seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

BOLU’NUN ZARİF VE HAYIRSEVER HANIMEFENDİLERİ SOLMAZ BAYSAL VE MEBRURE BAĞIŞGİL - 6

    Geçen haftadan devam ediyorum.

    .../.

    NÖ-Bolu’yu çok sevdiğinizi biliyoruz. Bolu’da eski yaşantınız nasıldı? Bolu deyince en çok neyi özlüyorsunuz?

    SB- O zamanki hayatımız çok güzeldi. Aileler arasında büyük bir samimiyet vardı. Vakfı kurduktan sonra Bolu’da kira ile bir ev tuttuk, gelinsin, gidilsin istedik. İki yıl kadar oturduk. Yemek yapıyorum, her gün bir yere çağırıyorlar, yemekler kalıyor, yenmiyor. Ahmet’e “Biz burayı niye tuttuk? Boşu boşuna masraf yapıyoruz, bu parayla iki çocuk daha okuturuz.” dedim. Ahmet de hak verdi, evi kapadık, eşyaları dağıttık.

    NÖ-Size hayran olmamak elde değil. Yine Bolu’yu düşündünüz, iki çocuk daha okusa kar dediniz, ne kadar güzel.

     SB-Ben sandım ki eskisi gibi olacak, benim oturduğum zaman ki gibi olacak. Her şeyi ile Bolu’nun o eski halini özlüyorum. O zaman bir başkaydı Bolu. Sıkıntı da olsa, o sıkıntının da bir güzelliği vardı herhalde. Sobalı bir eve, sobalı bir odaya girivermenin, soğuktan sıcağa girivermenin bir güzelliği vardı. Bolu’ya geldiğim zamanlar yalnız da kaldım. Herkesin bir işi var, bir de günler çoğalmış. Eskiden telefon yok,  habersiz çat kapı gidilirdi. Vururdun kapıyı, güler yüzle çok sıcak karşılanırdı. Şimdi öyle değil ki, habersiz gitsen insanlar niye geldi ki diye yüzüne bakıyorlar. İstanbul’da böyleydi de, şimdi burası da böyle olmuş. Ayrıca gece gezmeleri olurdu, çat kapı gidilirdi. Samimiyet vardı. Bir çocuğa bile kıymet verilirdi, annesi evde yoksa, yemeği kendine yetecek kadar az bile olsa komşusu yedirirdi. Çok güzel günlerdi.

    NÖ-Gerçekten bizim çocukluğumuzda gece yarılarına kadar eve girmezdik, sokaklarda oynardık. Hatta benim oğlum da geç vakitlere kadar sokaklarda oynardı. Hiç aklımıza, başına kötü bir şey gelir diye gelmezdi. Hiç kötülük yoktu, herkes komşusunun çocuğuna da sahip çıkardı. Sizin çocukluğunuz Bolu’da nasıl geçti?

    SB-Bizim evimiz Tabaklar Mahallesinde Evkur’un olduğu yerdeydi. Karşısında da dedemlerin evi vardı, şimdiki Karamanoğlu Apartmanının olduğu yer. Hisar Tepesinde ortaokulumuz vardı. Karda kışta öğle yemeğine eve gelirdik. Daha sonra babam çok zayıf olduğum için tabldot yazdırdı. Bizim zamanımızda çocuklar çok rahattı. Kendimiz geç vakitlere kadar gezerdik, Mahvel vardı, parka giderdik. Çok güzel başıboş bir çocukluk yaşadık, kardeşlerim de vardı. Şimdi çocuklara yazık, sokakta oynayamıyorlar, toprakla oynayamıyorlar. Okula servisle gidip geliyorlar.

    En zor şey de kalabalık bir evden sonra, şimdi git gide azaldık. Büyük kayıplarımız oldu. Anneme bakıcılarla bakıldı, amcamız da kaç tane hemşire ile bakıldı. Hastalık aşamalarında büyük zorluklar yaşadık.

    NÖ-Darüşşafaka Rezidansı çok güzel, insanlar mutlu görünüyor. Buraya nasıl ve ne zaman geldiniz?

     SB-Burayı görünce beğendik. Ahmet dedi ki “Şimdi yaşanacak yer burası.” Tamam dedik, biz geldik. Çevremizdekiler “Aaa Mebrure’leri bırakıp nereye gidiyorsunuz?” dediler. Ben de “Onlar da gelirler.” dedim. Neyse onlar da ikna oldular, arkamızdan onlar da geldiler.

Çünkü yalnız duramazlardı.

    2003 yılından itibaren buraya hafta sonları falan geldik, gittik. 2005’te tam geldik ve yerleştik. Buraya gelmeden önce İstanbul’dan Bolu’ya 3,5-4 saatte gidebiliyorduk. Şimdi buradan iki saatte Bolu’ya gidebiliyoruz. Buradan da çok memnunuz.

    Artık alıştık, yalnız kalmıyoruz, ahbaplarımız var, evimiz gibi. Bu yaşta kimse gelip de kapınızı çalmıyor. Annemden biliyorum, annem “Kimse gelmiyor.” deyince, “Anne nasıl gelsinler, hepsi senin yaşında.” diyordum. Şimdi biz de böyle olduk. Yalnız buranın bir kötülüğü var, durmadan akranlarımız arasında ölüm oluyor. O da kanıksanmış durumda, bir gün sürüyor. Anneme bakardım, acaba hep düşünüyor mu ki diye düşünürdüm. Öyle bir şey insanın aklına gelmiyor. Benimsemiş durumdayız. Beyin kabul ediyor onu.

    .../.

    Haftaya devam edeceğim.

YORUM EKLE

banner129