Geçmişten günümüze şapka çıkarılacak kehanetler

Hayatımızın dört bir yanını saran teknolojik gelişmeler, neredeyse, takip edilmeyecek durumda…

Böylesi değişim hızı insanlık tarihinin hiçbir döneminde görülmemiştir.

Biz ve bizden önceki bir kuşak her değişimi gördü ve yaşadı.

 Bizim köydeki evimiz, Babaannemizin birkaç günde bir, üfleyerek şişesini sildiği gaz lambası ile aydınlanırken, başka bir ailenin ocakta yanan çıra ile aydınlattığını hayal meyal hatırlıyorum.

 O günlerde elektriğin hayali bile kurulamıyordu.

 Ayağa giyilen çarıktan naylon Ankara ayakkabılarına yeni yeni geçiliyor, cızlavat denilen ayakkabıyı almak ayrıcalıktı. Hele kösele ayakkabı çok daha ayrıcalıktı. Rahmetli Dedem yemenici Ariften aldığı deri ayakkabıyı özel günlerde ve Bolu Pazarına gelirken giyebiliyor, onları boyacıya boyatmanın keyfini dün gibi hatırlıyorum. Mandaların çektiği sabanla çift ve düven sürülen günlerden bu güne, çok da uzun bir zaman geçmedi sayılır.

Ticarete başladığımda, uzun sıra beklemeden sonra, çevirmeli telefonu aldığımda da az mı sevinmiştim.

Kısa zamanda ki baş döndürücü gelişmeler karşısında nereden nereye geldik demekten kendimi alamıyorum.

Yaklaşık yüz, yüz elli sene önce insanlık yeni icatlar karşısında, bu tür yeniliklere karşı hep mesafeli durmuş; hatta  “icat çıkarma” sözü günlük kullanılır hale gelmişti. İnsan aklı değişimi kabullenmekte zorlandığı için, hep değişime direnmiştir.

Yeni çıkan icatlar, zaman içeresinde benimsense de, artık daha fazlasının olmayacağı düşünülmüştür.

Mesela, otomobil üretmek için kredi için bankaya müracaat eden Hanri Ford’a Banka müdürü “ atlar her zaman kullanılacaktır. Otomobil ancak geçici bir moda olabilir”.  Der. (Yıl 1903)

A.B. Patent daire başkanı Cherles duell “ artık yeni bir şey yok, icat edilecek her şey icat oldu” diye demeç verir.

Yeni icat olunan otuz tonluk bilgisayar haberini veren Popullar Mechanis dergisi “Bilgisayarlar gelecekte belki de sadece 1,5 ton ağırlığında olacaktır”  diye kendince müjde verir.(1949)

Bu gün normal yaşayan bir insanın yaklaşık on senesini televizyon karşısında geçirdiği söyleniyor. Hâlbuki Daryik F. Zanik Cantury Fok’un Başkanı “ Televizyonlar kısa sürede piyasadan silinecektir. İnsanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemez. (1944)

Filim endüstrisi yöneticisi Henri m. Wamer yeni icat edilen sesli filmleri eleştirirken “Filimdeki artistlerin sesini kim duymak ister ki” diye yorum yapar. ( 1927)

Bu gün savaşların vazgeçilmezi; hatta baş aktörü olan uçaklar ile ilgili Fransız orduları Başkomutanı Maraşal Ferdinat Focf “Uçaklar hoş oyuncaklar ama askeri bir değeri yok” der.

Birazda bizim ülkemizde kayıtlara geçen, birkaç kehanet notundan bahsedelim.

12 Mart’ta Demirel hükümeti verilen muhtıra ile devrilir. Yerine kurulan hükümetin enerji bakanı İhsan topal oğlu “Türkiye’nin bu kadar enerjiye ihtiyacı yok, elektriği toprağa mı vereceksiniz, kurbağalara göl mü yapacaksınız” der ve baraj yatırımlarını durdurur.1971

Boğaz köprüsü, Türkiye ve İstanbul’un başına gelen en büyük felakettir”. Mimarlar odası (1968)

  “Hiç gereği yokken İstanbul’a asma köprü yapılıyor. Bu köprüden mutlu azınlık geçecek” C.H.P. genel sekreteri Bülent Ecevit…(1968)

Boğaz köprüsü, televizyon ve otomobil endüstrisi gibi yatırımlar yerine, ormanları işletecek yatırımlar yapılmalıdır” C. H.P. Genel sekreteri Bülent Ecevit ( 1968)

  Bu kehanetleri yorumsuz verirken, şunu söyleyebiliriz.

Geçmişte, yeniye karşı böylesi tepki varken, bu gününki nesil her çıkan yeniliği normal bir gelişme olarak görüyor; hatta daha fazla beklenti içine giriyor. Artık insanlar gelecek elli yıl içinde neler olacak, neler olmayacak sorularına cevap bulmaya çalışıyor.

Mesela, denizin altına veya uzaya seyahat normal olacak, Ay’a otel yapılacak, televizyonlardakileri sadece görmeyip, aynı zamanda koklayıp dokunulacak; Petrolle çalışan araba, madeni paralar, cüzdan ve banka kartı olmayacak gibi birçok teknolojik gelişmeler yaşanacağı söyleniyor.

Neyse, gelecekte neler olup olmayacağı Rabbim bilir diyerek bu konuya nokta koyalım…

Kalın sağlıcakla…

Günün sözü:

Artık değişmeyecek hale geldiğin zaman, bitmiş sayılırsın!

YORUM EKLE

banner128