banner128

banner101

23 Şubat 2017 Perşembe

Bu işin başka anlatma şekli var mı?

12 Ocak 2017, 09:05
Bu makale 143 kez okundu
Bu işin başka anlatma şekli var mı?
Erol Yıldız

Akaryakıt fiyatlarında bu milletin kazık yediğini hep söyledik durduk. Yine bir yenisi ile karşılaştık. O bir türlü sevemediğiniz dolarların artışı tesadüf olmadığı ortada. Bilinçli yapılan bir konu olduğunu artık bu ülkede yaşayan herkesin bilmesi, daha doğrusu artık anlaması lazım. Beyler bu iş şaka değil. Amerika Birleşik Devletleri ülkemizin kemer sıkarak biraz daha ekonomik dar boğaza ulaşmasının istikrarı bozacağı politik görüşüyle oluşan bu artışlar, bu ülkede yaşayan herkesi ekonomik yönden fakir hale sokuyor. Geçmiş yılların en kötü koşulunu şu sıralarda yaşamaktayız.

Bu krizin bizimle alakası yok deseler de, bu işin boyutları tamamen bizlere çevrildiği ortada. Görülen köy kılavuz istemez denilen sözü hatırlarsanız, o köy hemen karşımızda. Gözünüzü açtığınızda görmek mümkün. Dolar neden bu ülkeyi bu denli etkiliyor sorusunun açılımını incelerseniz bariz yaşananların ne demek olduğunu daha net anlayacağınızdan şüphem hiç yok.

Değerli okurlar, bir ülke dimdik ayakta durabilmesinin en önemli konusu, kendi üretimini sağlamasından geçmektedir. Biz geriye doğru baktığımızda değil üretmek, tamamen tüketici toplum haline dönüştürüldük. Üretim alanlarımız tamamen yok denecek kadar azaltıldı. Çiftçi tarlasında ekim yapabilmesi için ilk olarak tarlasını kazması ve bunun için de traktör ile onu çalıştıracak mazota ihtiyacı var. Bununla bitmiyor. O tarlada ekeceği ekeneğin cinsine göre tohum atması gerekiyor. Tohumu artık kendisi üretemiyor. Gerekçesi ortada. Kanunlar tohum üretimini kontrol altına almış. İsteyen istediğini üretemiyor. Üretse de kontrol devletin gözetiminde ve denetiminde. Yoksa ne Pazar var ne de üretilecek mahsul.

Ülkenin madenleri yok artık. Var da elimizde değil. Kim işletiyor diye sormaya gerek yok aleni ortada. Hani içimizi oydukları meseleyi tekrar anlatmaya gerek var mı bilmiyorum. AB üyeliği için yırtındığımız ve ülkenin içinin oyularak verdiğimiz tavizler sonucunda ülkemiz adeta dış unsurlarca kemirildi. Sanki kurtuluş savaşı öncesindeki Osmanlı’nın son dönemlerini yaşar gibiyiz. O zamanlarda da her alanda kısıtlanarak ülkemiz adeta işgale dayatılmıştı. Şimdi ise bu benzerliğin bir başkası, kısacası soğuk savaş denilen o mereti her kesim olarak yaşıyoruz. Ortadoğu ve Petrol üreten ülkelerin tam yakınında olmamıza rağmen, en pahalı petrol ürünleri yine bizde. Gelen zamların neye delalet olduğunu bilmem anlayan var mı? Akaryakıtın maliyeti ile satışı arasında oluşan fark adeta cepleri yakıyor. Büyük bölüm vergi olarak cebimizden çıkıyor. Neden bu artış bilen var mı diye sormayacağım. Bu artış özellikle dış ülkelerin bizlere dolaylı yoldan yapmak istedikleri yaptırımların bir eseridir. Direkt olarak yapmasalar da alın size dolar kuru diyerek karşılığında petrol ürünleri dahil yapılan tüm girdiler bizlere giriyor. Dolar düştüğünde ise neden bu ürünler aşağıya çekilmiyor derseniz, onu ben açıklamaya gerek duymuyorum. Orasını da sizler düşünün artık. 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    GAZETE MANŞETLERİ
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    SAYFALAR
    ARŞİV
    banner82

    banner129