izmir escort

ŞEHİTLER HEPİMİZİNDİR

Artık şehitlerimizin ebediyete uğurlanmasında da çok çirkin olaylar yaşamaktayız.  Seçim sürecinde öyle inanılmaz olaylar yaşadık ki, bu kadar da olmaz dedirtti.  Seçimden sonra herkes işine gücüne bakar, ekonomik krize çare ararlar derken, kaybettiğimiz fidan gibi gençlerimizin kanı üzerinden yeni algı yönetimleri yapılıyor.

Dünya’da belki bizim milletimiz kadar gencecik delikanlılarını vatan uğruna feda eden bir toplum yoktur. Yüzyıllar boyu bağımsızlık uğruna verdiğimiz şehitlerin sayısı sanırım milyonları aşar. Sadece Çanakkale’de 250 bin şehidimiz var. O zamanın Tıp fakültesi kayıplarımız yüzünden mezun veremiyor.

Kaybettiğimiz gençlerimizin yaşama şansları olsaydı, kim bilir ülkemize ne faydalı işler yapacaklardı? Belki ülkemizin kaderi bile değişirdi. Yine de canlarını feda etmek suretiyle ülkemizin hür ve bağımsız bir şekilde geleceğe ilelebet taşınmasını sağlıyorlar.

Kurtuluş Savaşı’nda yine şehitler vererek Türkiye Cumhuriyet’’nin sınırları kan ve gözyaşı İle çiziliyor. Yine bu Cumhuriyet karşıtları düşmanlarla işbirliği yaparak daha fazla şehit vermemize sebep oluyorlar. Fesli şizofren, kafadan gidik tarihçi boşuna “Keşke Yunan kazansaydı şeriat elden gitmezdi.” diyebiliyor.

Bugün de değişen bir şey yok. Beş yaşında bir çocuğa tecavüz eden sapıkla ilgili bir tek açıklama yok. O çocuk şu anda hastanede ölüm kalım savaşı veriyor. Bunlar ne ile uğraşıyor?

Bu ülkede şehitler bile ayrıldı. 15 Temmuz’da şehit olanlarla, diğer şehitler arasında verilen tazminatlar arasında fark vardı. Bu da herkesin vicdanını yaraladı.

Cumhuriyet kurulduktan sonra da savaş olmadığı halde, ülkenin birliği,  bütünlüğü uğruna hala şehitler vermeye devam ediyoruz.

Şehitlerimiz herkesin yüreğini yakıyor. Bolu’da her köyde, her mahallede birden fazla şehidimiz var. Herkesin bir akrabası, yakını şehit olmuş durumda. Ateş düştüğü yeri yakıyor.

Benim komşum bir şehit ailesi. Oğulları Kenan Özdemir’i kaybedeli 20 yıl oldu, ama onların acıları hala aynı gün gibi içlerini yakmaya devam ediyor. Hayatının baharında vatan uğruna şehit olan evlatlarının resmine hala hıçkırarak, ağlayarak bakabiliyorlar. Benim komşum bugün Bolu’daki ilçeler ve yakın İller dahil bütün şehit cenazelerine katılır.

Tabi ki bizler de çok üzülüyoruz, içimiz yanıyor. Ama hiç bir zaman anne ve babanın acısı ile ölçülemez.

Şehit verdiğimiz ailelerin evlerine bakın, hemen hemen hepsinin yoksul aile çocukları olduğunu görürsünüz. Memleketimiz insanları bu acıları paylaşmak ve dayanışma içinde olmak üzere, tanısın tanımasın şehit cenazelerine giderler. Cenaze törenine katılmak için devlet yetkililerinden müsade mi alınacak?

O şehit hepimizindir, millet için, vatan için canını feda etmiştir. Burada sen ben ayrımı yapmak ne kadar çirkin ve ayıp. Bu ülke bunları da gördü ne yazık ki.

Ayrıca biz şehidimizi dualarla, minnet duygularıyla, hüzünle uğurlamamız gerekir. Cenaze törenine katılan muhalefet liderine linç amacıyla kendi taraftarlarını saldırtmak, şehide de, acılı ailesine de saygısızlıktır.

Ülkeyi yönetenler, milletin birliğinden, bütünlüğünden ve huzurundan sorumludurlar. Bu algı yönetimleri ters teper, sonunda kendilerini vurur. Unutulmasın ki, kötü niyetle iyi murada varılmaz.

Ülkeyi yönetenlerin bir görevi de yeni şehitlerin gelmemesi için tedbirler almaktır. Bunun yanında şehit cenazelerinin huzur içinde, şehide yakışır biçimde toprağa verilmesini sağlamaktır. Yöneticilerin görevi muhalefet liderini linç ettirmek değildir.

Şehidin kanından siyasi çıkar umanlardan utanç duyuyoruz. O şehitler Türk Milletinin şehididir.

YORUM EKLE

banner133