BANA BİR MASAL ANLAT HOCAM!!!

Tekin Aytugar Yazdı...

 BANA BİR MASAL ANLAT HOCAM!!!

Haftalardır köşemden yazı yazmıyorum. Gazete sahibi Erhan Beykoz’un da haklı tepkilerini alıyorum. Niye yazmıyorsun hocam diyor. Geçtiğimiz yıl Ali Beykoz görevde iken yazmadığımı söyleyenleri rahatlatmak amaçlı, Ali Beykoz’a verdiğimiz krediyi Reha Hocaya da verelim dedim ve 15’inci haftaya gelince artık dayanamadım. Boluspor’un bu kötü gidişini göz ardı etmek kendimize ihanet olduğunu bildiğimden bu hafta yazma gereğini kendime vazife bildim.

Reha hoca Boluspor’a geldiği Temmuz ayından bu yana kulüp içersinde ve takımın oluşumunda tek söz sahibi olduğunu bilmeyenimiz yoktur sanırım. Başkan Savaş Abak’ın “Bu sezon gerçekleşen transferin %70’ini hoca yaptı. Biz o dönemde Konyaspor’dan Kibong, Ali Dere, İshak, Borek ve Thorvaldsson konusunda anlaşmıştık. İkisi gerçekleşmedi. Biz bu duruma üzülmedik. Hatta iyide oldu. Yabancılardan biri gelseydi Reko’yu transfer edemeyecektik. Hocamızın istediği bazı isimleri alamadık maddi imkanlar el vermedi. Bende isterdim bir 10 numara ve stoper transferi. Ama dediğim gibi ödemeyeceğimiz borcun altına girmedik” diye söyler.

Sahaya çıkan takımın 11 kişi olduğunu biliyoruz. Boluspor’un sezon başında beri çıktığı ilk 11’e bakacak olursak, Özkan, Deniz, Serkan, Kibong, Emre Kılınç, Bilal, İsmail Haktan, İlyas veya Cengiz Umut, Mehmet Kuruoğlu veya Nurettin, İshak Çakmak, Prijovic, Kenan, Ali Dere. Tam 15 oyuncu, bunlar takımda sürekliliği olan oyuncular. Emre, İsmail Haktan, İlyas, Cengiz Umut kendi oyuncularımız. Geri kalan 11 oyuncu hocanın aldığı oyuncular, %70’e vurduğumuzda tam 11 yapıyor, demek ki aldığı oyuncuları hep oynatıyor. İşin en ilginci geldiği günden beri 50. yılın takımını kurdum, iskeletini hazırladım diye anlatıyor da anlatıyor. Ama şunu unutuyor bu 11 oyuncudan Özkan, Kibong, İshak, Ali Dere, Mehmet Kuruoğlu 5 tanesi kiralık oyuncu. Nasıl iskelet ki, bu daha takımı oluştururken iskeleti bozmuşsun sen hocam.

Son Karşıyaka maçına bakıyoruz, Ali Dere kulübede, Kibong’u ikinci yarı 63.dakikada kenara alıyorsun ve kenara aldığın Kibong Boluspor formasını çıkartıyor, kulübeye fırlatıyor. Son iki maçımız Elazığspor ve Karşıyaka maçlarının istatistiklerine bakıyoruz. Elazığspor maçında topla oynama % 45 Elazığ, %55 Boluspor. Karşıyaka maçına bakıyoruz, %53 Boluspor, %47 Karşıyaka. Maçın sonuçlarına baktığımızda Elazığspor 1-0 galip, Karşıyaka ile 0-0 berabere kalıyoruz. Futbol analizleri ile uğraşanlar, bilirler. Bu üstünlükle Boluspor 6 puan alması gerekirdi ama aldığı puan sadece 1.

Son Karşıyaka maçında üşenmeden saydım. Takım tam 21 kez kaleciye geri pas yaptı. En az 1 dakikadan 21 dakika top bizde kalmış demektir. Anlayın işte, Boluspor’un topla oynama oranının yüksekliğini!

Gelelim Nurettin Kayaoğlu olayına, Denizlispor’u deplasmanda 3-0 yendiğimiz maçta 64’üncü dakika da oyuna soktun ama ne hikmetse o günden sonra Elazığspor maçında 18’e Karşıyaka maçında da ilk 11’de oynattın. Denizlispor maçında ne yaptı da 7 hafta kadroya almadın. Ne yaptı da haftalardır 18’e aldığın Mehmet Can Işık dururken Nurettin’i oynattın anlamak mümkün değil.

3 Aralık Çarşamba günü basın mensuplarına verdiğin demeçte şunu söylüyorsun “Teknik adamlar ister ki, oyuncu kadrosu geniş olsun. Sezon içersinde, kart cezalıları, formsuzluklar, sakatlıklar, bunların olacağını biliyoruz. Bunların bize sorun yaratacağını biliyoruz. Ama ona rağmen de transfer yapmadan geçtik, kulübün borçlanmasını istemedik. (Ama 16 tane futbolcu aldığınızdan hiç bahsetmiyorsun).

İstersen sayıvereyim?

Zaten yönetimimiz büyük borç altında. Geçmiş yönetimlerden kalan (hiç bir başkan çıkıpta ne diyorsun sen diyemedi) yada geçmiş senelerden kalan borçları, vergi borçları, bunun gibi birçok borç var, birde oyuncu alırsak, bu borcu artırmak istemedik. (ALLAH RAZI OLSUN SENDEN).

İLK YARIYI BİR (dikkatlice okuyalım) ORYANTASYON dönemi olarak görebiliriz diyorsun. Oryantasyon kelime anlamı olarak görebiliriz diyorsun. Oryantasyon kelime anlamı şu dur “YÖNLENDİRME, YÖN VERME, KILAVUZLUK ETME” 1965’te kurulan, 2015 senesinde 50.yılını kutlayacak olan bu takımına bu güne kadar kılavuzluk edecek biri gelmemişte, sen gelince bu takıma kılavuzluk yapacaksın. Başkan ve yönetimde buna sessiz kalacak. Kusura bakma ama bende derim ki (Kılavuzu karga olanın burnu, koku almazmış). Ha her şeyi anlatıyorsun da, şundan niye bahsetmedin anlamadım. Daha yeni Boluspor yönetimi Bolu’daki bir bankadan iki milyon sekiz yüz TL kredi çeker, bu kredinin Bir milyon sekiz yüz bin TL’sini futbol federasyonundan gelecek paralara istinaden üzerine temlik koydurur. Geri kalan 1 milyon TL içinde Boluspor kulübü borçlu olmak kaydı ile 3-4 yönetici imza koyar. Madem sen kılavuzsun Boluspor’un Tüzüğünün 15.ci maddesi kulübün bütçesi der ki, “Yönetim bütçe dışı harcama yapamaz. Tesis yatırımları ve futbolcu transferleri için yüksek divan kurulundan yetki alınarak sağlanacak. Finansman, ancak belirtilen maksatlar için kullanılacaktır” der. Buna aykırı uygulamadan, Yönetim kurulu müştereken ve müteselsilen sorumludur!. Bu alınan para için divan kurulu onayı alınmış mıdır? Alınmışsa mesele yoktur. Alınmamışsa DİVAN KURULU ne iş yapar diye sormak gerekir. Anlaşıldı mı Oryantasyon Hocam!

Gelelim şöyle kısaca bir örneğe. 8’inci hafta sonunda 9 puanla 10’uncu sıradayız. Giresunspor’da 5 puan da ve 16’ıncı sırada. Bolu’da oynadığımız 2-2 biten Giresunspor maçında göreve gelen Erkan Sözeri’li Giresunspor 15’inci hafta sonunda 20 puanla 8’inci sırada ve biz ise 17 puanla 12’inci sıradayız. Onlar 15 puan almışlar, bizde 8 puan. Aradaki hoca farkı buradan anlaşılıyor herhalde!

Birde Manisaspor maçından beri 7 haftada kendi sahamızda aldığımız puan sadece 4. Saha çamurdu, ayakkabıları sıktı, seyirci bize çok kötü tezahürat yaptı, seyircisiz oynayamıyoruz, basın üstümüze çok geliyor, paralarımızı alamıyoruz, yemek bile yiyemiyoruz, kaldığımız yer çok kötü, antrenman yapacak saha dahi bulamıyoruz diyebilir misin?

Onun için ikide birde çıkıp masal anlatma icraat yap da, senin hoca olduğuna hepimizi inandır.

Kendi sahanda kaybettiğin 17 puanın sebeplerini araştır. Araştır ki sonra çok geç kalmayalım. Masallarla bizi uyutmaya çalışma!

“KİMSE SENİN DALGALARLA NASIL BOĞUŞTUĞUNA BAKMAZ. GEMİYİ LİMANA GETİRİP, GETİRMEDİĞİNE BAKAR” 

Güncelleme Tarihi: 29 Aralık 2014, 18:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128