Yardımlaşma

Hazırlayan: Mustafa COP

Yardımlaşma

146-) Enes b. Mâlik (r.a.): "Rasûlüllah (s.a.v.): "Bir Müslüman ağaç diker veya ziraat yapar da on­dan kuş, insan yahut herhangi bir hayvan yerse bu yediği kendisi için kesinlikle sadaka olur. "buyurdu." demiştir.

147-) Ebû Hureyre (r.a.)'dan. Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Bir kimse ihtiyacının dışındaki fazla su­dan başkasının kullanmasını yasaklayamaz."

(Yüce Allahü tarafından mahlûkâta bahşedilmiş bir takım imkanlar vardır. Bu tür şeyler toplumun menfaatine bırakılmış olup herkesin ortak malıdır. Yer altından çıkan maden, su, petrol ve benzeri şeyler Allah'ın mahlûkâta bir ihsanıdır. Bunların özel mülkiyete geçirilip geçirilemeyeceği İslâm hukukçularınca tartışılmıştır. Ancak özel gayret sarfederek elde edilen kaynaklarda bunları bulan ve işletenlerin bir takım haklarının olacağı da bir gerçektir. Bir hadiste Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Üç şey vardır ki bunlar asla yasaklanamaz: Su, ot ve ateş" Bîr diğer rivayet­te, ot yerine tuz geçmektedir. Bir başka rivayette ise bunların Müslümanla­rın ortak malı olduğu ücretinin haram olduğu bildirilmektedir. (İbn-i Mâce, Ruhun: 16) Buradaki yasaklığın özendirme mi yoksa kesin yasağı mı ifade ettiği açık değildir. Bir kısım âlime göre bu yasak,. toplumda paylaşmayı artırma ve yardımlaşmaya özendirme içindir.)

148-) Ebû Hureyre (r.a.)'dan. Rasûlüllah (s.a.v.): "Bir adam yolda yürürken yol üzerinde bir diken dalı buldu ve bunu alıp yoldan dışarı çekti. Allah onun bu davranışını kabul buyurdu ve günahını bağışladı."

buyurmuştur.

149-) Ebû Said el-Hudrî (r.a.)'dan. Hz. Peygamber (s.a.v.): "Yollarda oturmaktan sakınınız!"buyurdu. Oradakiler:

"Bizim için bu gereklidir, çünkü yollar toplantı yerlerimizdir, buralarda (işlerimizi) konuşuruz." dediler, Hz. Peygamber:

"Mutlaka oturmak istiyorsanız o halde yolların hakkını veriniz, "buyurdu:

"Yolun hakkı nedir?" dediler: "Gözü aşağı indirmek (yere bakmak, haramlara bakmamak) eziyet vermemek, selâmı al­mak, iyiliği emredip kötülükten alıkoymak, "buyurdu.

150-) Ebû MÛsâ (r,a.)'dan. Hz. Peygamber (s.a.v.): "Her Müslümanın vermesi gereken bir sadaka vardır." Bu yurdu. Oradakiler:

"Ey Allah'ın Peygamberi, bir kimse imkân bulamaz ise?" dediler:

"Eliyle çalışır, hem kendi nefsine fayda verir hem sadaka dağıtır, "buyurdu:

"Buna da imkân bulamaz ise?" dediler:

"İhtiyaç sahibi, yardım isteyen mazluma yardım eder. "buyurdu:

"Buna da imkân bulamaz ise?" dediler:

"İyi şeyler ister, kötülüklerden geri durur, çünkü bu da kendisi için sadakadır, "buyurdu.

151-) Ebû Hureyre (r.a.)'dan. Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"İnsanın üzerine güneşin doğduğu her günde her bir eklemi için vermesi gereken bir sadaka vardır. İki kişinin arasını düzeltme bir sadakadır. Bir kimseye yardım ederek bineğine bindiriverme veya eşyasını kaldınverme bir sadakadır. Güzel söz bir sadakadır.

Namaza gitmek için attığı her adım bir sadakadır. Yoldaki rahatsızlık veren şeyleri kaldırıvermek bir sadakadır."

(Eklemler vücudumuzun hareketinde önemli rol oynar. Bu nedenle büyük bir nimettir. El, kol, ayak veya diğer bölgedeki eklemlerimizin birinin olmadığını düşünelim. Göreceğiz ki hayatımız zorlaşacaktır. Yüce Allah'ın verdiği bu eklem nimetinin karşılığında bizden istediği şey sadakadır.

Sadaka olabilecek şeylere baktığımızda bunların yine bizim için birer nimet olduğunu görmekteyiz. Ayrıca eklemlerin vücuttaki işlevi ile sadaka olabilecek davranışların arasında bir alâka da görünmektedir.

Eklemler nasıl vücudun kemiklerini birbirine bağlayarak bütünlük içe­risinde vücudun işlevini sağlıyorsa hadisimizde dile getirilen davranışlar da toplum arasında sağlıklı bir hayat işlevi sağlamaktadır.)

152-) Ebû Mûsâ el-Eşa'rî (r.a.): "Rasûlüllah (s.a.v.): "Düşman eline düşmüş Müslüman esiri / zorda kalmışı kurtarınız, açı doyurunuz, hastayı ziyaret ediniz." bu­yurdu." demiştir. Kaynak:Sahîh-î Buhârî’den dersler



Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2015, 18:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128