DOĞAL  NAVİGASYON

Navigasyon    kelimesi  Türkçemize  “yol  kılavuzu” olarak  girmiş.

Ulaşımda ,  adrese    en kısa   ve en  hızlı    ulaşmayı   sağlayan  elektronik sistemdir.   Hem   sesli  ve  hem kroki olarak yardımcı olur.

Özellikle büyük şehirlerdeki beton yığınlarının arasında kullanılagelen     navigasyondan   farklı    olarak;  kırsal  alanlar da , ormanlar da    dolaşanların   yardımına koşan,  geçmiş  yüzyıllardan  beri doğanın   bizlere sunduğu  işaretlerin anlamlarını kavrayarak araziyi okumak  ise ,  bir “Doğal navigasyon”dur.

Tristan  Gooley;    İngiliz  yazar, araştırmacı ve navigatör ,Avrupa, Asya,Afrika dağlarına tırmanmış,çok çeşitli araştırma gezilerine önderlik etmiş bir doğasever.

Türkçeye çevrilmiş  ( 2018) “Doğanın İşaretlerini Okumanın Kaybolmuş Sanatı”  kitabıyla;  doğanın ipuçlarını kullanıp yolunuzu bulurken ,havayı tahmin edip,suyu bulup,hayvanları izleyip ve diğer unutulmuş yetenekleri hatırlama şansını elde edebileceksiniz…

Yazara  göre ; “ sezgi ve düşünce ile gözlem ve çıkarım, bu basit  iki adımlı süreç, zihni  uyuşukluktan kıpırdanmaya geçirecek bir anahtardır. Biri , diğeri olmadan  tembelleşir  .Beyinin görevi eğlenceli  bir dizi soru getirir : Hangi yöne bakıyorum? Hava nasıl  olacak ?  Ne  kadar  uzaklıkta?  Sıcaklık nedir? Kaç yaşında? Bundan sonra ne  göreceğim ? ”.

Gooley,” zihinlerini bacaklarla esnetmesinden hoşlanan geniş bir grup bulunduğunu ve bu kitabı onlar için yazdığını vurguluyor.

Ağaçların  arasında veya yakınlarındaysanız, hava durumuna uyarlanmış folklorik söylemlerdeki  bilgeliği  akılda tutmakta yarar vardır.

Meşeye  dikkat  edin,  yıldırım çeker,

Dişbudaktan  kaçının şimşeği sever,

Alıçın altına sürünün, zarar görmenizi keser.

Hem ABD  ve hem de Almanya’daki  araştırmalar, incelenen ağaçların arasında en çok yıldırım düşen ağacın meşe olduğunu ve ardından dişbudağın geldiğini saptamıştır.Alıç, doğuştan gelen herhangi bir özellikten ziyade, kısa boylu bir ağaç olmasından ötürü güvenli   ünvanını  kazanmış olabilir.

Ormanlarda   gezinirken   ağaçlar arasında seçim yapmak zorunda kalırsanız ,en uzun olana sığınmaktan kaçının ..! Araştırmada,  kayın ağacına yalnız bir yıldırım düşerken,meşe ye ise yüz kere den fazla isabet  etmiş.

Akşam gökkuşağı, iyi hava geliyor,

Sabah gökkuşağı , iyi hava gidiyor.

Hava   durumuna  ait folklorik  bu duyumlar  her  koşulda doğru değildir. Örneğin batıdan esen rüzgarların geçici olarak doğu yönlü rüzgarlara dönmüş olması durumunda tamamen yanlıştır.

Ocak ayında mart,

Mart ayında  ocak.

Yazar;   bu  deyişe  ,mutlu  tesadüfler yığınına attığım deyişlerden  dese de,bizim büyüklerimizden duyduğumuz  ”Mart ayının kürek yaktırdığı” deyişi ise bu sözleri kuvvetlendirmekte. Peki ya, çoğumuzun kulak misafiri olarak belleğimize işlenmiş “Ayvanın bol olması –Elmaları kabuklarının kalın olması durumunda kışın sert geçeceği” söylentisine  ne   dersiniz ? Yazar bu deyişe   tam katılamıyor. Ona göre, bu    gerçekleşebilirde…Fakat  yine de bunun mantığı   açık değildir.  Belki de ayvalar ve   elmalar  kavrayamadığımız  bir şeyi gerçekten biliyorlardır ve ancak bunun kanıtı alınıncaya kadar bu sadece güzel  bir fikir  demekte…

Hava tahmini folklorünün büyük bir kısmı doğal olarak havanın batıdan gelmesini  temel  alan bir  kalıba uyuyor.

İneğin kuyruğu batıda, iyi hava yolda,

İneğin kuyruğu doğuda, kötü hava  kapıda.

Aslında inekler ve  bir çok av hayvanı , arkalarını  rüzgarın geldiği yöne doğru  döner.Önden ve yandan  gelen  tehditler için gözlerini kullanır.Ve  arkadan  gelen  bir şeyin kokusunu hissedebilirler.

Ateş böceği yaktıysa lambasını,

Görürsün havanın ıslağını.

Ateş böceği gerçekten nem oranının iyi bir  göstergesidir .Nemli  akşamlarda daha fazla parlar.

Doğal  ekosistemlerde    şu an pek  çok  kimsenin  ilgisini çekmeyen nice alanlar var. İşte bu boşlukları  araştıracak  bağımsız  zihinlere de  ihtiyaç var.

Sağlıcakla kalınız.

YORUM EKLE

banner133

banner129