara onur veren bir husus bulunmamaktadır. Başarılarının anlamlı olduğunu onlara hissettirin ama başarısızlık gördüğünüz zaman da sonuçlarını birlikte tartışın."

EĞİTİMDEKİGENEL DURUMUMUZ

Konuşmasının son bölümünde TÜİK'in geçtiğimiz günlerde açıkladığı rakamlara değinen Vali Baruş, "TÜİK beş genel ölçüt almış. Okul öncesi eğitimde 3-5 yaş arasında net okullaşma oranı. Okul öncesi eğitim mecburi olmadığı için çaba sarf etmemiz gerekiyor ki şu anda yüzde 39 oranındayız 3-5 yaş grubunda. Şu anda Türkiye'deki konumumuz 25. sıra ve bunu daha ileriye getirmemiz lazım. Bunları mutlaka konuşun tartışın ve değerlendirmelerinizi paylaşın. TEOG esas puan ortalamasında 318 puandayız ve Türkiye'de 13. sıradayız. TEOG sınavındaki başarımız iyi bir düzeyde ama bu yeterli değil. Çünkü şu anda genel olarak illere baktığımızda Bolu'nun sahip olduğu fiziki ortam, öğretmen ortalamasına sahip olmayan iller var burada. Dolayısıyla biz bu sahip olduğumuz olumlu koşullarla değerlendirildiğimizde ilk 5'e girmemiz lazım. Bunu da iyi motivasyonla, destek kurslarını önemseyerek yapabileceğimiz kanaatindeyim. Yeter ki inanalım başarırız. Bizim için en olumsuz durum YGS sınavında. Bu 198 puan ortalaması Türkiye'de ortalamasından geri kaldığımız anlamına geliyor ki TEOG sınavlarında 13. sırada olmamız YGS'deki sıralamamızı çok kabul edilebilir bir durumda bırakmıyor.

"ÇOCUKLARIMIZI MOTİVE ETMELİYİZ"

Dolayısıyla buradaki yetersizliğimizin nedenlerini iyi araştırarak, bu yıl puan olarak Türkiye ortalamasının üzerine çıkmak zorundayız. Türkiye ortalamasını aşmamız lazım ve önümüzdeki yıldan itibaren hedefimiz de en azından bir kaç yıl içerisinde ilk yirmilere taşımamız lazım ki eğitimde gerçekten başarılı olduğumuzu ilan edebilelim. Bu hususlarda okullarımızdaki yöneticilerimize çok büyük görevler düşüyor. Çocuklarımızı ve ailelerini iyi motive etmemiz gerekiyor. Fakülte ve yüksekokul mezunları oranında Türkiye yirmi üçüncüsüyüz. Bu fena bir seviye değil ama üniversite sınavlarındaki başarıyı artırarak bu oranımızı da yükseltmeliyiz. En son olarak da kamunun eğitim hizmetlerinden memnuniyet oranında Bolu % 81,5 ile Türkiye'de 21'inci sırada. Biz bu oranı da artırmalıyız. Çünkü  Bolu insanı hizmetin her türlüsünün en iyisine layık. Onun için bu başarıyı artırmamız lazım" ifadelerine yer verdi.

Toplantının ikinci bölümünde katılımcılar Bolu’nun eğitiminin mevcut durumunu ve karşılaşılan sorunlar ile ilgili  fikir alışverişindebulunarak toplantıya devam ettiler.

 

Güncelleme Tarihi: 29 Ocak 2016, 18:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128