Vatandaş Anayasa Yapıcı Değildir

Anayasa yapımı konusunda oluşturulan uzlaşma komisyonu bu süreçte etkili olamayınca, iktidar partisi yeni arayışlara yöneldi. Bu aralar gündemde sıkça tartışılan Türk tipi referandum Türkiye’yi Başkanlık...

Vatandaş Anayasa Yapıcı Değildir

Anayasa yapımı konusunda oluşturulan uzlaşma komisyonu bu süreçte etkili olamayınca, iktidar partisi yeni arayışlara yöneldi. Bu aralar gündemde sıkça tartışılan Türk tipi referandum Türkiye’yi Başkanlık sistemine hazırlıyor.

 

Haber; Duygu Kaya

 

Uzun süredir devam eden ve üstünde tam anlamıyla uzlaşmaya varılamayan anayasa paketi değişikliği konusunda AKP yeni bir plan ortaya attı. AKP çoktan seçmeli referandum önerisini kamuoyuna sundu. Bu bağlamda kimlik, ana dil, resmi ideoloji, din, hürriyet başlıkları halkoyuna sunulacak. Halkoyuna sunulmadan önce bütün partiler bu başlıklar için kendi önerilerini hazırlayacaklar. Halkın oyuna sunulan farklı öneri paketlerinden %50’yi aşan paket kabul edilecek. Başkanlık sistemi konusu pakete konulmayacak. 2015 sonrasına kalacak. Bu yeni uygulamanın adı Türk tipi referandum olarak adlandırılıyor. Bolu Olay gazetesi olarak bu yeni referandum uygulamasını hukuki bağlamda Bolu eski baro başkanları Yener Bandakçıoğlu, Gazanfer Günler ile konuştuk ve süreç ile ilgili görüşlerini aldık.

 

“Türk Tipi Referandum Uygulanamaz”

 

Yener BandakçıoğluAvukat

Hukuki bir şey değil AKP’nin bu önerisi. Anayasa bilindiği gibi devletlerin, milletlerin hayatında en büyük etkiye sahip kanundur. Milletler yıllardan beri demokrasi kurallar içinde mükemmel anayasa yapımı için uğraş verdiler. Türkiye’de Osmanlı’dan beri anayasalar yürürlüğe girmiştir. En son anayasada bilindiği üzere 1982 Anayasası 12 Eylül darbesi sonrasında yapılan bir anayasadır. 1982 anayasası günümüz şartlarında bazı noksanlıklar içeriyor. Son yıllarda yeni bir anayasa yapılması konusunda umumi bir görüş birliği vardır. Ancak yine demokrasinin icabı bütün partilerimizin aynı konulara kanalize etmek mümkün görünmemektedir. Çünkü bütün fikirleri birleştirmek kolay değildir.  Bugün ülkemiz gündeminin en büyük sorunlarından biri açılımsa diğeri de anayasa değişikliği paketidir. Mecliste partiler arası bir uzlaşma komisyonu kurulmuşsa da bu komisyon maalesef yine siyaset ve ideolojinin bir gereği olarak aynı noktalarda buluşamamaktadır. Zaman zaman komisyonda görevli parti mensuplarının komisyonu terk ettiği görülür. Ben şahsen komisyonda herkesin istediği ölçüde bir taslak çıkaracağını sanmıyorum. Bu yola girildiğine göre önümüzde partilerin meclisteki oy sayısına göre de bir referandum gözükmektedir. Son zamanlarda bu halk oylaması gibi değişik modeller söylenmeye başlandı. Bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ve gerçekleşme ihtimali olmadığını zannediyorum. Mesela her partinin kendi teklifini oya sunması gibi. Bu şimdiye kadar görülmemiş ve duyulmamış bir uygulamadır. Halk oylaması sadece ve sadece meclisten çıkan metin üzerinde yapılmalıdır. Son olarak seçim dediğimiz olay önceki tahminlere uymaz. 2014 yılında yapılacak olan yerel seçimlerinin sonuçları Türkiye’nin önümüzdeki günlerine ışık tutabilir.

 

 

‘Benim partim’ yaklaşımıyla

objektif anayasa yapılamaz

 

Gazanfer Günler Avukat

 

Antik Yunan’da bu sistem vardı. Türk parlamenter sisteminde halkın doğrudan yönetime gitmesi mümkün değil. Paketi referanduma götürecek olan cumhurbaşkanıdır. Birbiriyle çelişen farklı 3 yasa çıkarılamaz. Birbiriyle çelişiyorsa eğer 2 yasa, son çıkan yasa referanduma sunulur. Parlamento 3/2 çoğunlukla kabul eder. Muhalefet sayısı itibariyle bu hesabı bulamaz. Yasa kanunlaşamaz, kanunlaşamayan yasayı Cumhurbaşkanı halka sunamaz. Ortaya atılan görüş sadece bir görüştür. Yasal olarak tartışılamaz bile Türk tipi referandum. Başbakanın danışmanları Başbakanı başkanlık sistemi konusunda yanlış yönlendiriyorlar.  Osmanlı döneminde başkanlık sistemi vardı. Fakat başkan ile halk arasında amortisör görevi gören bir sadrazam vardı. Halk amortisöre tepki verirse amortisör giderdi. Türk tipi sistemde Başbakanlık ve bağımsız yargı kaldırılıyor. Türkiye’de Başbakan’ın danışmanlarının öngördüğü şey yargıyı da Başkan’a bağlamaktır. Sayın Başbakan kuvvetler ayrılığından zaten şikâyetçi. Fakat şu bilinmelidir kuvvetler birliği olursa halk çatışır. Parti içi dinamikler Sayın Erdoğan’ın zayıf olmasından yanadır. Güçlü bir başkan olarak Erdoğan’ı görmek istemezler. Pratikte Türk tipi referandum uygulanabilir değildir. Yerel seçimler yaklaşıyor bu yerel seçimlerden önce diyelim ki bu Türk tipi referandum yapıldı. Bu referandumdan çıkacak sonuç yerel seçimler için kıstas değildir. Halk yerel seçimlere popülist bir şekilde bakıyor. Hangi parti iktidardaysa O partinin belediye başkan adayının belediye başkanı olmasını istiyor. Halkın anayasa gibi bir konuda fikir yürütmesi son derece zor.  Geçmişte bu tecrübe edildi Türkiye’de. Dünya siyaset bilimine vakıf insanlar bu konuyu tartışmalıdır. Bu mantıkla gidersek 82 anayasası %92 oyla kabul edilmiş fakat kabul edildikten hemen sonra 85 madde değiştirilmiştir. Halkın tek tek anayasa maddelerini oylaması mümkün değildir. Benim partim benim yandaşım yaklaşımıyla objektif anayasa da yapılmaz. Yapılırsa Türkiye için hayırlı olmaz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128