seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

ÖNLEM ALMAK

Bizim nesil teknolojinin hızla ilerleyerek, her türlü bilgiye ulaşmanın kolaylaşmaya başladığı, ara çağa sıkışmış bir nesil… Kimimilerimiz bir kısım instagram, facebook, google , akıllı telefon uygulamalarına uyumlanabildik… Bankalarda otomatik ödemeler, eft gibi hayatımızı kolaylaştırsa da öğrenene kadar akla karayı seçtiğimiz uzun iban numaraları hayatımıza eklendi… Bilmediğimiz veya kestirme olan, trafikte sorun dolayısıyla kapanmış yolları takip ederek, direksiyonda eskisi gibi ter dökmekten de kurtulduk denilebilir.

Bu kolaylaştırıcıların zihinsel ve fiziksel reflekslerimizle katkısı olmadığı gibi; aksine bireyin belki de kendi kapasitesini zorlamadığından, yardımsız hareket edebilmenin zorlaştığını fark ediyorum.

Büyük şehirlerde, alt yapı çalışmaları ne denli çalışılırsa çalışılsın, sürekli kalabalıklaşmayla yetersiz kalabiliyor. Örneğin; kendince sebeplerle bir köpek edinmiş kişi, yağmurda köpeğini dolaştırmaya çıktığında, hiç aklına gelmeyen bir durumla karşılaşabiliyor… Köpek bir anda düşüp, ölüyor… Sebebi? Elektrik çarpması!..  Kaldırımda yürürken elektrik nasıl çarpar? Köpeği taşımak üzere dokunan iki kişi de titriyor… O an olayın şokuyla, şebeke servisi ve polis aranıyor… Olayın gidişatını yazmayayım… Teknoloji ilerliyor, medeniyet ilerliyor… Biz bu ilerlemelere ne kadar ayak uydurabiliyoruz? Tüketim çılgınlığında, kredi kartlarıyla birkaç ay önden yaşamaktayız…

Yağmurda ayağımızda lastik tabanlı ayakkabılarımız, çizmelerimiz var…  Tabii sokaklarda ayağında yırtık terlikle çıplak ayakla gezenlere de rast geliyor, başımızı çeviriyoruz…Kimileri için köpeğin ölümü bir anlam ifade etmeyebiliyor, hatta kimileri için sokaklarda yalın ayak gezenlerin başına gelebilecek benzeri bir ölüm bir anlam ifade etmeyebilir. Aynı kişiler belki benzeri durumu kendileri yaşayabileceklerini de düşünmüyorlar… Elektrik kaçağı olabilir, özellikle yağmurlu zamanlarda trafo veya elektrik direklerinden uzak durun demek veya şebeke sorumlularına suç atmak yeterli farkındalık oluşturmayacaktır.

Gün içinde iki üç kez, el açmış dilenen insanlara rastlıyorum ve bazen cebimde bozuk para varsa verip geçiyorum… Bazen ben çalışırken, sen niye dileniyorsun gibi bir düşünce gelmiyor değil, akabinde sen bu insanı evine temizliğe alır mıydın diye soruyorum kendime, hatta daha ileri gidip toplumda böyle yaşayan onca insan için ne yaptın diye sorguluyorum… Sonra mazeretlerim üşüşüyor; anca kendi işim gücüme yetişiyorum, ben de bunu şunu yaşadım gibilerinden… Çoğunuzun ismini hemen hatırlayacağınız bir şahıs var; o şahıs mağdur durumdakinin durumunu yargılamadan, yatacak yer, yemek, temiz kıyafet, yıkanma imkanı sunmak için bir sivil toplum örgütü kurdu ve yıllardır hayranlıkla çalışmalarını izliyorum… Soğukta köprü altında yatanların donarak ölmemeleri için battaniye dağıtıyorlar… Biz önlerinden belki de irkilerek geçerken, onlarla sohbet edebilenler var…

Kimileri gönüllü afet bölgelerinde görev alıyor, bu insanların hepsi bizlerle yaşıyor…

Bu arada minibüse, otobüse binince sürücülerin bazıları tüm dertlerinin sorumlusu yolcu gibi kaba davranırken, kimileri de oldukça saygılı olabiliyor. Tüm bu insanlar biziz… Birbirimize karşı durmak yerine, yan yana gerçekleştirebileceğimiz bir dolu değerli görev bizleri bekliyor.

Önlem almak derken; yangın anında nasıl ki yangın söndürmek üzere önceden kum kovası veya tüpü olur… İşte ortada olmayan, belki de gerçekleşme ihtimali düşük bir dolu alanda da, aynı titizlikle farkındalık geliştirebilmek ve yeni nesillere de, incelikli düşünmeyi öğrenebilmeleri adına, bananecilikten uzak, tüm toplumları kucaklayıcı, insani değerleri öğretebilmek adına, her fırsatta farkındalık katabilmeye yönelik düşünelim, konuşalım, yazalım ve gücümüz yettiğince öyle davranalım…

Sonuçta köpek veya insan herkes zaten ölür de; nitelikli  ve emniyetli, insan ilişkilerimizi medeni seviyede sürdürebilmek hem öğrenip hem de öğretmekle vazifeli olduğumuzu hatırlayarak yaşayalım.

YORUM EKLE

banner129