BÖYLE SEVİYESİZLİK GÖRÜLMEDİ

31 Mart yerel seçimlerinde akla hayale gelmedik yalan, dolan, iftira, entrika, her türlü çamur atma yöntemleriyle kampanya yürütülüyor.

Herşeyi çarpıtıyorlar. 2018 son çeyrekte büyüme hızı eksi çıkmış, “Eksi büyümüşüz.” diyen açıklıyorlar. Büyüme hızı artı ise büyümüşüzdür, eksi ise küçülmüşüzdür. Komik aslında,  ekonomilerde eksi büyümek diye bir şey olur mu?

Domates, biber, soğan, patates, patlıcan kuyrukları varlık kuyruğuymuş. Bizi bu kadar aptal yerine koymak işte böyle olur. Kendi kendine yeten tarım ülkemizde düştüğümüz hale bakın.

Feminist kadınların gece yürüyüşünde ezana ıslık çaldılar yalanını ortaya attılar. Polisin ezan zamanı kadınları dağıtmak için kullandığı yönteme isyan eden kadınların çığlığını duymayanlar, bir üstüne üstlük yalanlarla kadınlara iftira atıyorlar.

Ankara Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş’a yapılanlar artık pes dedirtti. %80 şizofren raporlu, çocuk istismarından yargılanan, şantaj, tehdit ve sahte evrak düzenlemekten sanık birinin iftiralarını yandaş basında mal bulmuş gibi Mansur Yavaş’ı suçlamaları ayıp ötesi bir şey, resmen çukur siyaseti. Ama mağdur edilen Mansur Yavaş’ın açıklamalarını yandaş basın hiç vermedi. Üstelik savcısı da Fetö’den yargılanıyormuş. Böyle düzen olur mu? Hangi ahlaka sığar, iftira at, çekil kenara. Tam bir çamur at, izi kalsın yöntemi. Böyle basın olmaz. Bu ilkesizlikler basın tarihine kara leke olarak geçti bile.

Bir belediye başkan adayı millet ittifakını düşman ilan etti, içte ve dışta  kanının son damlasına kadar millet ittifakını yok edip anasını belleyeceğini söyledi. İnanılır gibi değil, bu küfürleri eden bir de seçilse neler yapmaz, artık bunu düşünemiyorum.

Önceki gün Bolu Ticaret Odası’nda Bolu Belediye Başkan Adayı Fatih Metin, millet ittifakına “Zillet İttifakı” dedi. Bu ne biçim ifadedir? Kendileri ittifak kurunca oluyor da, karşı taraf işbirliği yapınca, kendi ifadeleriyle terörist ve beka sorunu mu oluyor?

Kaybetme korkusu ile Bolu’ya bir kaç günde bir bakan geliyor. Neymiş, muhalefet bakanların gelmesini eleştiriyor, diyorlar.Bu bakanlar daha önce niye Bolu’ya bu sıklıkla gelmediler acaba? Bana göre bunların hiçbir faydası yok. Boşuna bir çaba. Çünkü 17 yıldır yapamadıklarını, ceklarla, caklarla anlatmaya çalışıyorlar. Hukuku nasıl ayaklar altına aldıklarını, ekonomiyi çökerttiklerini, yandaşların nasıl bu kadar zenginlediğini, ülkeyi betona gömdüklerini, bu kadar zamanda üretime yönelik bir tek fabrika bile yapmadıklarını, üstelik Cumhuriyet döneminde yapılan bütün fabrikaları sattıklarını, tarımı bitirdiklerini herkes biliyor. Sanki daha önce başka partiler iktidardaymış gibi şimdiye kadar yapamadıklarını itiraf eder gibi proje açıklamaları kendilerini yalanlıyor aslında.

Böyle haksız, hukuksuz, çamur at izi kalsın mantığı İle seçim yarışması olur mu? Biz toplum olarak bunlara layık mıyız? Seçimi kaybederlerse kıyamet kopacak sanki. Demokrasi zaten eşit şartlarda yapılan seçimlerle yönetenlerin değişmesidir. 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun yönetim şekli tek kişinin buyruklarına alışmış ülkenin, Cumhuriyet’in kurulması İle demokrasiye geçişi de sancılı oluyor.

Büyük devrimlerin ardından 1946’da çok partili sisteme geçince zamanın Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, büyük bir asaletle eşi Mevhibe Hanım’la kolkola ellerinde çantalarıyla Çankaya Köşk’ünden ayrılıyor.

Düşünün 600 yıl Osmanlı,  yaklaşık 30 yıl Cumhuriyet dönemi olmak üzere 630 yıl sonra gerçek demokrasi yerleşsin diye kimsenin burnu kanamadan sancısız, sorunsuz iktidarı devrediyor. Aradan 70 yıl daha geçmiş, daha asil,  demokrasiyi benimsemiş şenlik havasında değişim olması gerekirken şu çirkin, arsız, insanı utandıran seçim kampanyalarına bakın.

Sanki iktidardan gidince kıyamet kopacak. Üstelik de bu iktidar değişikliği değil, sadece yerel yöneticiler, yani Belediye Başkanları değişecek. Tabi kıyamet kendileri için kopacak. Bir uzak doğu atasözü var, “Biri yerinden kalkmıyorsa altını kirletmiş demektir.”

Geçmişte Fetö işbirliği, KPSS ve ÖSYM sorularını çalma, uyduruk ihalelerle yandaşlara işleri verme, denetim mekanizmalarını çalıştırmama, her türlü yalanlarla din sömürüsü yapma gibi sayısız suçları var. Demokrasilerde olmaması gereken şeyleri yapınca eninde sonunda hesap sorulacak duruma düşecekler. Korku dağları aşmış durumda. Bütün bu dengesizlikler bu yüzden, ama zalimlik ilelebet süremez.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Safına.
Safına. - 2 ay Önce

Ne kadar zorun varmış. Tam bir muhalefet. Çık ortaya. Bir seçime katil da boyunun ölçüsünü al. Çakma sarışın...

Bolulu
Bolulu - 2 ay Önce

Tarafsız olun gazetecisiniz 31 mart akşamı bakariz

banner129