izmir escort

Bahri Hoca Sıkıntıyı Anlatmalı (ANALİZ)

Denizli maçını kaybederken beraberinde umutlarımızı da sıkıntıya soktuk. Bank Asya Liginde 2-0 galibiyetten maç kaybeden beklide ilk takım olma başarısını da gösterdik. Maçın sonucu ne olur, kim kazanır kaybeder...

Bahri Hoca Sıkıntıyı Anlatmalı (ANALİZ)

Denizli maçını kaybederken beraberinde umutlarımızı da sıkıntıya soktuk. Bank Asya Liginde 2-0 galibiyetten maç kaybeden beklide ilk takım olma başarısını da gösterdik.

Maçın sonucu ne olur, kim kazanır kaybeder sonucundansa, yapılan hatalar ve Bahri Hocanın açıklamadığı sıkıntıları konuşmak lazım.

Sezon başından beri ne olacağı kestiremeyen Boluspor, sezon biterken de bir ileri iki geri sonuçlar almaya devam ediyor.

Buna halk dilinde “umut fakirin ekmeği ye Memet ye” derler. Alınan bu sonuçlarla ölümü gösterip sıtmaya razı eden Boluspor duayen futbolcuları, şimdi de dalga geçercesine hepimizle oynuyorlar. Bu futbol, bu taktik, bu anlayışla ilk 6 ya kalsak da çok şey olmaz.

Karşılaşma öncesi cezalı Başkan Çarıkçı yurt dışında olması kaybetmemizde ki bence en büyük etkenlerdendi. Yerine görevlendirdiği yöneticinin ilk yarı sonrası menajer aracılığıyla soyunma odasına haber göndermesi gerekirken, tribünde protokol ağırlaması doğru değildi. Yönetimin içinden biri dahi bu şekliyle soyunma odasına girmiş olsaydı, yine maç bu sonuçla bitmezdi.

Burada iki önemli sonuç çıkmaktadır.

İlki, Başkan Çarıkçı’nın hiçbir yöneticiye kötü gidiş anında olaya müdahale karışma yetkisi vermediğidir.

İkincisi ise, Bahri Hocanın basın toplantısında ağzından kaçırdığı, sonradan toparlayamadığı “takım içindeki sıkıntı” dır.

Başkan Çarıkçı olmadığı an takım Allah’a emanet mi gidecek? Yönetimin içinden biri menajer aracılığıyla kötü gidişe müdahale etmeliydi. Boluspor inanılmaz kötü ve inanılmaz bariz hatalar yaparak oynarken, müdahale edilmiyorsa diyecek söz olamaz. Eğer başkan kimseye bu görevi vermediyse de burada da yöneticiler kendilerini sorgulamak zorundadırlar.

Gelelim ikinci soruna, Bahri Hoca içerde ciddi sıkıntı var bende kalsın diyerek lafa başladı. Bu sıkıntı nedir? Sıkıntının ana kaynağı kimden başlıyor? Anladığım kadarıyla Bolusporlu futbolcuların içinde sıkıntı açığa çıkmak üzere ama saklanıyor. Bahri Hocanın anlatmaktan son anda vazgeçtiği sıkıntıyı ben yazıyorum, bundan sonra bunu öğrenerek çözüm bulması gereken başkan ve yöneticilerdir.

Unutmadan belirtmeliyim ki, Bahri Hocanın dediği gibi oyuncu portföyümüzün suçu yoktur. Bu oyunculara devre arasında yenileri de eklenerek güçlendiği ortadadır. Bu oyuncular maç kazanırken, Beşiktaş’ı elerken iyi, kaybedince oyuncum yok demek aldatmaca, önümüzdeki sene için zemin hazırlamadır.

Son 4 maçta bir beraberlikle sonuçlanıyorsa burada sıkıntının başına bakmak gerekir. Kartalla berabere kalıp, Konya, Karabük ve son olarak Denizli’ye kaybettik. Yani Bahri Hoca aynaya bakarak konuşmalı, buna göre doğruları söylemelidir.

Benim tavsiyem, kangren olan parmağın kesilip atılmasıdır. Vücuda yayıldıktan sonra kesmenin anlamı kalmayacağıdır. Yoksa Bahri Hocanın dediği gibi, kenarlardan oynadık, pozisyon bulamadık gibi sözler uyutmadır. Biliyoruz ki, dünyanın en büyük takımlarından Barselona bile çok pas, ayağa, ara paslarla sonuca gidiyor. Hatta rakibimiz bile kenarları çok kullanmayarak ortadan kalemize gelmiştir.

Denizli maçının topla oynama oranına bakarsak, % 65 rakip, % 35 bizde olduğu ortaya çıkacaktır. Bu güne kadar evimize gelen takımlar içinde en fazla pasa yapan ekip maalesef Denizlispor oldu.

Karşılaşmanın ilk çeyreğinde 2-0 öne geçtikten sonra, kaçırdığımız 3. Gol ile ne olduysa oldu frene bastık. Bu dakikadan sonra oyun kontrolünü eline alan Denizli istediği gibi oynadı. Bahri Hoca saha içinde oyuna kendini kaptırınca, ilk yarı bittiğinde oyuncu değiştirmeyi düşündü. Oysa karşılaşmanın 20. dakikasında Aydın değişikliği yapılmış olsaydı kötü oyuna dur diyebilirdi. Hoca oyuna müdahalede çok geç kaldı. Oyuna alınan Caner ve Savaş katkı vermedikleri gibi pozisyonları da bozdular. Bence futbolcularımız kendilerini Süper Ligde görüp, hala orada oynadıklarını zannediyorlar. Ne zaman ayakları yere basacak bilmiyorum, umarım kalan kaç maç olduğunun farkındadırlar. Üstelik tamda transfer sezonu yaklaşırken yapacakları yanlışların nasıl sonuçlanacağını biliyorlardır.

Futbolcuları tek tek yazmanın anlamı olmadığını düşünüyorum. Gomis ve Kenan’ın çabaları, Atacan’ın yediği gollere rağmen kalede mücadele etme isteği, Veysel’in zaman aralıklarıyla kazanma isteğine karşılık, attığımız ilk goldeki pası veren Orhan’ın sonrasında nal toplaması, Bahri Hocanın ısrarla Amerika’yı yeniden keşifle Cemil’den sağ bek yaratma isteği, Aydın ve Emre’nin sahada olmayışları= 2-3

Denizli maçında yaşadığımız ayıbı temizleyecek olan yine bu futbolcu kardeşlerimizdir. Benim futbolculara güvenim olduğunu ve ilk 6 da olacağımıza inancım tamdır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner133