banner120

“Yüzde yüz Türk olduğumuzda cihan eğilecek”

MHP Bolu Merkez İlçe Başkanvekili ve İl Başkanı Danışmanı Ramazan Üzmez, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü dolayısıyla açıklama yaptı. Üzmez açıklamasında, “Türkçülük yaşanmışlık bedeli ödenmiş bir gerçektir” dedi.

“Yüzde yüz Türk olduğumuzda cihan eğilecek”

Haber: N. Halid Altundal

Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Bolu Merkez İlçe Başkanvekili ve İl Başkanı Danışmanı Ramazan Üzmez, 3 Mayıs Milliyetçiler Gününü kutladı. MHP Merkez İlçe Başkanvekili Üzmez Milliyetçiler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada Hüseyin Nihal Atsız’ın Yolların Sonu şiirine de yer verdi.

Üzmez açıklamasında, “3 Mayıs biz Türkler ve Türk milliyetçileri için her dönemde direncin inanmışlığın adıdır. Türkçülük bu memleketin refleksidir. Türkçülük yaşanmışlık bedeli ödenmiş bir gerçektir, Türk yurdunda Türk kalabilmektir. Türklük ve Türkçülük doğuda Mançurya’da, batıda Baltık denizine, Adriyetikten Çin Seddine, Cebelitarık’tan Sibirya’ya milli menfaatleri gütmek, mazlum milletlere umut olmaktır. Biz yüzde yüz Türk olduğumuzda cihan eğilecek, küresel güçler emellerine ulaşamayacaktır. Merhum Atsız Beyin söylediği gibi; Türkçülük Türk sinelerde çarpan bir gerçektir” ifadelerine yer verdi.

YOLLARIN SONU

Bugün yollanıyorken bir gurbete yeniden

Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize.

Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden

İtler bile gülecek kimsesizliğimize.

Gidiyorum: Gönlümde acısı yanıkların…

Ordularla yenilmez bir gayız var kanımda.

Dün benimle birlikte gelen tanıdıkların

Yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda.

Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz;

Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağı’na.

Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin

Değişilir topu da bir sokak kaltağına.

İster düşün… Kendini ister hayale kaptır…

Uzar, uzar, çünkü hiç sonu yoktur yolların.

Bakarsın aldanmışşın, gördüğün bir seraptır

Sevimli bir hayale açılırken kolların.

Ey doğunun alnımı serinleten rüzgârı!

Ey karanlıkta bana arkadaşlık eden ay!

Arzularım bir oktur, aşar ulu dağları,

Düştüğü yer uzakta "DİLEK" adlı bir saray.

O sarayda bulunca Tanrı’laşan erleri

Artık gözüm arkaya bir daha dönmeyecek.

Hepsi sussa da “Kür Şad” uzatarak elini:

“Hoş geldin oğlum ATSIZ, kutlu olsun” diyecek.

3 MAYIS 1944’TE NE OLDU?

Hüseyin Nihal Atsız Bey o zamanlar kendi kurduğu ‘ORHUN’ dergisinde yazılarını yazmaktaydı. Dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu açıklamasında kendisinin Türk ve Türkçü olduğunu dile getirmişti. O dönemde Atsız Bey devletin bazı kademelerine ‘işsiz,güçsüz,komünist’ kişilerin yerleştirildiğini dergisinde yazıyordu.Kendisini Türkçü olarak nitelendiren Saraçoğlu’na kendi dergisinde sorular soruyordu.’Türkçü olduğunu söylediğin halde devletin içine komünistlerin alınmasına nasıl göz yumuyorsun,yakışıyor mu ?’ diye.Cevap alamayınca bu işsiz,güçsüz,komünist kişileri kendi dergisinde tek tek ifşa etti.Bunların başında hain Sabahattin Ali de vardı.Ancak Başbakan’dan cevap alamıyordu.2 kez Saraçoğlu’na mektup yazdı.2. mektubu dikkate alındı.O sırada hain Sabahattin Ali Hüseyin Nihal Atsız Bey’e hakaret davası açtı.Davanın Ankara’da görüleceği gün Türk milliyetçisi,Türk ırkçısı üniversite öğrenciler Atsız Bey’i yalnız bırakmadılar ve adliyeye kadar sloganlarla eşlik ettiler.O kadar kalabalık vardı ki dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü kendi muhafız alayına emir vermiş Çankaya Köşkü’nü geniş çaplı güvenlik altına aldılar.Davaya İnönü’nün dahli büyüktü.Açıklamalarında Atsız Bey ve arkadaşlarının hapsedilmesi için ince mesajlar veriyordu ve dediği gibi de oldu.Davanın sonucunda Hüseyin Nihal Atsız,Zeki Velidi Togan,Alparslan Türkeş gibi bir çok isim 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.Ardından 2. Dünya Savaşı bitince özgürlüklerine kavuştular.O günden bu yana 3 Mayıs Türkçüler Günü olarak anıldı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124