gaziantep türbanlı escort mobil onay

izmir escort takipci satin al izmir escort pendikescort

KIBRIS GAZİSİ AHMET ŞERAFETTİN YAMANER “1974 ÖNCESİ VE SONRASI KIBRIS”I YAZARAK KİTAPLAŞTIRDI - 1

    Bolu’muzun çok başarılı işadamlarından, Yamaner Kuyumculuk firmasının kurucularından olan Emekli Binbaşı Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, onurlu geçmişine, şimdi de Kıbrıs’la ilgili yaşadıklarını anlatarak yeni bir onur ilave etti.

      Ahmet Şerafettin Bey bu kitapla,  başarılarla dolu yaşamında, pek çoğumuzun detaylarını hiç bilmediği Kıbrıs’la ilgili ve 1974 yılında yapılan harekatla ilgili anılarını ve fikirlerini anlatarak tarihe de not düşmüş oldu. Eminim pek çok araştırmacı yaşanan bu gerçek olayları okuyarak ve inceleyerek, yeni kitaplar yazacak ve gerçek tarihe ışık tutacaklardır.

     Ne yazık ki ortada yaşanan onca acı, onca belge ve onca tanık olmasına rağmen, Çanakkale Savaşları’nda ve Kurtuluş Savaşları’nda hala “Yunan kazansaydı” diyebilen sahte tarihçiler ortaya çıkabilmiştir. Üzücü olan bu soysuzlara inanan insanların olması. Bu savaşlarda destan yazılmıştır, Dünya’nın tarihi ve ülkelerin sınırları değişmiştir. Bu bakımdan böyle gerçek kahramanların birebir yaşadıkları olayları anlatan kitapların yazılması çok çok önemli ve değerlidir.

     Tarihi anı kitaplarının ve başarı hikayelerinin yazıldığı kitapları okumayı çok seviyorum. Herkese de bu kitapları okumalarını tavsiye ediyorum. İçlerinde ders niteliğinde inanılmaz hikayeler oluyor.

    Bu bakımdan Şerafettin Bey’in yazdığı kitabı da büyük bir ilgiyle okudum ve çok duygulandım. Kıbrıs’la ilgili öyle hayret verici ve bilinmeyen olaylar var ki, Türkiye için ne kadar hayati konular olduğunu anlıyorsunuz. Kendim de okuyan biri olmama ve Kıbrıs Barış Harekatı’nın benim yaşadığım dönemde olmasına rağmen, Kıbrıs’la ilgili ne kadar az bilgi sahibi olduğumu gördüm.

     Gençlerimizin bu tarihi olayları ve bu olaylar nedeniyle Ülkemizi bekleyen tehlikeleri bilmeleri gerekir. Şerafettin Bey de özellikle Kıbrıs’ın Türkiye için önemini belirterek, oluşabilecek tehlikeleri anlatmış.

      Bolu’lu bir kahraman olan-bu da bizim ayrı bir gururumuzdur-Şerafettin Bey’in bu kitabından, ben de sizlere kendimce çok ilginç bulduğum yaşanan olaylardan alıntılar yaparak anlatmaya çalışacağım.

     Şerafettin Bey’i yıllardır tanırım, banka müdürlüğüm döneminde işimiz gereği başarılı ve saygın bir işadamı olması nedeniyle, bankamıza müşteri yapabilmek amacıyla ziyaretler yapardım. Şerafettin Bey, her zaman çok zarif bir şekilde karşılar ve insana kendisini değerli hissettirirdi. O yüzden Şerafettin Bey’in yanına mutlu gider, mutlu dönerdim.

    Şerafettin Bey, Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı’nın uzun yıllar Genel Sekreterliğini yaptı. Şu anda da bu Vakfın yönetim kurulu üyesidir. Ben de bu Vakfın üyesiyim ve ayrıca BKTV’nın Türk Sanat Müziği Topluluğu üyelerinden biriyim. Şerafettin Bey, bütün konserlerimize kocaman bir baklava tepsisiyle gelir, hiç bir konserimizi kaçırmaz, her konserimizi çok severek izlerdi. Halen de konserlerimizi eşi Hayriye Hanım’la birlikte gelir ve konser sonrası saz üstatlarını ve koristleri tek tek tebrik eder. Bütün topluluk üyelerine özel olarak müzik notası şeklinde çok şık yaka iğnesi yaptırdı. Bu iğneleri her konserde yakamıza gururla takarız. Şerafettin Bey, müzik çalışmalarımızda her zaman bize moral verir, destek olur, sorunlarımızı Valilik ve Belediye katında çözmeye çalışır. Bu vesile buradan kendisine koromuz adına çok teşekkür ediyorum.

    Şerafettin Bey, kitabını “Bu kitap ücretsizdir. Para ile satılmaz” diyerek kendi imkanları ile Mart /2019 ayında bastırmış. Kitabın Sunuş kısmında da “Eşim ve oğullarım Kıbrıs’ta önemli görevlerde bulunduğumu, edindiğim bilgi, belge, tecrübelerin kayıt altına alınarak gelecek nesillere aktarılması gerektiğini söylediler.” ve “Kıbrıs’ın jeopolitik, stratejik önemini, Rum mezalimini gençlere anlatmak gerekirdi.” diyerek kitap yazmaktaki amacını anlatmış. Bana göre bunu bir nevi memleket hizmeti olarak görmüş ve çok da iyi etmiş, geleceğe silinmez bir hizmet ve iz bırakmış oldu.

    Oysa bu kitap para ile satılsa, Türkiye’deki bütün kitapçılarda bulunsa ve gelirini de Başkanı olduğu Türkiye Emekli Subaylar Derneği Bolu Şubesi’ne bıraksaydı, diye düşünüyorum. Kitap okundukça talep olacak ve ikinci basımına ihtiyaç olacaktır bence.

    ..../.

     Haftaya devam edeceğim.

YORUM EKLE

banner133