banner133

banner128

banner120
10 Aralık 2018 Pazartesi

NEREDE KADIN HAKLARI?

06 Aralık 2018, 11:45
Bu makale 392 kez okundu
NEREDE KADIN HAKLARI?
ERDAL TANRIVERDİ
5 Aralık 1934’te Atatürk, bir kez daha tüm dünyaya örnek olacak bir karara öncülük ederek kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkı için harekete geçmiş ve Seçim Kanunu’nda yapılan değişiklik ile bundan tam 84 yıl önce kadınlar, en demokratik haklarına kavuşturmuştur.
Atatürk Devrimleri’nin en önemlilerinden birisinin, “Kadınlara Seçme Ve Seçilme Hakkı” tanınmasının yıl dönümünü kutladık. 5 Aralık 1934'de Anayasa ve Seçim Kanunu'nda yapılan yasa değişikliği ile kadınların ilk kez oy kullanmasının ve aday olabilmesinin önü açıldı. Türkiye, Fransa ve İtalya’dan 11, Romanya’dan 12, Bulgaristan’dan 13, Belçika’dan 14, İsviçre’den ise 36 yıl önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımış. 84 yıl önce kadınlara tanınan bu haklar günümüzde siyasilerin yazılı ve görsel basından sadece o günlerde kadın hakları mesajları yayınlama yarışına girdikleri birgün olduğu gün gibi ortada.
Atatürk Devrimleri en önemlilerinden birisi olan kadınlara şeçme ve şeçilme hakkını kutladığımız şu günlerde gündeme gelen hatta gündemden hiç düşmeyen konu kadına şiddet diyebilirim.
Medya olsun, ülkemiz insanı olsun hep kadına şiddet olaylarını dile getirmiş, fakat bunun temel sebebini araştırmada bir hayli eksik kalmıştır.
Peki bu sorunun sebebi ve kaynağı ne olabilir?
Aslında birden fazla sebebi var. Çevre, aile ve eğitim ilk sıralarda yer alıyor.
Şiddet uygulayan insanların da masum bir çocukken nasıl bir canavara dönüştüğünü sorgulamak gerek en başta. Aslında ilk olarak çocuğu, çocuğun psikolojisi ve eğitimini sorgulamak gerek.
Eğitim dediysem okuldaki eğitim bir yana aile içindeki eğitimden bahsediyorum.
Bir çocuğun eğitimi ailede başlar. Ailenin düşünce yapısı, gelenek ve göreneği neyse çocuk da bunlara göre şekillenir.
Çocuklar anne ve babalarını, onlara en yakın büyüklerini rol model olarak görür ve onlar ne yaparsa onu yapmaya çalışır. Bir anlamda ailenin aynası olur o çocuk.
Ne yazık ki aileler bu konuda yeterli bilgiye ve farkındalığa sahip değil. Aileler çocuklarına koydukları kurallara uymasını isterken koyulan kuralları ilk ihlal eden taraf oluyor. Bu da imamın, dediğimi yapın fakat yaptığımı yapmayın, lafının yansıması oluyor.
Bir ailede şiddet uygulanıyorsa bu ailenin çocuklarının ilerde psikolojik açıdan sorunlu bireyler olma eğilimi artıyor. 
Şiddetse bu eğilimin acı sonuçlarından sadece biri oluyor.
Olaya farklı bir açıdan bakacak olursak toplumumuz ataerkil bir yapıya sahip olup erkeklerin üstünlüğü esasına dayanır. Kadın da bu yapı içinde kendine biçilen rolü benimsemiş ve kabul etmiştir. Buraya kadar bir sorun yok. Fakat geleneklerin ve toplumun düşünce yapısının, bu sosyal düzeni nasıl algıladığı hususunda sorunumuz başlıyor. Aslında cinsel ayrıma dönüştürülüp erkeklerin üstün görüldüğü bir düzen haline getiriliyor. 
Bu düşünceye sahip, istediği şeyi elde edemeyince saldırganlaşan, kadının düşüncesine ve haklarına saygısı olmayan, bunalımlı insanların acziyeti oluyor kadına şiddet. Şimdi soruyorum: Nerede kaldı kadın hakları? Sonuç, kadın hakları gününde gündemden hiç düşmeyen kadına şiddet haberlerine yer veriliyor medyada. Tüm kadınların kadın hakları günü kutlu olsun... 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    GAZETE MANŞETLERİ
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    ARŞİV
    banner82

    banner129