seks hikayeleri escort kayseri escort istanbul altyazılı porno

OTO KONTROL

Sayın okuyucular,asistanım google’ye  göre oto kontrol , KİŞİNİN   kendi kendini yönetme yetisidir.Şimdi ben bu tanımdan yola çıkarak bazı hususları sizlerle paylaşmak istiyorum. Önce kapıyı şuradan açmayı yeğledim; Kişileri ikiye ayıralım, birisi gerçek kişiler, diğeri ise tüzel kişilerdir. Devlet bir tüzel KİŞİDİR. Hal böyle olunca oto kontrol tanımını buraya taşırsak “ oto kontrol, devletin kendi kendini yönetme yetisidir” sonucuna varırız. Yazımın konusuna girebilmek için kapıyı böylece araladıktan sonra girelim bakalım bu kapıdan içeri, kuş mu çıkacak civciv mi çıkacak görelim.

Sayın okuyucular, devleti devlet kılan- tabir caiz ise- devleti ayakta tutan  unsurlardan birisi yasalardır. Yasaların yani  düzenleyici normların olmadığı yerde devlet de yoktur. Devlet, anayasanın 125.maddesinde yazılı “idarenin her türlü eylem ve işlemlerine yargı yolu açıktır” hükmü  gereği hem kendi kendini kontrol eder(OTO KONTROL) ve  hem de koyduğu yasalarla toplumu kontrol eder. Yasalara uyulursa dirlik-düzenlik , uyulmazsa kaos olur.Yasalara uyulmasını  sağlayan hususlar ise  istihbarat-haber alma- ve yaptırımlardır.

Demokrasi ve vatandaşlık bilincinin tam olarak benimsenmediği ülkelerde haber almanın kaynağı genellikle devletin istihbaratıdır. Devlet bu istihbaratını kendi elemanları ve elinde bulunan teknolojiyi kullanarak sağlar. İstihbaratta vatandaşın katkısı son derece azdır. Nedenine gelince MUHBİR(haber veren) o ülkelerde istenmeyen kişi ilan edilir. Böyle olunca da  devletin istihbaratı sınırlı kalır ve  o devlet “gözden kaçan suç ve suçlular cenneti” olur.Şimdi ben  bu düşüncemi” vatandaşlık bilinci” gelişmiş ülkelerden iki örnekle sizlerle paylaşmak istiyorum;

Merhum bir arkadaşım anlatmıştı; Oğlu ve çocukları Avusturya’da işçi olarak çalışıyorlarmış. Bir gün onları ziyarete gitmiş.Evde canı sıkılmış,evi badana yapayım demiş ve başlamış yapmaya.Tabi bitmemiş, gece de yapmaya devam ederken eve polisler gelmişler, gece ÇALIŞMA İZNİNİ sormuşlar,tabi olmayınca da  ceza kesmişler.Oğlu da babasına, baba burada kanuna aykırı ve izinsiz  hiçbir iş yapılamaz,zira mutlaka devlete bir şekilde haber verilir  demiş.                                                                              

Bir diğer olay ,yine merhum bir tanıdığım bürokrat anlatmıştı;Almanya’da  doktora için bulunurken pansiyonda kalıyormuş,pansiyon hizmetlisi bayan,onun tabiri ile domestik(Fransızcadan gelir hizmetçi demek) ile araları çok iyi.Domestik kendisine aşık.karı-koca gibi yaşıyorlar. O sıralar Almanya 2.Dünya Savaşı’ndan yeni çıktığı için –bizde de istiklal savaşından sonra olduğu gibi- gıda maddelerinin bir kısmı karne ile veriliyormuş. Bakkala gitmiş, alabileceği o kadar olduğu için bir yumurta almış ama yetmeyeceğini bildiğinden  bir başka bakkala daha giderek yumurta istemiş,bakkal karneye bakmış, veremem zira almışsın dediğinde” almadım o yanlışlıkla işlenmiş” demiş ve bakkal da ona inanarak bir yumurta daha vermiş.Gelmiş pansiyona, pişirmesi için  yumurtaları domestiğe vermiş.Bir müddet  sonra polisler gelmiş “sen sahtekarlık yapmışsın,bir değil iki yumurta almışsın” diye bunu karakola götürmüşler.Orada, aşk yaşadığı domestiğin “yasalarımızı ihlal etti” diyerek şikayet ettiğini öğrenmiş.Bunu öğrendiğinde kendi kendine “devlet-vatan  aşkı “ üstün geldi,bu Almanya yakın zamanda kendisini toparlar dedim” diyerek onun tabiri ile paçayı zor kurtardım demişti.

İşte ben de “makam, kişi ve siyasi parti aşkları için” her türlü haksızlıklara ve hukuksuzluklara alet olanları  gördükçe  o domestiği hatırlıyorum, uykularım kaçıyor.

 Vatan aşkı için hoşça kalın.                                                                      

YORUM EKLE

banner129