İŞ VAR. ÇALIŞAN YOK !

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bundan yaklaşık 3 yıl önceydi. Bir iş yeri engeli bir çalışan arıyormuş. Bana sordular bende evde oturan hafif engelli olan bir kızı önererek. Onunla konuşun o teklifinizi kabul eder demiştim. İşveren firmadaki arkadaşlar sende konuş bizde konuşalım demişti. neyse biz kızla irtibata geçtik ben tam senin yapabileceğin bir iş dedim. Kız çalışma konusunda kararsız kaldı ve bir aileme sorayım dedi.

1-2 gün içinde bize geri döndü. Ailem izin vermiyor dedi. Niye izin vermiyor diye sorduk? Ailesi: Sen çalışırsan bizim aldığımız bakım parası engelli maaşı kesilir, sen evde otur biz o parayı alıyoruz çalışmana gerek yok demişler ve kıza izin vermemişler. Peki dedim kıza sana devletin verdiği bu paralar yetiyor mu? Yani İhtiyaçlarını karşılaya biliyor musun? Hayır dedi. Tamam, işte sen bu işte çalışırsan daha çok para kazanacaksın. En önemlisi de bir şeyler ürettiğin için mutlu olacaksın dedim

Kız: dediklerin doğru ama ben bir devlet büyüğüne mektup yazdım bu paralar yetmiyor diye. o bu paraları artıracak dolayısıyla bana bakacak. Ben niye çalışayım demez mi? birazda kızarak sen evde otur çalışma ondan bundan para iste, Senin bir şeyler üretmeye, emeğinin karşılığını alıp mutlu olmaya niyetin yok. Deyip konuşmayı bitirdim. Şimdi bu arkadaş nerde ne yapıyor hiçbir fikrim yok eğer okuyorsa bu anlattıklarımı hatırlamıştır.

Bütün bunları size niye anlattığıma gelince bakın bu yaşadığım olayın ardından 3 yıl geçti ama üzülerek söylüyorum. Kafamızdaki bu mantığın değişmediğini görüyorum. Niye mi böyle diyorum. Geçtiğimiz hafta İstanbul’dan bir arkadaşım beni aradı. “ senin bildiğin İstanbul’da bizimle çalışabilecek engelli bir kişi var mı diye sordu ?” bende yok ama bir duyuru yapalım dedim ve tüm sosyal medya kaynaklarını kullanarak 2-3 gün durmadan çağrı yaptık. İlgili arkadaşlarımıza haber bıraktık. Buldunuz mu, diye merak ettiniz değil mi?

Valla az önce arkadaşımla konuştum bu paylaşımlar sonucu hiç geri dönen olmamış. Buda bize gösteriyor ki, engellilerin çalışması konusunda yanlış giden bir şeyler var ve bunları düzeltmek için kimse bir şey yapmıyor. Aslında farkındasınız değil mi? bu işleri el birliği ile bu hale getirdik. Engellenenleri ve ailelerini çalışmadan evde oturmaya el açarak birilerinden yardım istemeye biz alıştırdık. Bakım parasıymış, engelli maaşıymış bunlar gerçekten ihtiyacı olanlar yani çalışamayacak durumdakiler için iyi ama çalışabilecek durumda olan arkadaşlarımız için hiç iyi değil!

Bakın ben size bir örnek vereyim hiçbir canlıya evde baktınız mı? bilmiyorum ama bakanlar bilirler. Örneğin: sokakta yaşayan bir kedi yiyecek bulmak için avlanmak zorundadır. Fare, kuş ne bulursa avlar. aslında işin doğasıda budur. Bu kediyi eve alıp birkaç ay hazır yemek ve su verirsek yani mücadele etmeden karnını doyurmaya alıştırırsak tekrar sokağa bıraktığımızda avlanmak yerine hazır yemek arayan bir kedi görürüz.

İşte bence tamda böyle oluyor. Bu anlamda uygulanan yanlış politikalar, verilen engelli maaşları ve bakım paraları çalışabilecek engelli bireylerin evde oturmasına neden oluyor. Gerçi baktığınızda bu paralar günümüzde engelli bireylerin ihtiyacına cevap vermiyor ama yine de insanları tembelliğe ve hazıra alıştırdığı için engelli bireylerin çoğu çalışmak istemiyor. Şimdilerde buna Engelli bireylerin anneleri de katılmış durumda “ ben bakım parası alıyorum diye evde oturan çok Annemiz var.”

Şimdi beni sakın yanlış anlamayın, bakın tekrar söylüyorum “ bakım parası engelli maaşı vermeyelim demiyorum. Tabi ki verelim ama sadece çalışamayacak durumda olanlara, çalışabilecek durumda olanlar içinse iş imkânlarını çoğaltalım. İnsanları evde oturmaya değil çalışmaya teşvik edelim. Sadece balık yemeği değil, balık tutmayı öğretelim ve herkesin kafasına Engellenen bireylerin bakıma muhtaç varlıklar olmadığını. Eğer isterlerse kendi kendilerine bakabilir hale gelebileceği görüşünü yerleştirelim. “

Evet, biliyorum bu dediğim bakış açısı ve düşünce bazılarının hoşuna gitmeyecek ama unutmayalım ki çalışmadan, üretmeden sadece tüketime dayalı bu düzen ne insanları mutlu eder, nede ülkeyi ileriye götürür. Eğer anlatmaya çalıştığım şeyleri yapabilir insanları çalışmaya teşvik edersek yanlış giden birçok şeyin kendiliğinden düzeldiğini göreceğiz.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

YORUM EKLE

banner133

banner129