Dava Ve Gönül İnsanı Ömer Ali Keskin Hocamız

Ömer Ali keskin Hocamızın vefat haberini aldığım da, Peygamberimizin “ kıyamet zamanıyaklaştığında, hurma harmanında büyük hurmaların seçildiği gibi, ümmetimin hayırlıları da seçilipebediyette intikal eder” sözünü hatırladım.

ÇünküÖmer Ali Keskin Hocamız iyi ve hayırlı bir insandı. Ehlisünnetakidesini tebliğ için koca bir ömrünüharcamış, insanlara faydalı olmakiçin çırpınmıştı.

Böylesi güzel insanların hatırlanması ve hayırla yâd edilmesi için, birkaç kelam ile de olsa, bahsetmeyi kendim için bir borç telakki ettim.

Ömer Ali Keskin Hocamız ülkemizin değişik bölgelerinde Müftülük gibi önemli görevini ifa etmesine müteakip, bir gönül eri olarak kendisini Kur’an hizmetine adayarak, bir dava bir gönül insanı olmayı tercih etmişti...

!990’lı yıllar da böylesi ulvi bir görev için Bolu’yageldiklerinde, Kuran hizmeti davasını omuzlayıp, camiaya yol gösterici olmuş, bir mana da bir abi olarak önderlik edip, tüm sorumluluğu omuzlarında taşımış,bu şerefli hizmeti hakkıyla ifa etmeye çalışmıştı.

 O günün bürokrat ve siyasileri ile samimi dostluklar kurup sorunları çözmeye çalışarak, hizmetlerin daha sağlıklı yürümesinde önemli katkısı olmuştu.

Bu gün bile, o günler de kendisi ile teşriki mesai de bulunan insanlarla karşılaştığım da, hep kendisinden sitayişle bahsedip, araların da geçen birçokhatırayı naklettiklerine şahit oluyorum.

Bolu’ya ilk geldiği dönemde, Karacasu’ da mukim Halit Aydemir Hocamızın vefatı dolayısı ile ilgili gazete de yazdım yazıyı çok beğenmiş “ Allah senden Razı olsun” demişti. Nereden bilebilirim ki, aradan bunca zaman geçtikten sonra kendisi ile ilgili yazı yazacağımı?

Daha yakınlar da vefat eden dava ve gönül arkadaşı Hidayet Altıntaş Hocamızdan kendisi ile o kadar çok hatıra dinlemişimdir ki, gün gelecek bunları yazmam gerekir,  diye bir düşüncem olmadığı için not almadığım gibi hafızama da kayıt etmedim; ama hatırlayabildiğim bir hatırayı da sizlerle paylaşmadan geçemeyeceğim.

Her iki hocamız bir bölgeden gelirken Ömer Ali keskin Hocamız biraz da heyecanla  “Hidayet abi arabayı durdur”  der. Durdurduğu arabadan kendisi inip,yolda gördüğü taşları elleri ile kaldırır.

Yolda gördüğü yolcuları alıp gideceği yere götürmek gibi insani vasıfları vardı. İnsanlara yardım etme gayretini,sorunları çözmek içinçabaladığını çok kez şahit olmuşumdur.

Ticari işleri bozulan bir esnafa, yardım amacıyla, herkesin bir şeyleralması yönündekitavsiyesine uyup, aldığım avize hala odamızı aydınlatıyor.

Zaman zaman ticarethaneme gelir, kendisini hürmetle karşılar,boşolan masamın başına keyifle oturur,biraz da bize patronlukbulaşsın” diye espri yapardı. Biz dostu ile geldiğinde “bize bir kitap tavsiye et” der, aldığı kitabı yanındaki dostuna hediye ederdi.

Ve yine 90’lı yıllarda, o zaman Türk ocağı Başkanı olan, trafik kazasında kayıp ettiğimiz Merhum ErimanTopbaş ile beraber çıkardığımız haftalık gazetenin yaşaması için büyük destek vermişti.

Bir Ramazan, bazı arkadaşlarla bizi kendi evine iftara davet etmişti. Şimdi rahatsız olduğunu duyduğum ve Allah’tan şifalar dilediğim Emine Yengenin leziz ve farklı yemeklerini yememenin saygısızlık olur düşüncesiyle, az yemeği alışkanlık haline getiren bendeniz, ikramları geri çevirememiş, tabağımı bitirmekte zorlanırken,demekki tıkabasa doyulmak böyle oluyormuş demiştim.  Bu d a benim için hoş bir anı olarak kaldı.

İşte ,Ömer Ali keskin hocamız Bolu’da böylesi güzel anılarla Dünya’da misafirliklerini tamamlayıp ebediyete gittiler. İyi insanların iyi yerlere gittiğine inancım tamdır.

Allah taksiratını af eylesin. Gani gani rahmet eylesin, Cennetine kavuştursun.

Rabbim kederli ailesine, sevenlerine, dostlarına sabr-ı Cemil ihsan eylesin

Kalın sağlıcakla…

YORUM EKLE

banner128