KARANLIKLA AYDINLIĞIN SAVAŞI


İnsanoğlu yüzyıllardır fikir mücadeleleri ile savaşıp duruyor. Zaman zaman zalimler ve cahiller galip gelse de, sonunda her zaman doğruluk ve aydınlık kazanmış.

Yaşadığımız Dünya bu yüzden ne acılara sahne olmuş, nice insanlar işkence görmüş, nice canlar gitmiş.

Tarihi olayları okuduğumuzda insan hayretler içinde kalıyor. Savaşlar yüzünden kim bilir ne kadar insan sakat kaldı ve hayatını kaybetti. Bugüne kadar Dünya ülkelerinin yaptığı savaşlarda ölenlerin sayısı kim bilir kaç milyarı bulmuştur?

Hele Türklerin tarih sahnesine çıktığı zamanlardan bugüne kadar uğradıkları zulümler nedeniyle öyle çok kayıplar vermişiz ki, bunların sayısı bile milyarları bulabilir. Nice nesillerimizi savaşlarda yitirmişiz. Çanakkale Savaşında okumuş neslimiz adeta yok olmuş, tıp fakültesi o yıl mezun verememiş.

Bu acılar hep ülkeleri idare eden çapsız ve ileriyi göremeyen yöneticiler yüzünden yaşanmış ve yaşanıyor.

Kurtuluş Savaşında Atatürk ve arkadaşları yedi düvele karşı savaş verirken, bugün yeniden iyice hortlayan kara düşünceli ortaçağ kafalı karanlık tipler, kızlarımıza, kadınlarımıza tecavüz edilirken Yunanlılara ve İngilizlere yardım ediyorlardı. Şimdi de bu vatan hainlerinin torunları hiç utanmadan “Keşke Yunan galip gelseydi.” diyebiliyorlar. Bu Atatürk düşmanları tarihçi sıfatıyla en üst mertebede kendilerine yer bulabiliyorlar.

Okumuş Araplar bile bugün televizyon programlarında “Bizim kurtulabilmemiz için bize bir Atatürk lazım.” diye konuşuyorlar. Bilimden, sanattan tamamen uzaklaşmış İslam ülkelerinin hangisinde insanlık yararına bir buluş gerçekleşmiş? Bir sanat eseri mi yapmışlar? Bir tane Dünya çapında bir edebiyat eseri mi, bir resim, bir müzik mi ortaya koymuşlar. Herşey günah diyerek, insanlara da yaşamı zehir ediyorlar.

Kendilerine gelince hırsızlık, yalancılık, entrika, KPSS ve ÖSYM sorularını çalmak, her türlü kul hakkını yemek serbest. Milleti dinden soğuttular. Bunların yaptıklarını görünce “Bunlar Müslümansa ben değilim.” diyor pek çok kişi.

Hele bir de saçma sapan uydurma yalanlarla Atatürk’e dil uzatmaları yok mu, buna katlanamıyorum işte. Sözde tarihçi bu adamlar, hiç kitap okumuyorlar mı? Dünya’da hakkında en çok kitap yazılan kişidir Atatürk. Yabancı yazarların yazdıklarını, tarihi belgeleri okusunlar. Türk kanı taşıyan bir insan kendi Ata’sına böyle iftira ve karalama yapar mı? Ayıptır, tarih bunları ibret belgesi olarak yazacak. Çocukları ve torunları da bu adamlardan utanacak.

Bunları niye yapıyorlar dersiniz?Tamamen kendi çıkarları için. Tarikat şeyhlerine bir bakın, hepsi lüks içinde yaşıyor. Düşünme yeteneğini kaybettirdikleri müritleri sayesinde imparator gibi yaşıyorlar. Bu devirde hala tarikatlar, cemaatler ülkede cirit atıyorsa düşünmek lazım. Atatürk boşuna “ Türkiye şeyhler, tarikatlar, müritler ülkesi olamaz.” dememiş. İşte bu ülkeyi ortaçağ zihniyetine teslim etmek isteyen bu sahtekarların Atatürk’e düşmanlıkları buradan geliyor.

 

Okumayan bir toplum olduğumuz için gerçeklerden haberimiz yok. O yüzden bu sahtekar ve yalancıların sözlerine inanıyor bazılarımız.

Bu geri kafalı insanların yüzünden ülkemiz zaman ve enerji kaybediyor. Nasıl olsa kazanamayacaklar, ama yersiz, mantıksız tartışmalar sinirlerimizi bozuyor. Biz bu adamların saçma sapan fikirlerine katlanmak zorunda mıyız diye düşünmeden edemiyoruz. Bunların yerine bilimle, sanatla, ileri teknoloji ile uğraşsak, bunları tartışsak. Gelişmiş ülkeler yapay zekayı, uzayı konuşurken, biz bütün gelişmişlik endekslerinde hızla tepe taklak düşerek son  sıralara doğru geriliyoruz. Yakında Uganda, Somali gibi ülkeler düzeyine düşeceğiz.

Deniz feneri gibi bir sürü dernek aracılığıyla, insanların dini ve vicdani duygularını sömüren bu yaratıkların topladıkları paraları nasıl kendi çıkarları için kullandıkları ortaya çıkmadı mı? Hala da insanlarımızın saf ve temiz duygularını istismar etmeye devam ediyorlar. Yurt dışında ve özellikle de Almanya’da yaşayan Türkler, vatan hasreti çekerken ne kadar çok paralarını dolandırmadılar mı? Hepsi de insanların dini duygularını istismar ettiler.

Bütün bunlar karanlıkla aydınlığın savaşı aslında. Karanlığın kazanmasına imkan yok. Tarih boyunca bu hep böyle olmuş. Yoksa medeniyet böyle ilerler miydi? Aydınlık kazandığı için uygarlık gelişiyor. Yoksa biz hala taş devrinde falan yaşıyor olurduk.

YORUM EKLE

banner133

banner129