ÇOCUK VE GENÇLİK

Ülkemizde milli bayramların son yıllardaki kutlanma grafiği giderek düşüyor diyebiliriz. 5 sene öncesine kadar coşkulu ve yoğun katılımlı gerçekleştirilen milli bayramların son yıllarda sadeleştirilerek kutlanması içimizdeki Cumhuriyet ve bayrak aşkını daha da perçinliyor. Koronavirüs salgını etkisiyle alınan tedbirler nedeniyle de bir yıldır sönük bayramlar geçiriyoruz. Umudumuz yeniden tam normale döndüğümüz zaman milli bayramlarımızı yoğun katılım ve coşkuyla kutlamaktan yana. Hatta milli bayramlarımızın yanı sıra dini bayramlarımızda da sevdiklerimiz ile bir araya gelmekten korkmayacağımız, ziyaretlerimizi rahatlıkla gerçekleştireceğimiz ve memleket hasretimizi giderebileceğimiz nice güzel bayramlar görmeyi umut ediyorum.

Milli bayramlara dönecek olursak biraz eleştiri yapmakta fayda görüyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve ÇOCUK BAYRAMINDA öğrenciler, çocuklar sahnelerde BÜYÜKLERE çeşitli etkinlikler sergiliyor. Çocuklar, büyüklerin protokol üyelerine keyif vermek üzere hazırladığı program kalıplarına hapsedilip adına ‘bayram’ denilen o gün kutlanıyor. Neden? Çocuk Bayramında büyükleri eğlendiriyoruz!

Gelelim 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramına… Törenler, programlar yine aynı. Protokol üyelerine beğendirilmek üzere düzenlenen çeşitli etkinlikler. Gençlerin bayramında, gençlerin eğlendirildiği değil, eğlendirdiği bir program. Ve gençlerden çok, emekli tayfasının, yaşını başını almışların yoğun olarak katıldığı etkinlikler… Demiyorum ki bunlar katılmasın, bunlar olmasın. Ama beyler ve kadınlar!... Lütfen. En azından bu bayramları ruhuna yakışır, adına yakışır şekilde kutlayalım. Gençlik Bayramına gençlerin yoğun katılması için çaba sarfedelim, Çocuk Bayramına çocukların katılması için düzenleme yapalım. Gençler nasıl eğlenmek ister, çocuklar nasıl keyifli vakit geçirir; bunları düşünüp program yapalım. İlimizin, ilçelerimizin paşazadeleri poz verip paylaşım yapacak diye bayram kutlanmaz! Selametle…

YORUM EKLE

banner128