YİRMİ YILDIR NE YAPTIK ?

Onur Ustaoğlu'nun Kaleminden Konuşan Yazı

YİRMİ YILDIR NE YAPTIK ?

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Yıllar önce ulusal yayın yapan televizyonlarda çocuk programları yapılırken sihirbazlar vardı. Onları keyifle izler yaptıkları numaraları çözmeye çalışırdık, o tavşan o şapkanın neresinden çıkıyor? Sihirbaz sopasını havaya atınca sopa nasıl mendile dönüşüyor? Kutunun içine giren adam birden nasıl yok oluyor? Diye düşünürdük? bilmiyorum hala böyle illüzyon gösterileri izleyip bunlar nasıl oluyor diye düşünen var mı? ancak sihirbazlık ve illüzyon sadece el çabukluğu ve göz yanılmasıdır.

Örneğin bu tür gösterilerde İllüzyonisttin yani sihirbazın gösterdiği yere bakarsanız o oyunun nasıl yapıldığını asla anlayamazsınız. Ama illüzyonistin bakmamanızı istediği yerlere bakarsanız oyunun esasında nasıl yaptığını yaparken neler olduğunu çözebilirsiniz.

Şimdi “Onur niye böyle başladı? Şapkadan tavşan mı çıkaracak diyorsunuz değil mi?” tabi ki öyle bir yeteneğim yok. Ancak ben zaten tavşanın şapkanın içinden nasıl çıkacağı derdinde değilim. o tavşan şapkadan çıkınca nereye gidecek hayvana ne olacak derdindeyim. Yani basit bir mantıkla şapkanın içine giren tavşan nasıl olsa bir gün çıkacak. Gülmeyin ne yapayım ben böyleyim. Hayatta her şeye başka çerçeveden bakmayı severim. Bence gazetecilik mesleğini yapanlar birazda hayata böyle bakmalı, insanların ilgisini bakmadıkları yere düşünmedikleri şeylere çekebilmeli

Mesela gecen hafta ülkemizde büyük bir deprem meydana geldi ve hala ülkemizin çeşitli yerleri depremlerle sallanmaya devam ediyor. Ancak bu depremlerde de tekrar gördük ki ülkemiz bir deprem ülkesi olmasına rağmen hala insanlar deprem olunca ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilmedikleri için panik yapıp yanlış işler yapıyorlar.

Şimdi 1999 da deprem yaşayan biri olarak birkaç sorum olacak. Sayın yetkililer, halkı bilinçlendirmesi gereken gazeteci ve tabi eğitimciler söyleyin bana “20 yıldır bizler deprem konusunda ne yaptık? İnsanlara bilgi verdik mi? Çünkü panik korkudan olur. korkuda bilinçsizlikten! İnsanların yaşam şartları iyileşti mi? yaşadıkları evler depreme dayanıklı hale getirildi mi? En önemlisi insanların böyle durumlarda uygulayacakları bir acil durum planı var mı? Varsa. Belirli aralıklarla tatbikatlar yapıp bu planlar insanlara ezberletiliyor mu? Güncelleniyor mu ?“

Bir haftadır bu konuyla ilgili haberleri ve yazıları takip ediyorum. Bu soruları soran yok! Öğrenmek isteyende yok. Herkes deprem olursa ne yapacağım demiyor da “nerede deprem olacak?” sorusuna kilitlenmiş durumda. Hatta bizim Türk uzmanlar yetmiyor. Gazeteci arkadaşlar yurt dışındaki bilim insanlarının sosyal medyaya yazdıklarıyla “şurada deprem olacakmış diye haberler yapıyor.”

Bakın biz aynen bir illüzyon gösterisindeki gibi hep illüzyonisttin istediği yere bakıyoruz.  Bu yüzdende Türkiye’nin her yerinde her an için deprem olabileceği gerçeğini göremiyoruz. Ayrıca şu anki teknolojiyle de bilim insanları depremin ne zaman, nerede, nasıl? Olacağını söyleyemiyor. Yalnızca tahminlerini söylüyorlar. Yani sayısal loto gibi tutan tutuyor. Tutmayanda tutmuyor. Dolaysıyla özellikle gazeteci arkadaşlarımın bu soruları sormaları yetkilileri ve insanları deprem tatbikatına zorlamaları lazım

Tabi deprem, yangın, sel gibi doğal afetler insanların korkmasına sebep olur. Ancak inanın bana engellenen arkadaşlarımız bu tür olaylardan daha çok korkuyor daha çok etkileniyor. O yüzden engellenen insanlara da kimi zaman oyun ile karışık evlerde bu tatbikatları ailelerinin yaptırması gerekir. Evet, belki fiziksel engelli olan arkadaşlarımız yardımsız evden çıkamazlar ancak o anda evin en sağlam yerine gidip kendilerini korumayı öğrenmeleri lazım. Çünkü dediğim gibi ne kadar bilinçli olursak deprem anında ve sonrasında ne yapacağımızı bilirsek o kadar az panikleriz, korkarız ve az  hata yaparız.

O yüzden birbirimize bu konuda illüzyon yapmayı bırakalım. şapkanın içindeki tavşanının her zaman çıkabileceğini yani her zaman her yerde deprem ile karşılaşa bileceğimizi unutmayalım. Yanlış sorular sorup kafamızı yanlış bilgilerle meşgul edeceğimize, deprem anında ve sonrasında neler yapacağımızı bilelim. Hatta ezberleyelim. “En azından evimizin en güvenli noktalarını öğrenelim bu noktaları da herkese öğretelim ve depremde yıkılmayan güvenli yapılar yapalım ve artık depremden korkmayalım çünkü deprem öldürmez! İnsanların sağlam yapmadığı yapılar ve panikle bilgisizlikle yaptığı yanlış hareketler öldürür…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

Onur Ustaoğlu

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER