HERŞEYİN ÇİVİSİ ÇIKTI

     Son zamanlarda aklınıza gelen her konuda öyle acayip şeyler oluyor ki, bu kadar da olmaz, olamaz diyorsunuz. Bunları anlatmak saymakla bitmez. Hangi biri söylense, normal aklı olan bir insan kabul edemez.

      Benim hayret ettiğim şey de, neredeyse halkımızın yarısının bu yalanlara, kumpaslara, hırsızlıklara inanıyor olması ve oylarını bu yönde vermesi.

      Bu hırsızlıkları da dini kullanarak yapıyorlar. İnsanlarımızın çoğunluğu da dinini bilmediği için herşeye inanıyor. Gerçek dinini bilse ve kendi dilinden ibadetini yapabilse gerçekleri görür. Yoksa FETÖ’nün yalanlarına, kumpaslarına inanır mıydı? FETÖ bu kadar devletin bütün kanallarına sızabilir miydi?

      Dini sohbetlere ve dini sorulara bakarsanız, din adamlarının zaten ne kadar saçma sapan şeylerle uğraştıklarını görürsünüz. Kadınlar din adamlarına soruyor: Oje sürmek abdesti bozar mı? Botoks günah mı? Bacak bacak üstüne atmak günah mı? Daha akla hayale gelmedik boş bilgileri kafalara dolduruyorlar. Bir sürü kafa karıştırıcı ne kadar aptal düşünce varsa hepsi bunlarda. Daha burada yazamıyorum, kocası İle nasıl yatacağını bile hocaya soran var.

      Güzel ahlak, vatana millete faydalı olmak, din adamlarını ilgilendirmiyor herhalde. Milletin parasını, malını çalmak, hak yemek, soruları çalıp çalışan çocukların hakkını yemekten niye bahsetmiyorlar?

       Dini imanı dilinden düşünmeyip, Bolu Belediyesi’nin gider ayak Kültür  Mahallesi’nde yolun ortasına İnşaat izni verilmesi nasıl izah edilir? Yine gider ayak hiç ihtiyaç yokken sırf yeni gelecek Belediye Başkanını zor duruma düşürmek ve oy almak için Belediye’ye 400’e yakın işçi alması doğru mu?

       Cumhuriyet’le oluşturulan güvenli kurumlarımız da kalmadı artık. Milli Piyango’nun çekilişlerinden kimse kuşku duymazdı ve kimse itiraz etmezdi, hakkına razı olurdu. Şimdi  12 büyük ikramiyeden 8 tanesi şaibeli biçimde aynı yere ve aynı adrese çıkıyor.

      Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Kurumu ÖSYM’den kimse şüphelenmez, açıklanan sonuçlara herkes güven duyardı. Meğer FETÖ ile birlikte yıllardır sorular çalınıyormuş.

      Ramazan’ın birinci günü seçimleri kazanan Ekrem İmamoğlu’nun Belediye Başkanlığı Yüksek Seçim Kurulu eliyle çalındı. Yani ilk gün oruçlarını haram yiyerek açtılar.

      Şimdi gülünç bir şekilde oyları çaldılar, diyerek propaganda yapıyorlar. Binali Yıldırım bile kendini savunamayarak, propaganda gereği çaldılar demek zorundaydım, diyor.

      Bütün kurumların başına İmam Hatipte okuyanlar getirildi, her kurumun çivisi çıktı. Hukuk yerlerde, gazeteciler hapiste. Kimse korkudan konuşamıyor. Bunun adı da demokrasi oluyor.

     Her seçim öncesi nedense bir askeri operasyon yapılıyor. Şimdi yine ihtiyaç var mı, yok mu belli değil, seçim öncesi insanların milli duyguları üzerinden oy almak amaçlı operasyon başladı.

     Bütün bu olanları korku filmi gibi dehşetle ve hayretle izliyoruz. Bizim bu cehaletten kurtulmamız için ülkemizin yetkili ve etkili ne kadar insanı varsa seferber olmalı bence.

      Dünyadan haberi olmayan, tarihini bilmeyen insanların oyları koskoca ülkenin kaderini belirliyor. Bir düşünürün, “Demokrasi cahil toplumların işi değildir.” e benzer bir sözü var. Oyunu bilinçli kullanamayan, aklını tarikatlara ve din adamlarına vermiş, onlar otur dese oturan, kalk dese kalkan, insanlık adına hiçbir fikri olmayan ümmet toplulukları İle demokrasi olmuyor. İlk işimiz gerçek demokrasiyi yaşayabilmemiz için dinimizi bu çıkarcı ve yalancılardan kurtarmamız gerekiyor.

YORUM EKLE

banner133

banner129