izmir escort

SEÇİM Mİ, ENTRİKALAR DİZİSİ Mİ?

Haksızlıklarla dolu bir seçime daha gidiyoruz. Ben seçilirsem seçimi kabul ederim, kazanamazsam saymam, ben kazanıncaya kadar seçime her türlü yalanla, hile ile seçime devam ederim, anlayışı hakim oldu.

Yaşadığımız seçim süreçleri insanı hayretten hayrete düşürüyor. Devlet idaresinde yalan ve hile olmamalı. Bugün açıklanan bütün veriler çarpıtılmış, açıklamalar yalan.

Devlet adamlarının sözlerine ve açıklamalarına eskiden güvenilirdi. Şimdi ancak üçüncü dünya ülkelerinde görülen olaylara tanık oluyoruz.

Beğenmediğimiz eski dönemlerde televizyon kanalları bütün siyasi parti temsilcileri ile açık oturumlar düzenlerler, hepimiz bu programları ilgiyle izlerdik. Gerçekten de özellikle Süleyman Demirel, Erdal İnönü ve Turgut Özal’ın katıldığı açık oturumlar çok zevkli ve komedi programı gibi geçerdi.

Geçtiğimiz Pazar akşamı Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın katıldığı program benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Böyle bir program bile en üst kademelerin izniyle yapılabiliyor. Güya demokrasi var, sözde hür televizyonlarımız var. Öyle bir baskı ki, sorular kısıtlı ve önceden hazırlanmış. Moderatör baskı altında, istediği soruyu soramıyor. Rakip siyasilerin cevap verme süresi kısıtlı, istedikleri gibi konuşamıyorlar. Program stres içinde bekleneni veremediği gibi, izleyiciler de hiç memnun kalmadılar.

Oysaki, bütün televizyon kanallarının heyecan içinde, sanki çok büyük bir olaymış gibi verdikleri programı, ülkenin büyük çoğunluğu da izlemek için ekran başına oturdu. Antalya Çolaklı’da tatildeyken izlediğim programa site sakinlerinin yarıdan fazlası izledi. Aynı anda müzik ve eğlence programı vardı, tercihi İmamoğlu-Yıldırım’dan yana kullandılar. Program bittiğinde hiç kimse umduğunu bulamadı. Bence serbest bir ortamda, bir sürü şartı olmayan açık oturum olsaydı, çok daha ilgi çekici ve güzel bir program olurdu.

Demokrasi de herkesin kendini ifade edebildiği, fikirlerin açıkça söylenebildiği ortamlarda gelişebilir. Yoksa iktidarı ele geçirince ancak diktatörlüklerde görülen aynen bugün olduğu gibi muhalefeti düşman gören anlayış hakim olduğunda, bunun adına da demokrasi denmez zaten.

Halbuki eleştirilere kulak verilse bugün yapılan hataların çoğu yapılmayacak belki de. Her şikayetten   kendinizi düzeltme fırsatı bulur, hatadan dönülür, olumlu bir netice alınabilir. Sizin göremediğiniz olumsuzluğu, farklı bir bakış açısı görebilir ve sizi hatalı karar almaktan alıkoyabilir.

Bolu’da da Bolu Belediyesi,  Deli Dumrul gibi her yaptığı işte halkın görüşlerini almadan ve halkı dinlemeden kendi görüşleri doğrultusunda işleri yürüttü. Muhalefeti “Onların aklı ermez.” diyerek defalarca küçümsediler. Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner, misali gün geldi, usülsüzlükler ve yandaş kayırmalar bir bir ortaya çıkmaya başladı. Daha da neler çıkacak, bilmiyoruz.

Ekonomik göstergeler, bütün verilerde Cumhuriyet tarihinin en kötü ve olumsuz rakamlarını ortaya koyuyor. Bunlar konuşulmasın diye ortaya olmadık yalanlar ve entrikalar uyduruyorlar.

Ordu Havaalanında İmamoğlu’na yapılan kumpas günlerdir konuşuluyor. Koskoca Türkiye’yi bununla meşgul etmek son derece saçma ve gereksiz. Ülkenin konuşulacak öyle büyük ekonomik sorunları var ki, işsiz gençlerimiz milyonlarla, iflas eden şirketlerimiz binlerle ifade ediliyor. Döviz ve faiz her gün artıyor. Bunlar gündeme getirilmesin diye akla hayale gelmeyecek FETÖ yöntemlerine başvuruyorlar

Ancak ilkokul çocuklarının üslübuyla yaptıkları tartışmalar artık milleti bıktırdı. İnsanların bir kısmı yapılan haberlere sinir oldukları İçin, artık televizyon haberlerini izlemediklerini söylüyorlar.

Bu yaptıkları tarihe tek tek not düşülüyor. Önümüzdeki günlerde, aylarda ve yıllarda bunların arka planları ortaya çıkacak ve bunlarla ilgili yazılacak kitapları hayretle ve ibretle okuyacağız.

YORUM EKLE

banner133

banner129