KIBRIS GAZİSİ AHMET ŞERAFETTIN YAMANER “1974 ÖNCESİ VE SONRASI KIBRIS”I YAZARAK KİTAPLAŞTIRDI - SON

Geçen haftadan devam ediyorum.

.../.

Ahmet Bey, kitapta çok detaylı bir şekilde Kıbrıslı Türklerden ve Türkiye’den giden askerlerimizden ne kadar şehit verdiğimizi yazmış. Hatta Kıbrıs Barış Harekatında şehit olan askerlerimizin tek tek isimlerini ve hangi şehirden olduklarını da listelemiş. Buna göre, harekata 37.567 askerimiz katılmış ve 498 şehit vermişiz. Bu şehitlerimizin  35’i subay, 41’i astsubay, 421’i erbaş ve er, 1’i sivil işçiymiş. Bu şehitlerimizden 58’i kayıpmış. Bolu’dan da 614 kişi savaşa iştirak etmiş, 7 de şehidimiz varmış.

Böyle zamanlarda haberler de çok sağlıklı olmuyor tabi. Şehit haberleri gelirken Ahmet Bey’in de şehit olduğu yolunda ailesine ve eşine haber gidiyor. Bu haberi alan eşi Hayriye Hanımın saçları 26 yaşında bembeyaz oluyor. Bunu kitaptan öğrenince içim burkuldu. Düşünün nice ailede ne acılar yaşanmış...

1856 Kıbrıslı soydaşımız da Kıbrıs Barış Harekatında şehit olmuş. Daha önce verdiğimiz şehitler de dikkate alındığında, tıpkı Türkiye gibi Kıbrıs’ın da her karış toprağında şehit kanı var. Hangi millet vatanı ve toprağı için bu kadar şehit vermiştir acaba? İşte bu yüzden bizim topraklarımız kutsaldır, işte bu yüzden gözümüz gibi korumamız gerekmektedir. Nasıl atalarımız canlarını ortaya koyup, kanlarını döktülerse, biz de gelecek kuşaklara bu emaneti çocuklarımıza teslim etmeli ve bu toprakların ne çilelerle korunduğunu anlatmalıyız.

Ahmet Bey kitabında, Rumların çocuklarını Türk düşmanlığı ile yetiştirdiklerini ve ders kitaplarının Türk düşmanlığı İle dolu olduğunu ve kiliselerde Türk öldürmenin sevap olduğunun işlendiğini yazıyor. Öyle ki 1973 yılında Kıbrıs Rum Televizyonunda ilkokullar bilgi yarışmasında ilkokul çocuğu kendisine sorulan “İsa’yı kim öldürdü?” sorusuna “Türkler” diye cevap vermiş.

Yunanlılar düşmanlıkta sınır tanımıyorlar ve ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Yunanistan’da bile şehir içlerine ve yol kenarlarına Kıbrıs haritalarının bulunduğu tabelalar koyarak, bu haritalara Kıbrıs Türk kesiminden Rum kesimine kanların aktığını resmetmişler. Ahmet Bey bu tabelaları, komşularımızla iyi geçinmek isteğimizden ve en büyük komutanımız Atatürk’ün “ Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü dile getirerek görmek istemediğini belirtiyor.

Devlet yetkililerinin bunları görüşerek kaldırtması gerekir. Bizim ülkemizde hiç böyle düşmanlık yapılmıyor.

Ahmet Bey, Kıbrıs Barış Harekatının, Kıbrıslı soydaşlarımızın yaşadığı acıları dindirmek ve bir oldu bitti darbe ile Kıbrıs’ı Yunanistan’a ilhak etmek isteyen Rum ve Yunanlılara karşı yapılan bir kahramanlık destanı olduğunu anlatıyor. Bu harekattan sonra Kıbrıs’ta kan dökülmüyor ve bugün soydaşlarımız orada huzur içinde yaşamlarını sürdürüyorlar.

Bu başarıda 1974 yılında Başbakan olan Bülent Ecevit’in mükemmel ve kararlı tutumu, harekat başladığında radyodan yaptığı konuşma hepimizin hafızalarına kazınmış durumda. Bütün dünyaya “Biz aslında savaş için değil, Barış için yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için Ada’ya gidiyoruz.” demesi tarihe düşülmüş en barışçıl mesajlardan biri ve bu mesaj ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.

Harekat sırasında bir Türk tankının Rumlar’ın kuş bile geçemez dedikleri Beşparmak Dağlarının zirvesine kadar tırmanıp, orada kalması inanılır gibi değil. Masal gibi, efsane gibi bir şey. Bu olayı Ahmet Bey, çok güzel anlatmış:

“Birliğin komutanı, tankın sürücüsü kahraman askere; “Evladım, bu tankı buraya nasıl çıkardın?” diye sorunca asker, “Komutanım, o anda gözlerimin  önünde engelsiz düz bir yol göründü. Rumlar kaçıyordu. Ateş ederek buraya kadar çıktım.”

Komutan Mehmetçiğe emreder, “Tankı indir” Er cevap verir, “O Yolu görmeden nasıl indireyim komutanım?”

O tank hala dağın zirvesinde durmaktadır. Bu bir destandır. Dilden dile, gönülden gönüle ulaştırılacak bir destandır.”

Şimdi yerli yabancı turistler bu tankı görmek için Beşparmak Dağlarının zirvesine gidiyorlarmış.

Harekat sırasında yapılan hatalar da var tabi. Kocatepe Muhribi’nin kendi uçaklarımız tarafından vurulması ve 57 denizcimizin şehit oluşu yürekleri dağlıyor. Yunanlılar da böyle bir hatayla bu harekat sırasında kendi uçaklarını düşürmüşler. O sıradaki can pazarını hayal bile etmek istemiyorum. Böyle şeyler savaş sırasında oluyor demek ki. Disiplini ve kahramanlıklarıyla ün yapmış ordumuzda böyle hataların olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Ahmet Bey  kitabında pek çok anısına da yer vermiş. Kitap yazmaya karar verdiğinde ortaokuldan ve mahalleden arkadaşı Özcan Özdemir ile 3. defa 2017 yılında Kıbrıs’a gitmiş. Şehit olan askerler ve arkadaşları ile yaşadığı yerleri görmüş, notlar almış 45 yıl sonra nelerin değiştiğini görerek çok duygulanmış. 1974 yılında 10 yaşında olanların, bugün 55 yaşına geldiğini, o zaman yaşananların gelecek nesillere aktarılarak, bizim için hayati öneme sahip Kıbrıs’a sahip çıkmamız gerektiğini çok güzel anlatmış.

Elinize sağlık Gazi Ahmet Şerafettın Yamaner. 1974 yılında vatan için canınızı ortaya koyarak yaptığınız kahramanlıklar için ve bugün yine bu kitabı yazarak gelecek nesillere ve bizlere Kıbrıs’ın önemini anlattığınız  için sonsuz teşekkürler.

Bu kitapla vatana tarihi ve ilmi yeni bir hizmet yaptınız. Bizler de Bolu’dan böyle bir kahraman olarak çıkmanızdan ve sizi tanımaktan gurur duyuyoruz. İyi ki varsınız...

YORUM EKLE
YORUMLAR
İRFAN ÖZDEMİR
İRFAN ÖZDEMİR - 2 ay Önce

Bilgi edindik•Teşekkür ederim:

banner133