KOŞULLARIN SESİ

                                   

               Sayın Okuyucular, bu günkü yazımın konusu- görüldüğü gibi” koşulların  sesi”. Gizemli bir başlık. Sihirli kutuyu açalım bakalım ne çıkacak.                   Kriter başlıklı bir yazımda herkes bir yargıçtır,Ahmet Mehmet’i Mehmet Ahmet’i       yargılar ve hüküm verir,hüküm dışa yansıtılmazsa kanaat olur,dışa yansıtılırsa dedi-kodu olur demiştim.İşte buradan hareketle diyorum ki herhangi bir konuda hüküm kurulurken(ahkam kesilirken) KOŞULLARIN(şartların) göz önünde bulundurulması gerekir. İşte o zaman  hüküm ADİL olur,eğer koşullar göz önünde bulundurulmadan hüküm kurulursa o hükme “peşin hüküm” denir ki bu hüküm çoğu kez  malul(sakat)l olabilir.Sakat olan hüküm ise hakimi(hükmedeni)VEBAL(günah)atında bırakır.  Konuyu biraz daha açarsak Mecellede, hakime(karar verene,hükmedene yani herkese) çok güzel bir yol gösterilmektedir. Orada ne deniliyor? “Zaruret  yasakları mubah kılar”. Günümüzde  mecelledeki bu işaret fişeğinden onu MÜCBİR SEBEP olarak tanımlayıp  hayatın her alanında yararlanabiliyoruz.  Bu kural günahı,hatayı,  suçu, hak kaybını ortadan kaldırır veya hafifletir. Örnek; Kovid-19 nedeni ile bir süre  cuma namazlarının eda edilemediğini, camilerin kapatıldığını, hacca gitmenin bile  yasaklandığını biliyoruz.Peki o dönemde cuma namazımızı  eda edemediğimiz için  GÜNAH mı işledik, hayır.Neden? Çünkü “yine bana döneceksiniz” diyen Allah’ın emaneti olan bizlerin sağlığını korumak ZARURETİ söz konusu oldu.  (Tabii ki takdir Allah’ındır.)  Şimdi ben AKP nin iktidarı döneminde Cuma namazları yasaklandı, camiler kapatıldı, hacca gitmek yasaklandı dersem ne olur? “ KOŞULLARI(şartları) göz önünde bulundurmadan hüküm kurmuş olurum ki bu  durum VEBAL içerir yani ben VEBAL altında kalırım.İşte ben de  buradan hareketle diyorum ki  1.Dünya savaşından, 1. ve 2.Balkan savaşlarından,Çanakkale savaşından,Sakaya,1. ve 2.İnönü savaşlarından, başkumandanlık meydan  muharebesinden çıkmış  ZARURET içinde olan bir devletin yöneticilerinin- aslı yok ama velev ki aslı olsa bile- o koşulları göz önünde bulundurmadan- onlar-CHP yi kast ederek- “camileri ahır yaptılar” yönündeki hükmün-iddianın” büyük bir  VEBAL-GÜNAH içerdiğini düşünüyorum.Benim yukarıdan beri açıklamaya çalıştığım tespitlerimden sonra geldiğim nokta burasıdır.

                    Bu düşünceme henüz katılmayanları var sayarak konunun daha iyi anlaşılabilmesi için TCK.dan da örnekler verelim;Örneğin 81.maddede “ kasten insan öldürmenin cezası MÜEBBET  hapistir” denilmektedir. Önüne kasten insan öldüren bir sanık geldiğinde yargıç “koşulları araştırıp irdelemeden” hemen MÜEBBET hapis cezası (HÜKMÜ)verir mi?Tabii ki hayır. Ne yapacak, önce TCK  61.maddesinde tadat edilen kriterleri (sayılan hususları) dikkate alacak,alması da gerekir.  Peki nelermiş o kriterler  bir bakalım; Maddede ”Hakim, somut(gerçek) olayda suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, failin güttüğü amaç ve  saiki  göz önünde bulundurarak cezanın alt ve üst sınırını belirler” denildikten sonra, teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenlerini uygulayarak sonuç cezayı belirler” denilmektedir. Görüldüğü gibi yargıçlar da KOŞULLARA GÖRE  karar verirler, vermeleri gerekir.Aksi halde karar  maluldür(sakattır) ve  VEBAL(günah) ile yüklüdür.Esasen Yaradan’ımız kullarını  vebalden (günahtan)uzak kalmaları için “adalet” hususunda Ayet bile indirmiştir.  NİSA  SURE’sinin 58.Ayet’inde Allah, “insanlar arasında hükmettiğiniz zaman ADALETLE hükmetmenizi emreder” demiyor mu? diyor.

           O halde-her insan bir yargıçtır dedik ya- herkesin yapması  gereken iş nedir? Onun-bunun değil Allah’ın hoşnutluğunu kazanabilmek için ADALETLE hükmetmektir,kararları KOŞULLARIN SESİ olmalıdır.

           Ninemin söylediği gibi  ben söyledim, benden günah gitti

           Sayın okuyucular,bir yerde okumuştum,deniliyor ki; ey ihtiyarlar,paran varsa oğlunun yanında kal,gücün kuvvetin varsa kızının yanında kal,aklın varsa kendi evinde kal.İşte ben de birazcık kalan aklımı kullanarak- çocuklarımın itirazlarına rağmen- tek başıma EVDE   KAL’ ıyorum, boş kalınca yazı yazıyorum,sürçü lisan ettikse affola.

          Hoşça kalın 08/10/2020

                                                                                  AV.İLHAMİ CANDEMİR           

                  

YORUM EKLE

banner128