Covid- 19 Aşısı Oldum… İzlenimlerim…

Bir yıla aşkın bir süredir coronavirüs salgını tüm insanlığın ortak sorunu olmaya devam ediyor. Alınan tüm tedbirlere rağmen sorunda bir gerileme yok. Virüs acımasızca can alıyor.

Tüm dünyanın beklentisi, bu ölümcül beladan kurtaracak aşının bulunup,  geçmiş yıllardainsanlığı kasıp kavuran virüsler gibi, yeryüzünden silinip gitmesi... Ülkemiz dahil, bir çok ülkede aşı ile ilgili çalışmalar hızla devam ediyor. Bu ölümcül virüsle mücadelenin en önemliyolu aşı olmaktır.

Bu çerçevede, ülkemizde Çin’de üretilenİnaktifSinavac aşısının uygulamasına, çeşitli deneylerden sonra, başlandı. Burada, ÇİN aşısı denilince ve Çin mallarına karşı Türk halkının hafızasında kalan olumsuz düşünce eklenince, hemen sansasyonel haberler dolaşıma girdi. Bilen bilmeyen yorumlar yapmaya başladı. Bu durum karşısında, insanlar ister istemez, benimgibi,karar vermekte epey zorlandı; ama sağlığımızı korumak içinde aşı olmaktan başka birçıkış yolu da yok. Tüm sağlık personeli dahil, her kesin aşı olduğu bir ortamda, aşısız olmak her halde doğru bir yaklaşım olmasa gerek…

Araştırmalarımdan elde ettiğim bilgiye göre, ülkemizde uygulanan Sınavac aşısı, tertibi veyöntemi bilinen bir aşı türüBu güne dek hiçbir yan etkisi görülmemiş. Bu konu da uzmanlar hem fikir. Konunun uzmanı değilim; ama belirtildiğine göre, efekte edilmiş, yani hastalık yapma etkileri alınmış ölü virüs vücuda veriliyor. Vücut ise verilen bu yabancı virüs karşısında, kendini korumak için antikor yani savaşçı üretiyor.İşte üretilen bu antikorlargelebilecek virüslere karşı insanı korumakta oldukça başarılı oluyorlar. Her ne kadar bulaşmaktan koruyamasalar da, ölümcül tehlikeden korumuş oluyorlar. Bilmem doğru anlatabildim mi?

Bu durumda, her han ki bir zarar söz konusu olmadığına göre, sürekli virüs korkusu ileyaşamaktansa, aşı olmanın daha gerçekçi olacağını düşünüp, randevu aldık.

Eşimle beraber, oturduğum mekâna çok yakın mesafe de bulunan, Refika Baysal Toplumsağlığı merkezine gittik. Aşı olmak için geldiğimizi söyledik. Önce nüfuz cüzdanımız istendi veTC. kimlik numarası ile sisteme girildi. Cep telefonumuza kot numarası geldi. Gelen numara ile işleme başlandı. Öncelikle bize, her hangi bir şeye alerjimiz olup olmadığı soruldu. Olmadığını söyledik. Daha sonra aşı olacağımız odaya alındık. Aşı kolun omuz bölgesine yapılıyor. Gömleğimizin kolunu oraya kadar sıyırması mümkün olmayınca, gömleğimizi çıkarmak zorunda kaldık.

Her çocukta olduğu gibi, benimde çocukluğumdan beri hafızam da yer eden sevimsiz o ince iğne ile karşı karşıyayız; artık buna katlanmak zorundaydım. Ben yüzümü çevirip iğneye bakmadan, “acır mı acaba”? Diye sorarken, hemşire hanım “acımaz inşallah” diye cevap vermeye çalışırken, işlemin bittiğini söyledi. Aşıdan sonraon on beş dakika beklememiz istendi. Bir müddet sonra, sorumlu DoktorTayyip Nureski bir sorun olup olmadığı sordu, “hayır bir şeyimiz yok” dedik. Maskeyi çıkartıp,uzaktan dudaklarımıza ve dilimize baktı. Herhangi bir sorun görülmeyince, “geçmiş olsun” denilip uğurlandık.

Bu arada, Sağlık Bakanlığından “Covit- 19 aşınız Bolu merkez toplum merkezindeuygulanmıştır, sağlıklı günler dileriz” diye mesaj geldi.

Aşıdan bir müddet sonra, kolumda biraz ağrı hissettim, bunu araştırdım. İğne cilde dik açıdanmümkün olduğu kadar kas derinine yapılıyormuş. Aşı da derinlik ve kas önemli imiş…

Eğer ertesi günü acı ve yakınma oluyorsa, iğne derin kas içine yapıldığının göstergesi oluyormuş ki, buna sevinin denildi. Eh bizim kolumuz da kas ağrısı olduğuna göre, hemşirehanım doğru ve düzgün aşı yapmış demektir.

İşte bizim aşı maceramız böyle bitti. Kendimizi anlatırken, bu vesile ile de siz değerliokuyucularımıza da, zannediyorum, önemli bilgiler vermiş olduk.

Sağlıklı günler dilerim…

YORUM EKLE

banner128

banner124