3 Günde Ne Değişti (ANALİZ)

Kupa maçında kazanan Boluspor ile galibiyeti dahi olmayan Güngörenspor’la berabere kalarak taraftarları üzdük. Çarşamba günü Gençlerbirliği karşısında aslanlar gibi mücadele ederek inanılmazı...

3 Günde Ne Değişti (ANALİZ)

Kupa maçında kazanan Boluspor ile galibiyeti dahi olmayan Güngörenspor’la berabere kalarak taraftarları üzdük. Çarşamba günü Gençlerbirliği karşısında aslanlar gibi mücadele ederek inanılmazı başaranlar sahada yoktu. Zor maça iyi motive olan Bolusporlu futbolcular, kolay denilen maçta tel tel döküldüler.

Kazanamamanın hiçbir bahanesi olmadığının altını çizmeliyim. Bizim kupa maçı oynadığımız gün Güngören’de Trabzon ile kupa maçı oynadı. Biz kazanırken, onlar kaybetti. Bahanenin olmadığı maçta avantajımızı kaybettiğimiz gibi, taraftar motivasyonunu da kaybetmekten korkarım. Gençler maçını kazanarak, çok soğuk havada olduğundan daha fazla taraftar stadı gelmesini sağladı. Taraftarımız şampiyonluğa oynayacağımız, içerde yapılacak 2 karşılaşmayla yakalanacak ivme adına motive olmuştu. Kara kışa rağmen güzel bir galibiyet beklentisiyle gelen taraftarımız maalesef eli boş, donarak tribünden ayrıldılar.

Neydi 3 günde değişen? Neden topu yere indirmek varken 90 dakika doldur-boşalt yapmamızı isteyen? Bu soğuk kış gününde iyi futbol bir tarafa, 5-6 pas yapmamamızın gerekçesi neydi? Süper Lig takımına iyi motive olan Boluspor futbolcuları, Güngören maçına neden motive olamadı? Sorular uzayıp gider!

Orta sahası olmayan takımın, orta sahadan oyun kurmayan, pas yapmayan, ara topu atmayan takımın bence aldığı bir puan başarıdır. Güngören maçında kaybedilen puanların mimarı Özcan Hocadır. Kötü olduğuna inandığı orta sahasından daha kötü durumda olan Onur Türk ve Ferhat dururken, yanlış kadro yetmezmiş gibi birde yanlış adam değişiklikleri sonumuzu hazırladı. Maçı telafi ederiz elbet ama yanlışın yanlışla düzeltilmeyeceğini bilmemiz gerekir.

Orta alanda ne oynadığını anlamamama rağmen Alp en çok koşanlardandı. Alp’i oyundan almanın anlamı neydi? Gözünün önünde hiçbir iş yapmayan, topa basarak düşen Onur Türk ve topla dans eden ve kaptıran Ferhat’ı nasıl göremediniz bilmiyorum. Siz görememiş olabilirsiniz ama yardımcılarınız yada elinde koca defterle dolaşan Menajer Kazım sizi uyarmadı mı?

Kenardan futbolcuların topu yere indirmelerini, kanatlara almalarını neden uyarmadınız? Neden doldur-boşalt da takımı yeniden kurgulamadınız?

Anlayamadığım asıl konu, Boluspor 3 günde bu kadar isteksiz, bu kadar kötü ve bu kadar pozisyonu az bir maçı nasıl oynadı. Sanki Çarşamba günü oynayan Boluspor gitti, yerine derleme toplama bir takım geldi.

Umarım bu karşılaşma başta Özcan Hoca olmak üzere, futbolculara ders olur.

Kalede Atacan, fazla iş düşmedi çünkü rakibin gücü ortadaydı. Fatih, ileriye çıkması destek olması gerekirken önünde kimin oynadığını anlayana kadar maç bitti. Kötü değildi ama oyuna katkı da vermedi. Cemil, sarkan bütün topları topladı. İyilerin başındaydı. Takıma ayak uydurdu, rahat pozisyonlarda topu doldurarak pozisyon yakalamaya çalıştı. Veli, isteksiz gibiydi ama hatasız oynadı. Takıma destek vermediği halde gol atmak için ileriye gitmesi güzel görüntüydü,

Emre, ne oynadığını ne yapmak istediğini anlayana kadar ilk yarı bitti ve oyundan alındı. Alp, çok koşmasına karşılık, alanını çözemeden Emre gibi oyundan alındı. Onur Bektaş, orta alanda 3 kişilik oynamaya çalıştı, koştu.

Ferhat, kendine oynamaya başladı. Takım oyunu oynamazsa işinin zor olacağı ortada. Düşürüldüğü pozisyon bariz penaltıydı. Son dakika kaçırdığı pozisyonda pas verseydi şimdi şampiyonluk şarkılarına erkenden başlayacaktık. Umarım kısa sürede kendine gelir. Onur Türk, yorgun olmamasına karşılık ayakta durmakta zorlanıyordu. 15. Dakikada oyundan alınması gerekirken 80 dakika sahada kalarak eksik oynamamıza neden oldu. Veysel, takımın ilerdeki en etkili ismi oldu. İndirdiği toplarda çoğalamadığımız için sonuca gidemedik. Tek başına ilerde elinden gelenin fazlasını yaptı.

Sonradan oyuna giren Landry’de maç eksikliği gözden kaçmadı. Aydın, Veysel’in indirdiği toplarda nerede duracağını bilemedi. Hakan katkı veremeden oyunun son düdüğü çalındı.

Önümüzde Giresun ve Sakarya maçları var. Alınacak sonuçlar hedefimizi belirleyecektir. İnşallah istediğimiz puanları alır ve yarışın en büyük sahibi oluruz. Kazanacak, başaracak ve hedefe gidecek gücümüz olduğuna inanıyorum.

Güngören maçının galibi, kar kış kıyamet, soğuk sıcak, yağmur çamur demeden stadı dolduran taraftarımızdır. Hepsine sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128