Alican ve Ramazan Sal Ayıbı

(ANALİZ)

 Alican ve Ramazan Sal Ayıbı

Bolu’ya PTT Liginde yüzlerce futbolcu geldi, oynadı, gitti. Bazıları hala Bolu’daki dostlarıyla, yöneticilerle görüşmekteler. Bolu’dan gidip tekrar geri dönenler de oldu. Bunlara Ramazan ve Alican bu sene katıldılar. Oyundaki agresif olmaları, kazanma arzuları, yaşlarına rağmen mücadele güçlerini hep alkışladık.

Adana maçı sonrası cezalı duruma düşmeleri takım adına büyük kayıp olduğunu gördük. Son dakikada yapılan penaltıyı tecrübeli olduklarından, yapmazlardı diyoruz! Bu güzelliklere karşılık, Göztepe karşılaşması sonrası yaptıkları yenilir yutulur cinsten değildi. Güvenliğimizden sorumlu olanlara, sonrasında sinirlerine hakim olmayarak memlekete söylediklerini duyduğum sözlerin şımarıklığın, kendini beğenmişliğin ve ayıbın en büyüğüdür! Kim olursa olsun, ne kadar başarılı grafiği olsa dahi bu gün var yarın olmadığını bilmesi gerekir. Hiçbir futbolcu, teknik adam, Bolu’nun ve Boluspor’un üstünde değildir. Bolu’ya gelirler, çalışırlar, emeklerinin karşılığını alıp giderler. Kimin kaç kuruşu kalmıştır, varsayalım kaldı! Bunda bile insan ekmek yediği yere kötü söz söyleme hakkına sahip değildir.

Yıllarca Bolu, “iyi ahlak iyi spor, işte Boluspor” felsefesiyle Türk futbol tarihine adını yazdırdı. Sahaya girmek için tribünlerde yapılanlar hiç hoş değildi. Üstelik yıllardır hoşgörü ile kahrımızı çeken emniyetin değerli müdür ve yardımcılarına saygısızlık, kötü sözleri olgunlukla karşılamamızı kimse beklemesin. Sistem ve kurallar ne diyorsa onu yapmak hepimizin ilk görevidir.

Yapılan hakaretleri ve söylenen sözlerin söyleyenlere ait olduğunun bilinmesini isterim. Bu aşamadan sonra, Ramazan ve Alican’ın kamuoyundan ve özellikle emniyet görevlilerimizden özür dilemeleri gerekmektedir. Aksi halde bu yaptıkları omuzlarına apolet olarak yakılacak, gittikleri her yere götüreceklerdir. Özür dilemelerini şahsen bekliyorum, gerisi kendilerine kalmıştır.

Boluspor sezonun en iyi top oynayan takımı Göztepe ile karşılaştı. En iyi diyorum, bu bana göre böyledir. Bolu’ya gelen bizi burada yenen yada berabere kalan bütün takımlar için geçerlidir. Beklide ligimizin en iyi top yapan, ne yaptığını bilen, yabancısıyla yerlisinin uyum içinde olduğu, pozisyonlara elini kolunu sallayarak giren, futbol adına her varyasyonu yapan Göztepe izledim. Bu sezon en iyi ön liberosunu da izledim desem yalan olmaz.

Göztepe’nin 19 numaralı Gosso denen oyuncusu, güçlü, akıllı, futbol bilgisi tam, takımı istediği gibi yönlendiren ve tehlikeleri kesen oyuncuydu. Son 15 dakikada çift santrafora dönerek amacı tamamen gol olan Metin Hoca istediğini aldı. Hepsi kaliteli ve hepsi yüksek rakamlara oynayan Göztepe, Boluspor karşısında son dakika golüyle galip geldiyse, bu bizim için başarıdır.

Attığımız gole kadar 4 net golü kaçıran rakibimiz oldu. Golden sonra oyunun neredeyse tamamı bizim sahamızda oynandı. Topla oynama oranlarına baktığımızda arada uçurum olduğunu görebiliriz. Bütüne baktığımızda, Eren Aydın’ın 90.dakikada gereksiz ve tecrübesizlikten kaynaklanan müdahalesi karşısında karşılaşmayı kaybettik.

Boluspor’a gelince, karşılarında bu adar güçlü bir takım beklemediklerini düşünüyorum. Deplasmanda galip gelen, son haftalarda topladığı puanlarla üst sıralara çıkan Boluspor’un kaybetmesinde kulübenin iyi olmayışı ve cezalı oyuncular olduğunu görebiliriz.

Orta sahamızda oyunu kontrol etmeye çalışan futbolcularımız, Janda ve Yunus’un sakatlanmasıyla birlikte, Sebastian’ın oyundan alınışıyla tamamen orta sahayı rakibe teslim etmemize neden oldu. Janda oyundan düştüğü anda sakatlanınca, Boluspor adına şans olacak diye düşünürken, Emrullah istenilen performansı gösteremedi. Yunus sakatlanıp, Ricketts oyuna hareket getiri diye beklerken, ilk 3 dakika sonrası bir daha görünmedi. Andaç ise son dakikalarda katkı veremedi ve karşılaşmayı son dakika penaltıyla kaybettik.

Son haftalarda Cüneyt hocanın takımla birlikte yakaladığı başarı, eksiklere rağmen alkış almalıdır. Emanetçi değil, takımın teknik adamı olarak istenilen sonuçlara imza atması sevindiricidir.

Bu hafta kupa maçı dahil Giresun ile oynayacağımız karşılaşmalar, kaybettiğimiz puanları telafi karşılaşmaları olabilir. Geçtiğimiz haftalarda yazdığım gibi, kendisinden çok şey beklediğimiz, eski günlerini aradığımız Emre bu şekliyle kulübeye göz kırptığını bilmelidir. Her an takımı ateşleyeceği, skoru değiştireceği düşünülen Emre, bu performansı ile tahammül sınırlarını zorlayacak gibi. Bu yıl dişini sıkıp Süper lige gitmesi an meselesi olan Emre, kulübeye girdikten sonra çıkışı zor olacağını unutmamalıdır. Emre’yi seven, geleceği ve Türk futbolu için daha iyi olmasını isteyen biri olduğumu hatırlatırım. Karar kendinin olacaktır…

Güncelleme Tarihi: 29 Kasım 2015, 14:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner129