seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

Vali Yardımcısı Eru'dan Atatürkçülerle Söyleşi

Atatürkçü Düşünce Derneğinde Bolu Vali Yardımcısı Ömer Eru, kendi makalelerinden ve araştırmalarından oluşturup yazdığı Atatürkçü Aydınlanma kitabında yer alan Atatürk'ün askeri okula girdikten sonra ki hayatı, Atatürk kimdir, kişisel olarak nedir? Biz Atatürk'ü nasıl algılıyoruz konularında Atatürkçülerle söyleşi düzenledi.

 Vali Yardımcısı Eru'dan Atatürkçülerle Söyleşi

Haber: Semih BAYKAL


Gerçekleştirdiği söyleşi de ilk olarak Atatürk'ün askeri okula girdikten sonra ki hayatını anlatan Eru; " Benim en çok incelemeye aldığım kısım harp okulunda ki öğrencilik yılları ve ondan sonra ki yıllarda ki mücadeleleridir. Atatürk'ün harp okuluna girdiği zamanlar da ülke de adaletsizlik, yolsuzluk, güvensizlik, yönetimde keyfilik son derece yaygın hale gelmişti. Vatan üzerinde kötü bulutlar dolaşıyordu. Bu kötü günler de Mustafa Kemal subaydı. Bu olaylar onunda beynini kemiriyor ve endişelendiriyordu. Derslerinin dışındaki boş zamanlarında ülkenin içinde bulunduğu bu ortamı arkadaşlarıyla hep tartışıyordu. Mustafa Kemal ve arkadaşları Şam'da Vatan ve hürriyet adına dernek kurdu. Ancak kurdukları bu dernek İstanbul'dan uzaktı. Anadolu da faaliyet göstermek için İstanbul'da olmaları gerekiyordu. Onun için Atatürk İstanbul'a geldi ve derneklerinin bu şubesini açtılar. Buradan Selanik'e geçen Atatürk burada da derneğini açtı. Bu konuda şu hep atlanıyor Selanik'e Atatürk dernek açarken ilişkide bulunduğu insanlar doktorlardı. O nedenle doktorların bizim kurtuluş savaşının başlamasın da çok önemli yerleri vardır" dedi.

 

"ATATÜRKÇÜLÜK ÇAĞDAŞ VE DEVAMLI İLERLEME SAĞLAYAN BİR ÖĞRETİR"

 

Atatürkçülüğü belli başlıklara ayırarak açıklayan Eru; " Atatürkçülük ilk olarak Büyük Önderi bütün yönleriyle ve eserleriyle iyi tanımak, sevmek, benimsemek, tanıtmaya ve sevdirmeye çalışmaktır. İkincisi onun çabalarını, fedakarlıklarını, üstün direnme gücünü öğrenerek, inceleyerek davranış haline getirmek ve bunları yurt ve ulus hizmetinde örnek olarak kullanmaya çalışmaktır. Üçüncüsü Onun milletine olan sevgisi, inanç ve güven duygularını bir gerçeğin ifadesi olarak kavrayıp, benimseyerek aynı duygu ve heyecanı duymak ve yaşatmaktır. Dördüncüsü onun ideolojisini, idealini ve eserlerini yücelterek Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için tüm gücümüz ile çaba sarf etmek ve çalışmaktır. Beşincisi İdealciliği ve gerçekçiliği birleştirmektir. Altıncısı Onun Türk öğün çalış güven sözünü gerçek anlamda kapsam ve amacıyla kavrayıp uygulamaktır" diye açıkladı.

Güncelleme Tarihi: 15 Aralık 2014, 19:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner129