EGOLARDAN  VAZGEÇİLMELİDİR !

Sezonun  dördüncü  müsabakasında   kendi   saha  ve  seyircimiz  önünde,  kötü  bir  oyun  ile ligin  dibine  demir  atmış  bulunmaktayız.  Eski  teknik  direktörümüz  Sait  Karafırtınalar’ın  bu  müsabakaya  nasıl  motive  olduğunu, takımını  çok  iyi  kurguladığı  ve   net  bir  skor  ile  üç puanı  alıp  gittiğini  üzüntü  ve  hayal  kırıklığı  içinde izledik. 

Ekibimizin  önceki  müsabakalar  gibi  bu  müsabakaya  da  iyi  hazırlanmadığı ,  milli  arayı   adeta   yatarak  geçirdiğini  düşünenlerdenim. Stratejisi  olmayan ,  oyun  içinde   hiç   bir   organize   atak  geliştiremeyen  defans   bloğunun  bariz  hatalar  yaptığı  ve  müsabaka   boyunca   hatalara   açık  bir  oyun  sergilediğini   gördük.

Dört  haftada  kalesinde  beş   gol   gören,  dört  ayrı  kaleci  ile  dört  ayrı   müsabakaya  çıkan  bir  Boluspor  izledik. Kale   ile   defans   bloğunun  uyumsuzluğu   gözlerden  kaçmaz  iken , birinci  ligde   yer  aldığı  tüm  sezonlar  boyunca  bu  kadar  kötü  oyun ,  bu  kadar   dağınık  ve  isteksiz  bir  Boluspor  izlememiştik.

Teknik  heyet   elini   çabuk  tutmaz  ise  bu  sezonun  sonu  hüsran  ile   bitebilir. Bu  kadar  maddi   zorlukların  içinde  bu  kadar  gereksiz ,  takımı   hedeften   uzaklaştıracak   transferlerin   yapılması  da ayrı   bir   handikap   olarak   göze   çarpmaktadır. Sezon  başı   bu  kadar   kötü   bir   mali   tablonun  içinde  olan  yönetimin,   sezona  on  altı  transfer  ve  teknik  ekibin  maliyetinin   nasıl  karşılanacağını  hesaplamadan bu  transferleri   yaptığı   kanısındayım. 

Sezonun  ilk  devresi  sıralamada ki  yerimiz alt  sıralarda  olursa (  inşallah   böyle  olmaz )  sezonun   devre  arasında  yönetimin  kendini  yeni  bir transfer  furyasının  içinde bulacağıda  unutulmamalıdır.Bu  hali  ile  olaylara  bakıldığında   bu  sezonun   Boluspor   için  tabiri  caizse   kabus   gibi   geçeceği   görülmektedir. 

Taraftarında  küskünlüğü , ümidini yitirmiş  ve  yönetime  sitemkâr   hali  gözlenmektedir.  Bu  hali  ile  Boluspor’un  iç  sahada  kazanma   şansı , taraftar  olmadan  Boluspor   ismi  ve  markasının  olmayacağı   yönetim  ve  başkan  tarafından  göz ardı  edilmektedir.

Başkanın  bu  saatten  sonra   acilen  taraftar  grupları   ile   bir  araya  gelerek   gerekli   çalışmaların  ortak  yapılması , tribünün  doldurulması   konusunda fikir   alışverişinde   bulunması  gerekmektedir. 

Unutulmamalıdır  ki  ben  bilirim , ben  yaparım,  ben  haklıyım  demek  ile   diktatörvari  bir  yönetim sergilemiş  olursunuz.  Bu  tip  uygulamalar  kişilere ,  kurumlara  zarar  vermekte  dönüşü  olmayan  hatalara   yol  açmaktadır. Bu  sezonun  kurtarılması   adına   mutlak  el  ele  verilmeli  egolardan  vazgeçilmelidir.

YORUM EKLE

banner133