Yıkılmaz-İka davası başladı Yıkılmaz mahkemede şok sözler söyledi

CHP Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Yıkılmaz’ın facebook üzerinde paylaşılan ve Hüseyin İka’nın da yer aldığı bir haberin altına “Naylon milliyetçi, omurgasız, manda b.ku” gibi ifadeler yazdığı yorumlara Hüseyin İka, hakaret davası açtı. İka’nın CHP Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Yıkılmaz’a açtığı hakaret davasının ilk duruşması, dün Bolu Adliyesi’nde Sulh Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

 Yıkılmaz-İka davası başladı Yıkılmaz mahkemede şok sözler söyledi

Duruşmada Hüseyin Yıkılmaz katılırken şikayetçi İka katılmadı. Davalarında Avukat tutmayı tercih etmeyen ve kendi savunmasını kendisi yapan Yıkılmaz, yine aynı yöntemi izledi.

Yıkılmaz, yaptığı savunmada dava konusu yorumu yazarken Hüseyin İka’nın adını vermediğini söyleyerek şunları ifade etti; “Şikayetçinin hakkında söylediğimi iddia ettiği sözler genel bir değerlendirmedir. Şikayetçinin adı, görevi vs hiçbir şekilde ima yoluyla dahi belirtilmemiştir.

2014 yerel seçimleri öncesinde Türk Ocakları Şube Başkanı olan şahıs, aynı zamanda kayıtlı bir MHP üyesidir. Adı sık sık MHP’nin Bolu Belediye Başkan adayı olarak geçen birinin, taban tabana zıt bir anlayıştaki bir partiden ve son dakika manevrası ile ‘AKP Belediye Meclis Üyesi adaylığı’ kesinleşince özellikle MHP tabanından, yazarlarından, seçmenlerinden ve genel olarak kamuoyu tarafından çok ağır hakarete varan türlü eleştiriler almıştır. Ancak şikayetçi şahıs, onları şikayet etmek yerine kendisine siyasi rakip olduğumuz için şahsımı tercih etmiştir.  Bu son derece manidardır.

Ben CHP Bolu Merkez İlçe Başkanı olarak siyasi rakiplerimiz hakkında eleştiriler yapabilirim. Hatta bu eleştiriler siyasetin doğası gereği sert ve incitici olabilir. Siyasi eleştirilerim yüzünden neredeyse tüm AKP’li yöneticilerle davalarım vardır.

 

Ancak şikâyetçi şahsın şimdi mensubu olduğu, yeni partisi AKP'nin ileri demokrasi anlayışı gereği her türden aykırı, muhalif sesi kısma, yıldırma, taciz, gözaltılar, mahkemelerde süründürmeler doğal enstrümanları haline gelmiştir. Toplumda AKP ve AKP'li siyasiler asla eleştirilemez, haklarında asla aleyhte bir söz sarf edilemez, büyük, kudretli, korkulan bir yapı olarak algı yaratılmıştır. Bu AKP'nin sistemli bir toplum mühendisliğinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Aykırı ses çıkaran kurum veya kişiler profesyonel bir saldırıya uğratılarak, toplum gözünde itibarsızlaştırma, ötekileştirme, mümkün ise tecrit etme, hapsetme, gözaltı, polis dayağı vb. türlü şiddete maruz bırakılmaktadır.

12 yıldır Türkiye'de AKP ile yeni bir anlayış yerleşmiştir. Recep Tayyip Erdoğan’ın bir çiftçiye; Ananı da al git ulan! Veciz sözleri ile başlayan ve Soma'da kendisini protesto eden bir vatandaşa dediği gibi; Başbakanı yuhalarsan yumruğu versin, ibretlik sözleri ile zirve yapan bir zihniyet olarak ortaya çıkmıştır. Tayyip Erdoğan ile başlayan bu tür hakaretler artık vaka-i adiyeden hale gelmiştir. Toplumun çeşitli katmanlarınca olumlanan bu tür ağır hakaretler kutuplaşmalara neden olmuştur. Ülkemizin tüm dinamikleri sığ dünya görüşlerine göre vesayet altına alınmış, tutucu, bağnaz bir yaşam tarzına göre dizayn edilmiştir. En son HSYK seçimleri ile de uzun zamandır bekledikleri muratlarına erişmişlerdir.

Siyaset fıtratı gereği zor bir mecradır. Şikâyetçi şahıs şu an Bolu Belediye Başkan Yardımcısıdır. Bir otorite olarak tüm Bolu adına hüküm vermekte ve uygulamaktadır. Tek başına iktidar olan bir partinin mensubu olmuştur. Üyesi bulunduğu eski partisi MHP'den Bolu Belediye Başkan adayı olması beklenirken, son anda kıvrak bir hareketle siyasi geçmişini, MHP'nin çok kutsal saydığı DAVA adamlığından vazgeçmiştir. Aynı zamanda özel sektörde çok yüksek ücretler aldığı doktorluk mesleğinden de vazgeçerek düşük bir maaşla Belediye Başkan yardımcılığını seçmiştir. Şikayetçi şahsın bu manidar fedakarlığı her zaman eleştirilir, gelecekte de eleştirilecektir. Bu siyasi etik dışı davranışı şikâyetçi şahsın üzerine yapışmıştır. Bu nedenle gazetelerde, sosyal medyada toplum içinde duyduğu her eleştiriyi adliye taşıma alışkanlığı normal sayılmalıdır. Yaşadığı alınganlık histerisini bir hekim olarak en iyi kendisi anlıyordur.

Anayasamızda güvence altına alınan ifade özgürlüğünün doğal sonucu olarak eleştiri hakkının kullanımı Adliyeye taşınamaz. AİHM ve Yargıtay’ın pek çok bağlayıcı kararında olduğu gibi ifade özgürlüğü tüm özgürlüklerin temelini oluşturur. Şikayetçi şahıs, konumu itibariyle kamuoyunun önünde yer alan biri olarak ağır sert hatta incitici eleştirilere katlanmak durumundadır.  Üstelik benim ifadelerimde şikayetçi şahsın adı dahi geçmemektedir. Kendi medyası, yandaş iş adamları, ve devletten beslenen taraftarlarınca sürekli pohpohlanmaya alıştırılmış olan AKP’li siyasetçiler eleştirinin hiçbir türüne hoşgörü göstermemekteler.

Şikayetçi şahsın üzerime attığı suçları işlemedim, hakkımdaki iddiaları tamamen bir faraziye ürünüdür. Bu nedenle beraatimi istiyorum” dedi. Hüseyin İka’nın avukatı Elif Temel’de mahkeme heyetinden söz alarak, “Yapılan beyanları kesinlikle kabul etmiyoruz ve Hüseyin Yıkılmaz’dan şikayetçiyiz” diye konuştu. Dava, müşteki Hüseyin İka’nın katılmaması gerekçesiyle 11 Aralık 2014 tarihine ertelendi.

Güncelleme Tarihi: 21 Ekim 2014, 18:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER