Nereniz ağrıyorsa canınız oradan çıkıyor hissedersiniz ya…

Merhaba güzel yürekli okuyucular; önceki yazılarımı takip edenler pazarda düşüşümü hatırlayacaklardır. Üzerinden üç hafta kadar süre geçti, dizim gayet iyiydi derken adeta içinden çivi çıkarcasına bir acıyla hastanenin yolunu tuttum. Mr sonucu, raporda kıkırdak doku dejenerasyonu ve bilumum tıbbi terimlerle oluşan hasarlar açıklanmış… Yeni deneyimler elde etme zamanı diyerek; hekimin önerdiği ve niyeyse devletin karşılamadığı medikal malzemeleri hemen aldım. Siz siz olun böyle bir durumda ilk gördüğünüz medikal malzemeciden almayıp, dişinizi sıkın dolaşın… Yoksa akılsız başın cezasını cüzdanınız çeker. Ne derler kimse yoğurdum ekşi demez… Bu destek ürünlerin muhtemelen en çok kâr getirenlerini satıyorlar ne de olsa onlar da kira, vergi vs çıkarıp, evlerini geçindirme derdindeler…

Toplu taşımayla gittiğim hastaneden yorgunluk ve acıyla taksiyle dönmeye kalktığımda, bindiğim aracın sürücüsü at yarışı dinliyordu… malum hastane önü taksisiyseniz; insan biraz hasta halinden anlayarak daha itinalı kullanmanızı bekliyor… İki sollama ve ani fren sonrası; sanırım araç kirası ödüyorsunuz yoksa bu denli hem aracınızı hem yolcunuzu zorlayıcı kullanmazdınız, e tabii bir de at yarışı oynuyorsanız kelle koltukta sürmenizi anlayabiliyorum da; hani insanlar kıt kanaat geçinir ancak hiçbir şeylerinden eksik kalmaz oldukları günler vardı, geçim sıkıntısını, hayat koşullarına göre yaşayarak dengelerlerdi şeklinde çenemi açınca, sürücü kendini haklı çıkarmak için siyasete veryansın etmeye başladı… Yirmi, otuz, kırk sene önce böyle değildi diye bugünkü koşullara suçu yükleyen sözlerine; o zaman da siz de ben de daha gençtik, pek bir şeyden anlamadığımız zamanlardı ayrıca, anneniz evi kıt kanaat geçindirirken eminim pazar toplanırken gidip alışverişi ucuza getirmeyi düşünür, babanız da at yarışı filan oynayarak evin rızkını kesmezdi deyince adam sus pus oluverdi… Çok şükür kazasız eve varabildim.

Aldığım medikal ürünler ve ilaçların sayesinde iki gün sonra daha iyi hissediyordum… Ancak dizlik bir yandan dizime iyi gelirken, diğer yandan yanlardan kesiyordu, bir başka medikalciye gidip sorasım tuttu, ürün doğru ancak kalitesi sebebiyle sıkıntılı, bir yüksek kalitelisini on lira farkla görünce kendime kızdım… Sonuçta her konuda olduğu gibi bu alanda da iyice araştırıp öyle karar vermek gerekiyorken, can acısıyla doğru düşünemeyen bendim. Üzücü olan ise; her konuda başkalarını suçlamak ve kendi yaptığını fark etmemek… Kimi kişi mesleğin gereğini hakkıyla yerine getirmezken, her konuda tepedekileri suçlarken, ülkemizde, neredeyse kendi vatandaşlarımız kadar göçmen iş ararken ve çok daha ucuza çalıştıkları için; kendi vatandaşlarımız iş bulsa dahi olması gerekenin çok altında ücretler alırken, herkes işte kendince günü kurtarmaya çalışıyor. Herkesin kendine ait geçmişten taşıdığı, şimdide yoğunlaştırdığı sorunları bolca…

Bu mübarek ayda, benim gibi sabah akşam iğne olması gerekenler, sağlık sebepleri dolayısıyla sık sık yemek yemesi gerekenler, sık sık su içmesi gerekenlerle dolu sokaklar… Ve sağlıkları yerinde gibi çalışmaya gidiyorlar, bir müesseseye girdiğinizde asık suratlı veya kaba davranan birini görünce hemen ne suratsız, işi var şükredeceğine, lanet ederek çalışıyor diye ayıplar, yargılarsanız lütfen hatırlayın. Hastanede sizi muayene eden doktor, iğnenizi yapan hemşire de aile sahibi, evinde hasta annesi veya evladını bırakarak mesaiye geliyor ve öyle kolay değildir, evi evde bırakmak, hoş siz zaten ne kadar gayret etseniz de, telefonlarla her an her yerdeki sorunlar yanı başınızda gibidir… Eliniz kolunuz bağlıdır, mesainiz varsa, kaç defa hangi sebeplerle izin almanıza müsamaha gösterilebilir? Dolayısıyla sadece insan olabilmeyi hatırlayalım, her birimizin türlü sıkıntıları olabilir. Birbirimizi daha da huzursuz etmeyelim, yağmurda koşan da yürüyen kadar ıslanır derler. Vicdanlı olalım. Mübarek ay bitsin de bayramda nereye tatile kaçalım noktasında yaşamayı öğreten kâr zarar hesabından arınalım. Herkesin en yüksek hayrına şifasına erebildiği bir ay diliyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Nursel Önder
Nursel Önder - 4 ay Önce

Nafiye’cim önce çok geçmişler olsun.Yine olayı güzel özetlemişsin .Ülkede iş bulmak zor, işi olup çalışmak zor, konuşmak her yerde her yerde zor. Sanıyorum vücutlarımıza gereken özeni göstermemişiz. Dileğim kimseye yük olmadan hayata devam edebildim. Yazıların mükemmel.Sağlıcakla kal .

banner133

banner129