ŞARTLANMIŞLIK

Sonucu duygusallık içinde değerlendirilen olaylar vardır. Değerlendirmede ibre hep duygulardan yana kaçar.

Olaylar vardır, planı projesi olmaz. Herşey tesadüfler üzerine rastgele gelişir şekillenir.

Olaylar vardır, şartlandırılmışlık gözüyle bakılır, olumlu olumsuz değerlendirmeye gücünüz yetmez, düşünce yeteneğiniz başkalarının ipoteği altındadır.

Olayları Allah'ın verdiği akıl ve de ortak akıl süzgecinden geçirmeden artısı eksisi ile matematik sel verilere gerek olmadan gelişen olayları mantık ölçüleri içinde değerlendirebilirsek yanılgı payı çok az olacak şekilde sonuca ulaşma olasılığı fazla olacağına inanmaktayım. Peki ya olaylara şartlanmışlık içinde bakıyorsak; gerçeği görmek yerine doğru yanlış analizi yapma ihtiyacı hissetmeden, istenen eylemi yerine getiririz.

Şartlanmışlık sağlıklı sonuca ulaşmaya en büyük engeldir. O engeli aşamadığımız sürece Cennet'i satmaya kalkanlara biat etmekten vazgeçmez, bir insanı öldürmenin bütün insanları öldürmektir buyruğunu görmezden gelir, kitlesel ölümlerin celladı olur, ipi çeken öncü olmaya koşarsın.

Beyin yıkamanın sonucudur şartlanmışlık! Kurgu robot gibidir şartlanmış kişi! Onun neden niçin sorusunu sorma şansı yoktur. Her komutu yerine getirmekle yükümlüdür onlar.

Son dönemlerde yaşanan olayların tetikçileri gençliğin delişmen çağındaki çocuklar! Kimler eğitiyor bunları?  Hangi sistemim öğretmenleridir bunlar? Yılbaşlarında fındığı fıstığı bile günah kefesinden değerlendiren düşünceyi kim denetler? Bu ateşi kim söndürecek? Birlik söylemleri yetmiyor. Alt kattakilerle üst kattakilerin birlik eylem plan uygulamalarını görmek istiyoruz...

YORUM EKLE

banner133