GÜNÜMÜZDE TACİZ


Söz düşende geçmişini bilmeyen, gelece açılan yolun sonundaki aydınlığa ulaşamaz diye keskin keskin laflar ettik. Geçmişte yapılanları süzgeçten geçirip günüz gelişmişliğinde harmanlayıp daha verimlisini, daha güzelini ortaya koymak yerine, hamasi söylemlerle ayran kabartıp dillendirdik. Geçmişin güzelliklerini geçmişte bıraktık.

Sözü sazı bıraktık, müzik diye tepinmeye başladık. Toplum için iyi ve güzeli sahnelerde oynadık. Kötü uygulamasını meydanlara yaydık, TV ekranlarına taşıdık. Sevgi sözcüğünü yüreklerden alıp dudaklara taşıdık. Ayıbı, yorgan altından çıkarıp sokaklara kopyaladık sonra da üzerine basıp geçeni taciz ile suçladık.

Günlük lügatımızın vazgeçilmezi oldu Taciz. Sokaklarda taciz, büroda taciz, işyerinde taciz, okulda taciz…Tacizle yatıp tacizle kalkar olduk. Taciz nedir? Taciz hangi hallerde olursa taciz olur anlatamadık! Davranış bozukluğunu anlatmak bile taciz oldu…

Öğrenci öğretmeninde şikayetçi, saçın uzamış tıraş ol demesinden. Toplu yaşam kurallarını anlatmaya çalışmak taciz olarak algılanır oldu. Ödev yapmadım diye, kitap defter getirmedim diye, sıra arkadaşımla konuşuyorum diye, uyuyorum, pencereden bakıyorum diye taciz edildim ve benzer konulardan sınıfta öğretmenin tarafından arkadaşlarımın yanında taciz edildim diye ana babaya şikayet ve soruşturmalar…

Öğrenci şikayetleri anında veliye ulaştırılıyor.

YORUM EKLE

banner133

banner128

banner129