HÜZÜN DOLU MEMLEKETİM

Memleketimizin her yöresi ayrı güzellikler, bir o kadar da ayrı acılar taşıyor. Her yöremizin çok farklı yiğitlik ve aşk efsaneleri var. Hepsi de insana ders gibi, içinde buruk bir acı bırakan hikayeler barındırıyor.

Yüzyıllar öncesinden gelen ve efsaneleşen bu hikayeler, son yıllarda her gün içimizi yakan vahşi kadın cinayetleri gibi değil. Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun, Arzu ile Kamber ve daha niceleri. Hiç birisinde vahşet yok, çok yoğun bir sevgi var. Bu hikayelerde kadın da, erkek de adeta bir insanlık dersi veriyor.

Üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in hayattan koparılışındaki vahşet insanın kanını donduruyor ve bu kadar da olmaz diyorsunuz. Erkeklerin, “Benim değilsen toprağınsın.”zihniyeti, nice hayat dolu, güzeller güzeli kadınlarımızı hayatlarının baharında yaşamdan koparıyor.

Bir Aşık Veysel’e bakın. Eşi başkasına aşık oluyor, Aşık Veysel bunu farkediyor, eşi evden kaçarken bohçasına lazım olur, bunalmasın diye gizlice para koyuyor.

Bir başka buruk aşk hikayesi de Dünya’nın Alp Dağlarından sonra en yüksek oksijen oranına sahip Kaz Dağlarındaki Hasan Boğuldu deresinde yaşanıyor. Hasan Boğuldu deresi yaşanmış hazin bir aşk hikayesinden ismini alıyor. Bu hikayeyi okuyunca içim burkuldu. Doğal güzellikleriyle insanı büyüleyen Kaz Dağlarındaki Hasan Boğuldu bölgesini, her gün yüzlerce yerli turist ziyaret ediyor.

Buradaki bir tabelaya da Hasan Boğuldu’nun hikayesini yazmışlar. Ben de bu hikayeyi not aldım:

“Hasan Boğuldu bir aşk hikayesini ve onun hazin sonunu anlatır. Obalı Emine’yle Ovalı Hasan’ın aşk hikayesidir. Hasan’la Emine birbirlerini severler. Ancak ikisinin de yaşayış tarzları birbirinden farklı olduğu için kavuşmaları zordur, ama yine de Emine’yi ailesinden ister. Oba geleneğinde ise Emine’nin Hasan’la evlenmesi için bir şart vardır. Hasan’ın köyden obaya kadar hiç dinlenmeden sırtında bir çuval tuz getirmesi gerekir. Hasan bunu kabul eder. Emine de Hasan’la birlikte gider. Hasan köyden bir çuval tuz alır ve yola koyulur. İlk zamanlarda zorlanmaz, ama güneşin ve yorgunluğun tesiriyle terler ve çuvaldaki tuzlar sırtını yakmaya başlar. Emine töreyi bozmamak için dinlenmesine izin vermez ve yardım etmez. Hasan bütün gücüyle tuz dolu çuvalı taşımaya çalışır. Ancak belirli bir süre sonra takatten düşer, tuz çuvalıyla yığılır kalır. Bunun üzerine Emine çuvalı alır yola devam eder. Hasan Emine’nin arkasından bağırır ve “Emine ben gelemedim, sen benim arkamdan gel.” der. Hasan’ı o günden sonra gören olmamıştır. Emine O’nun gömleğinin bir parçasını derenin kenarında bulur. Hasan’ın sesi sürekli Emine’nin kulağında çınlar, sürekli Emine’yi çağırır. Emine’nin durumu her gün daha da kötüleşir. En son dere kenarındaki bir ağaca Hasan’ın gömleği ile kendini asar.”

Yazar Sabahattin Ali de bu hikayeyi yazmış ve bu hikaye üzerine blr de şiir yazmış. Memleketimiz adeta bir acılar ülkesi; Sabahattın Ali’nin yaşam hikayesi de beni çok üzdü, bunu öğrenince bütün kitaplarını ve şiirlerini okumaya karar verdim.

Bu ülkede kadınlara yaşam hakkı tanınmadığı gibi, düşünen aydın insanlara yaşam hakkı tanınmıyor. Nazım Hikmet’e yapılanlar, Sabahattın Ali’nin de 41 yaşında en verimli çağında esrarengiz bir şekilde öldürülüşü çok acı verici. Sabahattin Ali çok güzel eserler yazmış, yaşadaydı kimbilir daha neler yazacaktı.

Sabahattin Ali’nin bu konuyla ilgili şiiri de burada yer alıyor:

“Hasan Boğuldu şiiri

Uzaklardan sesin aldım;

Çevreni derede buldum;

Nereye gittiğin bildim,

Hasan’ım arkandan geldim.

Sarı kahküllü, dal boylum;

Sarı benizli, ayva tüylüm;

Tatlı sözlü, melek huylum,

Hasan’ım arkandan geldim.

Köyden, obadan koğulan,

Duru sularda boğulan,

Toz köpük olup dağılan,

Hasan’ım arkandan geldim.

Sarp dağlara getirdiğim,

Kavuşmadan yitirdiğim,

Ak kefensiz yatırdığım,

Hasan’ım arkandan geldim.

Emine’yi yaslı eden,

Kerem olup, Aslı eden,

Dağı taşı sesli eden,

Hasan’ım arkandan geldim.“

Geçmişinde buruk aşk hikayeleri barındıran hüzün dolu memleketim, son yılllarda acımasız ve kadını kendi malı gibi gören erkek zihniyetinin iğrenç cinayetlerine sahne oluyor. Nereden nereye gelmişiz. Geçmişte sevdiği kadın için canını feda eden erkek, bugün vahşice öldürüyor.

YORUM EKLE