izmir escort

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SİYASİ MÜCADELE, HÜRRİYET VE İTİLÂF FIRKASI

Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı’nın külleri üzerine kurulmuştur. Bu nedenle Osmanlı’dan birçok kurum ve kuruluşu miras olarak aldığı gibi, toplumsal hastalıklarını da devam ettirmiştir. Bu hastalıkların başında şüphesiz siyasal mücadeleler ve kavgalar gelmektedir.

Osmanlı devleti 24 Temmuz 1908 de ikinci Meşrutiyeti ilân edip meclisi tekrar çalışır hale getirince çok partili döneme girdi. Günümüzdeki gibi irili ufaklı birçok fırka(Parti) kuruldu, Bunlardan bilhassa ikisi çok önemlidir. Bu iki fırka hem yakın tarihimizde önemli roller oynamışlar, hem de günümüz siyasetine derin izler bırakacak şekilde etkili olmuşlardır. Bu iki fırkanın siyasi gelenekleri ve programları, günümüz siyasi partilerinin takip ve taklit ettikleri fırkalardır. Bunlardan birisi İttihat ve Terakki ( Birleşme ve Yükselme)Fırkası; diğeri de Hürriyet ve İtilâf ( Özgürlük ve Uyuşma) Fırkası’dır. Osmanlıda ve Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında “Parti” kelimesi yerine fırka kelimesi kullanılıyor ve o dönemin partilerine “Fırka” deniliyordu. Bu günkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin bile kuruluş yıllarında ki adı Cumhuriyet Halk Fırkası idi,

Yakın siyasi tarihimiz içinde en çok tartışılan ve gündeme taşınan parti şüphesiz İttihat ve Terakki Fırkasıdır. O nedenle hatası ve sevabıyla hem okullarımızdaki inkılâp tarihimizin, hem de günümüz siyasi partilerinin kuruluşuna ilham veren parti olmasıyla aydınımıza yabancı değildir. Ancak yakın tarihimizde etkin, Sevr anlaşmasını imzalayarak Osmanlı’nın parçalanmasına sebep olan, İstiklâl savaşımıza ve Anadolu harekâtına karşı çıkarak milletin nefretini kazanan ve siyasi programıyla günümüz bazı partilerine model olan diğer parti ise Hürriyet ve İtilaf Fırkasıdır.

Hürriyet ve İtilaf Fırkası 1888’lerde gizli bir cemiyet gibi kurulan ve 2. Meşrutiyetin ilânına II. Abdülhamit’i mecbur bırakan İttihat ve Terakki Fırkası kadar hazırlıklı değildi. 21 Kasım 1911 tarihinde kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkası Mondros Mütarekesine kadar siyasetteki bütün etkinliğini İttihat ve Terakki fırkasına muhalefet etmekle göstermiş, bu nedenle kısa siyasi hayatında birkaç kez kapatılmakla karşı karşıya kalmıştır.

Hürriyet ve İtilaf fırkasının günümüzde bile tartışılan ve bazı siyasi partilerce milletimize şirin gösterilmeye çalışılan programından bazı önemlileri şöyledir. Bu fırkaya mensup aydınların ve fırka ileri gelenlerinin “Azınlıklara yeni haklar verilmek suretiyle siyasi bütünlüğün sağlanabileceği yolunda” büyük ümitlere sahiptirler. Bu nedenle İttihat ve Terakki fırkasının “Kuvvet kullanarak hâkim Türk unsurunun önderliğinde siyasi birliği sağlama” düşüncesine şiddetle karşı çıkıyorlar, böylece “Türkçülüğü” telin ederken “Siyasal İslâmcılığı” öne çıkarıyorlardı. İttihat ve Terakki Fırkasına bu yönden muhalefet ederken “Türkçülük uğruna Türklerin kırdırılması” savını ileri sürüyorlardı. Fırkanın en çok karşı olduğu kuruluşlardan birisi kuşkusuz “TÜRK OCAKLARI” idi. Çünkü “Türk Ocakları” fikri yönden İttihat ve Terakki siyasetini destekliyor, bilhassa Anadolu’da iktidarın dayandığı en yaygın teşkilat oluyordu. Ayrıca Milli Mücadeleyi yürütenlerin çoğunluğunun “Türk Ocaklı “ olması da bu fırkanın “Türk Ocaklarına” karşı olmasının bir diğer sebebini oluşturuyordu.

Hürriyet ve İtilaf Fırkasının programında diğer önemli bir husus “Dış siyasette Avrupa devletlerini ve özellikle de İngiltere’yi ürkütmemeyi ve İngiliz dostluğunu zorunlu görmeleriydi.” Bu nedenle Savaş sırasında bile devletin düşman saydığı devletlerle başta İngiltere, Fransa ve İtalya ile iş birliği yapmaktan çekinmemişlerdir. Bu politikalarını İngilizlerin savaş sonrası sömürgecilikle Osmanlı topraklarını parçalamasına rağmen sürdürmüş, İngiliz Muhipler Cemiyeti aracılığı ile İngiliz dostluğu adı altında bu devletin egemenliğini kabul etmesi için milletimize siyasi telkinlerini artırmayı kaçınılmaz reçete kabul etmişlerdir.

Hürriyet ve İtilaf Fırkasının programında liberal ekonomi benimseniyor, Prens Sabahattin’in yerel yönetimlerle ilgili teklifini esas alarak Siyasi birliğin sağlanması için (İttihad-ı Anasır) yani kavmi unsurların birleşmesi ve Adem-i merkeziyet (illerin yönetiminde merkezin kontrol ve denetimi azaltmak, bir diğer adıyla yerinden yönetim) modelidir.

Hürriyet ve İtilaf Fırkasının iktidar olmak için milletten ve yüksek milli menfaatlerden ne kadar uzaklaştığını bilhassa Kuvay-ı Milliye’ye, İstiklâl savaşımıza ve onun yüksek komuta heyetine karşı gösterdiği tavırda görmek mümkündür. Mustafa Kemal ve arkadaşları için verilen idam cezası, fırkanın ve mensuplarının coşkuyla alkışladığı konuların başında gelmektedir. Bu nedenle Büyük zaferimizden sonra hemen, hemen bütün mensuplarının ya ülkeyi terk ettikleri ya da sürgüne yollandıkları yakın tarihi vakalarımızdandır. Meşhur mensupları arasında Damat Ferit Paşa, Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi, Dâhiliye vekili Ali Kemal Bey (Bugünkü İngiliz başbakanının dedesi), Rıza Tevfik, Cevat Refi Ulunay, Refik Halit Karay ve Elmalılı Hamdi Yazır gibi yakın tarihimizin ünlüleri bulunmaktadır.

Hürriyet ve İtilaf Fırkasının bazı mensuplarının milli ihanete örnek olacak bazı söz ve beyanatlarından bazı örnekler ise şöyledir

Teali İslâm Cemiyeti: Yunan ordusu halifenin ordusu sayılır. Hiç de zararlı bir topluluk değildir. Asıl kafası koparılacak mahlûkat Ankara’dadır.

Divitli Eşref Hoca: İngilizlere meydan okuyoruz. Bu en büyük küfürdür.

Rıza Tevfik: Anadolu direnişi bir blöftür. Avrupa medeniyeti Anadolu’yu bu zararlı haşereden (Milli Hareketten) temizliyecektir. Hüküm galibindir. Medeniyeti temsil eden İngiltere gibi bir devlete itiraz etmek küstahlıktır.

Dâhiliye Vekili Ali Kemal: Düşmanlar, Teşkilat-ı Milliyeden bin kere daha iyidir. Avrupa ile başa çıkmayı asırlardan beri Asya’nın hangi kavmi başardı ki biz başarabilelim.

Adliye Vekili Ali Rüştü: General Paraskevopulos’un (İşgalci Yunan Komutanı) ordusu, şimdi sürat ve şiddetle harekata devam eyleyecek olursa, birkaç haftada Ankara önünde bulunacaktır. Yunan ordusunun başarısı için dua ediniz. Bu ordu bizim ordumuzdur.

Refi Cevat Ulunay: Türkler kendi güçleri ile adam olamaz. İngilizler elimizden tutup bizi kurtaracak.

Şimdi olanları okuyup söylenen ve yazılanları düşünürsek, duyduğumuzda canımızı sıkan bazı kişi ve kurumların nereden beslendikleri,  Bunların köklerinin nereye dayandığı, cumhuriyete ve onların mümtaz kurucularına düşmanlıklarının nereden kaynaklandığını, bizim iftiharımız olan o kahramanlara neden “Ayyaş” dediklerini ve dillerine vird edindikleri Türk’ü, Kürd’ü, Laz’ı, Çerkez’i diye başlayıp 36 etnik guruptan bahsetmelerinin gerçek kaynaklarının nelerde olduğu gün gibi ortadadır.

NOT: Hürriyet ve Terakki Fırkasıyla ilgili bilgilerin kaynağı Türk Diyanet Vakfı tarafından çıkarılan 44 ciltlik İSLÂM ANSİKLOPEDİSİ’dir.

YORUM EKLE

banner133