gaziantep türbanlı escort

izmir escort takipci satin al izmir escort pendikescort

CEPLERDE YANGIN VAR


Her geçen gün alım gücümüz giderek azalıyor. Enflasyon oranları bilinçli bir şekilde memura, işçiye, emekliye az zam vermek ve halkı yanıltmak amacıyla çeşitli oyunlarla düşük gösteriliyor.
Benim oturduğum Karaköy’de doğalgaz yok. Mecburen kömür yakıyoruz. Geçen sene 2017 yılı Ekim ayında bir torba kömürü 20,-TL.den almıştım, bu sene kışa girmeden önce 39,-TL.den aldım. Neredeyse %100 fazla ödeme yapmış durumdayım.
Enflasyon oranlarını hesaplarken enflasyon sepetine tenis topunu koyarsan enflasyon eksi bile çıkabilir. Açıklanan rakamların hiç birisi gerçeği yansıtmıyor. En çok kullandığımız ısınma, yeme içme, barınma, giyim gibi ihtiyaçlarımız dikkate alınmalı. Bunlardaki artış oranları inanılmaz. Verilen zamlar sadece %10 gibi komik bir düzeyde.
Kırk sene düşünsek aklımıza gelmezdi, domates, biber, patlıcan, soğan, patates gibi yiyecekler için kuyruklar oluşacağı. Şimdi tanzim satışlarla fiyatları düşürmeye çalışıyorlar. O da sadece büyük şehirlerde tanzim satışlar var, yani göstermelik ve algı oluşturmak. Diğer küçük şehirler ve kasabalardaki vatandaşlar bunlardan yararlanamıyor, bu haksızlık değil mi?
Hele esnaflarımıza terörist muamelesi yapıp, fiyat artışlarının bütün suçunu onlara yüklemek büyük insafsızlık. Bugün esnaflarımız kazansa da, kazanmasa da vergisini ödüyor. Eleman çalıştırıyor, vergisini, sigorta primini ödüyor. Takdir edilmesi, desteklenmesi gerekirken böyle bir muameleyi hiç bir şekilde hak etmiyorlar.
Alım gücümüz o kadar düştü ki, eskiden komşumuza, eşe dosta çeyrek altın, yakınlarımıza yarım veya tam altın takardık. Gram altın, yarım gram altın, çeyrek gram altın zaten yoktu, imal edilmiyordu. Altın günlerimiz bile bitti, paraya döndük. İnsanların alım gücü bu derece geriye gitti, hala pembe tablo çizmeye devam ediyorlar.
Birinci Dünya Savaşı’nda büyük felaket yaşadı milletimiz. Osmanlı İmparatorluğu yıkıldı, ülkemiz işgal edildi. Bu acıları yaşayan ve Ülkemizi düşmanlardan kurtaran Türkiye’nin kurucuları başta Atatürk ve silah arkadaşları yokluklar içinde yepyeni bir ülke yarattılar. Bu acıları çok iyi bilen İsmet İnönü, İkinci Dünya Savaşı’na büyük bir devlet adamı kimliği ile ülkemizi savaşa sokmadı. O dönemde Dünya ülkeleri birbirini boğazlarken ve savaşan ülkelerde onbinlerce insan açlıktan ölürken, doğal olarak herhangi bir saldırıya karşı askeri harcamaların aşırı artması nedeniyle yiyecek sıkıntısı oluyor ve ekmek karne ile veriliyor. Hatta o dönemle ilgili şu hikaye de sık sık anlatılır. İsmet İnönü’ye bir çocuk “Sen bizi aç bıraktın.” deyince, İnönü de “Aç bıraktım, ama babasız bırakmadım.” der.
A Haber’i ve yandaş televizyon kanallarını izleyince herşey güllük gülistanlık. Uçuyoruz, valla Dünya bizi kıskanıyor.
Zamanın şartlarını hiç düşünmeden acımasızca eleştirenler, iki büyük kahramanımıza “Ayyaş” bile dediler.
Bugün ortada savaş mı var? Hani biz çağ atlamıştık?

YORUM EKLE

banner133