banner133

banner128

banner120
16 Ekim 2018 Salı

ÇOCUĞUNUZUN AZİZ SANCAR GİBİ OLMASINI İSTER MİSİNİZ ?

05 Şubat 2018, 09:55
Bu makale 822 kez okundu
ÇOCUĞUNUZUN  AZİZ  SANCAR  GİBİ  OLMASINI İSTER MİSİNİZ ?
Levent Ömer BILTIR

Çocuğunuzun  Aziz  Sancar  gibi  olmasını  ister misiniz ?

Kişilik olarak  söylemiyorum elbette.Kişiliğini  bilemem.yaptıkları,çalışmaları,bilim adamlığı

Ve toplumda ki konumu anlamında anlamında söylüyorum.

Kimdir  Aziz  Sancar..

Bilgilerini  arama motorlarından zaten bulabilirsiniz.

Doğu Anadolu muzun bilmem  hangi köyünde doğmuş,okumuş  sonra  İstanbul a Tıp  Fakültesi

okumak için gelmiş,bitirmiş sonra da Amerika ya  gitmiş.Yıllardan  beri  orada laboratuarlarda

kanser vs. üzerine  bir şeyler bulmak için çalışıyor.

Belki  40  seneden beri.

Böyle  yüz binlerce  bilim adamı var.Her  ülkeden.Başka  ülkelerde yada  kendi  ülkelerinde

habire  bir  şeyler  bulmak için çalışıyorlar.40  -  50  senelerini  buna  veriyorlar.

Hepsi  istisnasız  ülkelerinin  en zeki  insanları..Hep  okul birincileri.il  birincileri…Ülkelerinin

hep ilk  elli -  yüzünde  olan insanlar..

Giriyorlar  50  -  100  m2  bir  laboratuara.Yaşlanana  kadar  oradalar.

Bir şeyler  bulalım.insanlığa  hizmet  edelim.

Bulunca  ne oluyor.Onları  destekleyen hangi  kartel ilaç firmalarıysa onların buluşlarıyla 

bütün  dünyayı sömürüyorlar…

Ben  bu yazıda  işin  bu  kapitalist  tarafını  yazmak falan istemiyorum.

Başka  bir  şey demek  istediğim..

Murathan Mungan ın  dediği gibi..

Başka  türlü  bir şey  benim istediğim …

Ne  ağaca  benzer  ne de  buluta ..

Ne  üzerine  çalışıyor  bu  en seçilmiş insanlar ..

Kanser   ve  benzeri  hastalıklar ..

Neden oluyor  bu  tür  hastalıklar …

Marketlerden  aldığımız  bisküvilerden,keklerden,cipslerden,kolalardan…

Şekerli  bütün pastane  ürünlerinden …

Hemen hepsi  hormonlu  ve ilaçlı  olan  meyvelerden,sebzelerden…

Soluduğumuz rezalet  havadan …( İstanbul da sigara içmeyen biri  havadan bir buçuk

Sigaraya  eşit  zehirli  madde  soluyormuş  bir  günde )

Telefonların,bilgisayarların  yaydığı radyasyondan …

Ve  yaşam  koşuşturmacasının  yaşattığı  stresten ..

Şimdi  olay  şu …

Bu  araştırma yapan bilim insanları  hariç  bütün  insanları  otobüslere  bindirmişler ..

Tekerleklerinde  cıvatalarını  gevşetmişler …

Yokuş  aşağı  bırakmışlar  otobüsleri..

Otobüsün kaza  yapacağı  kesin ..Herkesin  öleceği  yada  ölümcül  yaralanacağı  kesin..

Bu bilim adamları  habire  bu kazadan sonra ki  yaralanmalar  vs. için  ilaç  araştırması

yapıyorlar ..

Ya  kardeşim.hepiniz  dünyanın en zeki  insanlarısınız..En seçme  okullarda  okumuşsunuz…

Hepiniz  toplanıp  bu  yalan düzene karşı çıksanıza ..

Otobüsün kaza  yapacağı kesin.ne araştırması.gelin  şu tekerlekleri halledelim  diyeceklerine ..

İlaç peşindeler ..

Yedi  milyar  dünya nüfusu..diyelim buldukları ilaçlarla yüz  milyon insanı iyileştirecekler..

Ama geride kalan altı milyar dokuz yüz  milyon insan yukarıda saydıklarımla yaşayıp,

hastane  köşelerinde oradan buraya koşturup duracaklar…

Bütün bu  doktorlar,araştırmacılar,Aziz  Sancarlar  bütün ömürlerini laboratuarlarda 

geçireceklerine 

Araştırma falan  yapmıyoruz..Çalışmaları bırakıyoruz .Hepimiz  birleşiyoruz …Bu düzen 

değişene kadar  deseler..

Yasaklayın kardeşim bu  yiyecekleri,bu hava  kirliliğini vs. önleyin deseler..

Neler  olur  biliyor musunuz  ?

Çok acıyorum Aziz  Sancara.100  m2  yerlerde  bütün bir  ömrünü  harcamasına ..

İki  tane çocuğum var …

Çocuklarımın da kesinlikle  bu  bozuk  düzenin parçası  olmalarına,bütün hayatlarını  ilaç

firmalarının esareti  altında üç beş  kişiyi  kurtarmaları  için  laboratuarlarda  geçirmelerini

istemem.

Bütün insanlığın  kurtuluşu  için mücadele  etmelerini isterdim…

Bir  fıkra …

Dün  okuduğum  bir  fıkrayı da çok  sevdim.Ara sıra  böyle  sevdiğim fıkraları  yazıda kullanmak

istiyorum.

40 yaşında arkadaşlar o akşam nerede yemek yiyeceklerini tartışıyorlarmış.

Sonunda "Neşeli Lokanta"da buluşmaya karar vermişler. Gerekçeleri Maria adlı garsonun

mini etek giymesi ve bacaklarının çok güzel olmasıymış.

10 yıl sonra, 50 yaşına geldiklerinde gene buluşmuşlar. Aynı konuyu tartışmışlar ve yine

"Neşeli Lokanta"da buluşmaya karar vermişler. Bu kez gerekçe lokantanın yemeklerinin

güzelliği ve zengin bir şarap kavına sahip olmasıymış.

10 yıl sonra, 60 yaşına geldiklerinde aynı konuyu tartışmışlar ve yine "Neşeli Lokanta"yı

seçmişler. Bu seferki gerekçeleri lokantanın sessiz ve sakin olmasıymış.

10 yıl sonra, 70 yaşına geldiklerinde aynı konuyu tartışmışlar ve gene "Neşeli Lokanta"

demişler.. Gerekçeleri ise lokantanın tekerlekli sandalyeler için asansörünün bulunmasıymış.

Bir 10 yıl daha geçmiş, 80 yaşına gelmişler. Gene buluşup, gidecekleri lokantayı tartışmaya

başlamışlar.

Biri "Neşeli Lokanta" demiş.. "Harika" demiş ötekiler.. "Burayı hiç görmedik. Yeni bir yer..

Ne iyi!."

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    GAZETE MANŞETLERİ
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    ARŞİV
    banner82

    banner129

    banner124