Vali Zahteroğulları'nın son röportajı

Bolu halkının çok sevdiği ve saydığı Vali Ahmet Zahteroğulları şehre veda etmeden önce son röportajını Bolu Olay Gazetesine verdi. Zahteroğulları, Bolu'da 12 ay kadar görev yaptığı sürede Bolu'nun geleceği için yaptığı önemli projelerinden ve Bolu halkına, öğrencilerine duyduğu sevgiyi ve saygıyı anlattı.

 Vali Zahteroğulları'nın son röportajı

Özel Haber: Semih BAYKAL

Vali Ahmet Zahteroğulları ilk olarak Bolu'ya kalıcı olabilecek projeleri neden yapmak istediğini ve neden projeleri başlattığını anlattı. Zahteroğulları; "Şimdi Vali yada başka biri kim olursa olsun Devletin standart işleri var. Onun için sizin veya bir başkasının olmasını çok bir anlamı yok. Günlük işlerinizi yaparsınız, evraklarınızı imzalarsınız. Bunu iyi veya kötü yaparsınız. Ben dedim ki günlük işleri elbette ihmal etmeyeceğim ama daha çok Vali Yardımcılarım, İl Müdürlerimle paylaşarak inisiyatif ve yetkileri onlara vererek günlük işleri daha çok onlara bırakacağım, ben şehrin kalıcı projelerine emek vereceğim dedim. Ayrıca bir şey daha ekleyeyim, Eğer benim bir katkım yoksa o makamda durmanın bir anlamı yok. Eğer ben herhangi birinin işini yapıyorsam, ilave bir şey koymuyorsam o zaman kendimi sorgulamam lazım. Demeliyim ki, “bir dakika arkadaşım bu işi senden daha iyi yapabilecek bir gelebilir” diye. Ya da birileri bana evet sen bu işi yapamıyorsun, senden daha iyi yapabilecek birine verebileceğiz diyebilirler. Bunu da saygıyla karşılamak gerekir. Bunlar aslında benim kamuoyuna söylediklerim değil, benim kendi iç muhasebem de ilgili şeylerdir. Ben kendi kendime söylediklerimi bazen sesli söylüyorum. Bazen bunları yüksek sesle söylemiş oluyorum" diye anlattı.

 

"GÖNLÜM ARZU EDER Kİ BU PROJELER TAKİP EDİLSİN"

 

Bolu'nun turizm kenti olması ve sanayi kenti olması için elinden gelen tüm mücadeleyi vererek yapmaya çalışan Vali Zahteroğulları bunları anlatırken en büyük arzusunun bu projelerin takip edilmesini ve Bolu'nun gerçekten gelişmesini arzu ettiğini söyledi. Zahteroğulları; " Bir şehrin ne olması gerektiğiyle sizin hayalinizle ya da hani ben öyle olmasını demenizle olabilecek bir şey değil. Evet bu konu da ufkunuz, vizyonunuz bu konuda etkili ama ufkunuz ve vizyonunuzla o şehrin de potansiyelini, mevcut kaynaklarını değerlendirerek ne olacağına karar vereceksiniz. Biz dedik ki 1) Bu şehir doğası kıymetli bir şehir, doğası en kıymetli sermayesidir. Bu doğayı korumalıyız ama korurken de kullanmalıyız. 2) Bu şehrin arazisi çok büyük değil. Tarım toprakları sınırlı ama verimliliği kıymetlidir. Dolaysıyla bunu ona göre kullanmalıyız. Bu şehir de ne olur? Bu şehrin doğası, temiz bir havası var. Doğanın içerisinde ormanlık alanları, yayları, yeşillikleri, gölleri, göletleri, bir de jeotermal kapasitesi var. Bu şehir Ankara -İstanbul arasında olduğu için konumu var. Bu şehrin Spora yatkın bir tarafı, özellikle bil hassa tarihi değerleri var. O yüzden bu şehir turizm şehri olur. Başka bu şehir de sanayi de olacak. Ama sanayi de tarım arazilerini ve ormanları katletmeden, göçü tetiklemenden, ucuz işçi çalıştırmadan nitelik bir sanayi olacak. Bizim Aselsan girişimimiz bunun için önemliydi. Biz savunma sanayisinin alt sanayisi, yan sanayisi olmak istedik. Arçelik bunun için önemli bir şeydir. Gerede de dericiliği artık bu işin ağır işçiliğinden daha dizayna dayalı, katma değeri yüksek ürünlere dönüştürelim istedik. Yani Bolu'da turizm de, sanayi de, tarım da yapacaksak kıymetimizi bilelim katma değeri yüksek en üst düzeyde mal ve hizmeti üretecek bir ekonomik yapımız olmalıdır. Bu dar ama kıymetli coğrafyayı ucuza satmamalıyız. İşin özeti buydu. Bu tablodan bakıldığı zaman tabi öncelikle turizmdir. Bunun alt yapısını olacak şey de buranın turizm gelişmesi bölgesi ilan edilmesiydi. Bu müracaatlarla daha önce Valilerimiz de uğraşmışlardır. Ben sadece bu prosedürü hızlandırmak oldu. Gönlüm arzu ederdi ki turizm bölgesi ilan edildikten sonra o turizm planlamasını da yapıp, o yatırımları görmeyi arzu ederdim.  Buradan Bolu Halkına şunu tavsiye ediyorum; Türkiye'de sanki ilk defa bir yer Turizm bölgesi ilan ediliyormuş gibi bir satış yapmaları lazım. Bizim konumumuzu, bunu avantajı iyi kullanıp pazarlamamız lazım. Başladığım hiç bir proje, hiç bir iş benim değildir. Ben sırtıma alıp götürmeyeceğim. Gönlüm aruz eder ki bu projeler takip edilsin. Ben yaptım başkası yapmasın gibi düşünmemek gerekiyor. Bu projeler sonuçlanırsa ben daha mutlu olurum. Ama onun başladığı bir proje kaldığı yerde kalırsa denirse ona yapacak bir şeyim yok" diye söyledi.

 

"HER İŞİ BİR KURUMA MAL ETMEYE ÇALIŞTIM"

 

Gerçekleştirdiği her projeyi gitmeden kurumlara mal ederek projelerin devamlılığını sağlamaya çalıştığını ve Gerede'ye gelmesi söz konusu olan sanayiyle ilgili çalışmaların devam ettiğini ifade eden Zahteroğulları; "Gerede'ye sanayinin gelmesi  konusu çok önemli bunun çalışması devam ediyor. Aselsanla ilgili konuya geri dönecek olursak Aselsanla ilgili ilişkileri tamamen Ticaret ve Sanayi odasıyla eşleştirdim, tamamen Ticaret ve sanayi odası üzerinden yürüyecek. Ekonomi Bakanlığı, sanayi Bakanlığıyla bizim yaptığımız ihracata yönelik bir takım çalışmalarımız var. Uzmanlar geliyor çalışıyorlar. Bununla ilgili Bakanlığın katılımıyla bir ekonomik, bir sanayi zirvesi yapmayı düşünüyorduk. Bu da yine Ticaret ve Sanayi Odası üzerinden yürüyecek. Yani her işi bir kuruma mal etmeye çalıştım. Bu projeler bu şekilde aksamadan devam edeceğini düşünüyorum" diye ifade etti.

 

"GÖZLERİM YAŞARARAK OKUYORUM, TAKİP EDİYORUM"

 

Bolu halkının ve özellikle öğrencilerin gösterdikleri sevgiden çok mutlu olduğunu ve teşekkür ettiğini söyleyen Zahteroğulları, halkın ve öğrencilerin kendi twitter adreslerinden kendisi için yazdıkları, söyledikleri sözleri gözleri yaşararak okuduğunu ve takip ettiğini açıkladı.  Zahteroğulları; "Öncelikle hepsine çok teşekkür ediyorum. Geldiğim günden itibaren Bolu Basını da, Bolu Halkı da bana çok büyük bir destek verdi, bana çok kredi tanıdı. Yani ben pozitif, artı bir krediyle başladım. Onu umarım hoyratça kullanmamışımdır. Bu sevgiyi hak edecek çok da bir şey yapmadım. Ama yapma niyetim, gayretim vardı. Görüyorum ki insanlar belki samimiyetimizi, belki onlarla kurduğumuz iletişimi, belki gayretimizi gördü taktir ettiler ya da bazı şeylere o kadar hasretler ki, bizde eğer bunların bir iki parçasını buldularsa biraz da onları gözlerinde büyüttüler ve bu sevgi ifadesi, seli oluştu. Ben doğrusu benim için bu kadar yazılan, söylenen güzel şeyleri gözlerim yaşararak okuyorum, takip ediyorum. Bazen de utanıyorum. Yani bu kadar sevgiyi hak edecek ne yaptım diye. İnşallah onların hayallerindeki, zihinlerindeki, yüreklerindeki insan olurum" diye son noktayı koydu.

Güncelleme Tarihi: 27 Şubat 2015, 09:30
YORUM EKLE
YORUMLAR
haluk sab tk
haluk sab tk - 6 yıl Önce

sayın valinin gönderilmesinin sebebini boluda sağır sultan duydu biliyor.
bende dahil ak partiye oy verenlerin coğu pişmanlık duymaya başladı boludaki bürokrasi atamalarını meymursen yapıyor biz boşuna vekil seçmeyelim nasılsa meymurse vali atıyon okullara müdür atıyor yazık yazık ben kendimden utanmaya başladım oy verdiyim için

SIRADAKİ HABER

banner128