BasketBOLU Güzelleştirmek

Tüm okuyucularımıza tekrar merhaba. Bundan sonra Bolu Spor Basketbol takımımızın evinde yapacağı maçların ardından izlenimlerim ve teknik analizlerle de yine Bolu OLAY sayfalarında olacağız. Erken bir sakatlık yüzünden...

BasketBOLU Güzelleştirmek

Tüm okuyucularımıza tekrar merhaba. Bundan sonra Bolu Spor Basketbol takımımızın evinde yapacağı maçların ardından izlenimlerim ve teknik analizlerle de yine Bolu OLAY sayfalarında olacağız.

Erken bir sakatlık yüzünden bırakmak zorunda kaldığım ama hayatımın hiçbir anında kopmayarak basketbol antrenörlüğü yaparak basketbolun içerisinde kalmanın yeterli olmayacağı, gerek gazetelerde gerek görsel medyada Basketbol’u Bolu halkına daha da sevdirmenin görev olduğuna inandığım için bundan böyle sık sık sizlerle basketboldan bahsedeceğiz.

İlk haftaki açılış maçına ne yazık ki gidememiş, o güzel atmosferi ve galibiyeti yaşayamamıştım. Bugün de benim için açılış maçı olacaktı. Hafta içi antrenmanlarını da takip etiğim Bolu Spor’u sahada mücadelenin içinde görmek, o güzel Bolu tribünlerinde takıma destek vermek için sabırsızlanmakta haklıymışım… Haydi başlayalım…

İZLENİMLER:

Taraftarın yüzü gülüyor… Boluspor futbol takımı daha birkaç saat önce yine son dakikalarda attığı golle, haftalardır hak ettiği puanı Bolu halkına hediye etmiş. Biraz da bu maçın bitiminin yakın olması sebebiyle tribünlerin çok büyük çoğunluğu dolu. Daha da güzeli, Basketbol2un ruhunda olduğu gibi, tribünler yaşlı genç bir çok bayanla dolu. Genç kızlarımız maça ciddi derecede ilgi göstermişler, Diğer sporlarda özlenen bu tablo biz basketbol severler için gayet normal aslında.

Değinmeden geçmek olmaz, Bolu halkı Yarenlerle gurur duymalı. Maçtan önce takımlarına da tribünlere de gereken bütün morali aşıladılar, hani müzik çalmasa bile onları dinleseniz yeter. Basketbol salonları futbol stadları gibi değildir, seyirciler rakip üzerinde ciddi baskı yaratabilirler.

Peki, Bolu Spor basketbol takımı bu sevgiyi karşılıksız mı bırakacaktı? Tabi ki hayır. Takım yöneticileri hoş bir incelik göstererek maç başlamadan hemen önce sporcularımız tribünlere “tatlı yiyelim tatlı tatlı yenelim” dercesine çikolata hediye ettiler. Sporcu ve taraftarlar o an tek vücut olmuştur işte, iki parça birbirine böylece dokunmuştur.

Dakikalar yavaş yavaş azalırken ısınan Kütahya Gençlikspor potayı şut yağmuruna sokuyor, inanır mısınız ne atsalar giriyor… Ama bilen bilir, şut maç öncesi değil, maçta atılır… İki kırmızı beyazlı takım artık sahada, tribünler oyuncularımızı alkışlarken ilk 5 hazır Cengiz Hoca’dan son taktikleri alıyor… Hakem çağırdı, haydi maça…

MAÇ ANALİZİ:

Her iki takım da maça adam adama savunma yaparak başladı ki takımlar bütün maç boyunca alan savunmasını pek tercih etmediler. Bu seçim genelde yüksek tempolu enerjisi bol bir maç seyredileceği anlamına gelir. Öyle de oldu zaten. Rakibe gücünü erken göstermek isteyen Bolu Spor, 1-2-1-1 baskılı zonepress (ön alanda top oyuna sokulurken baskı) yapmayı ve hareketli uzunlarını kullanarak içeriden sayı bulmayı planlamış. Zonepress biraz tehlikeli bir iştir, tutmazsa çok sayı yedirir ki 4 numaralı oyuncunun yerini kaybetmesi sonucu ilk iki denemede çok rahat aştılar baskımızı. Daha bu sene bir araya gelen böylesine genç bir takım için bunlar olası durumlar. Rakibimiz ise bizi daha çok hareketli uzun oyuncusuna dışarıda top aldırarak, dış oyuncularının birebirdeki başarısını kullanmaya çalışarak cevap vermeyi planlamıştı. İlk dakikalarda başarılı da oldular aslında. Biz tempomuzu bulana kadar Kütahya Gençlik özellikle birebir oyunlarda içeri drive ederek (topu sürerek içeriye girmek) birçok sayı da buldu.

Maçı bize döndüren ise, bu ligde kolay kolay bulunmayacak kadar iyi bir şut yeteneği olan bir uzunun, Serkan Çetin’in oyuna girişi oldu. İçeriden oyunları ve çalışılan setleri tam gerçekleştiremeden Serkan farkını ortaya koydu.

Bu dakikaya kadar ise takımı pota altında Serkan Tanırgan taşıdı. Hareketli bir uzun olması ve bunun da ötesinde savaşçı özelliği, özellikle ribauntlarda takımımızı bir adım önce tuttu. Serkan da oyuna girdiğinde geniş size (yapı) avantajını hem perdelemeleri hem de dışarıya şutörlerimizi rahat çıkartması ile iyi kullandık. O an rakip anladı ki biz çok daha iyi bir takımız.

Bunu anlayan ve işlerin kötüye gittiğini fark eden Kütahya Gençlik’in antrenörü hemen molayı işaret ettiyse de ne çare.

Mola sırasında durumu düzeltme planları yapan ve bunu oyuncularına anlatan antrenörlerin hiç istemeyeceği şey, moladan sonraki ilk hücumda sayı yemektir. Bolu’da tecrübeli hoca farkıyla bunu yaptı ve başarılı bir ZonePress sonrası bu sefer 4 numaranın yerinde pozisyon almasıyla topu kaptı hemen sayıyı buldu. O sayının devamında topu oyuna sokarken, bana göre maçın en faydalı oyuncusu olan Metin Salkım’ın kaptığı top ile ard arda 4 sayı yiyen Kütahya işte o an oyundan düştü.

Ne yazık ki Türk oyuncularının bir sorunu var. Sıkı baskı arasından top sürerek çıkan çoğu oyuncumuz ilk pası rakibin kucağına atar. İşte az önceki pozisyonda da aynısı oldu ve Bolu Spor maçı ilk periyotta kopartan sayıları attı. Bu bizim altyapı sorunumuz, maçları her seferinde son periyotlarda kaybetmemizin önemli sebeplerinden birisi.

Serkan Çetin ilginç bir oyuncu. Kendisini tanımayan rakipler böyle uzun bir oyuncunun iyi şut atamayacağını düşünüp dışarıda boş bırakıyor. O da pek güzel cezalandırdı. Eminim kendisi de bu kadar yüksek bir yüzde beklemiyordu. Serkan Çetin oyunca olduğu sürece 4 numarada oynayan Serkan Tanırgan da çok rahatlıyor. Maç içinde beraber süre aldıklarında bunu belli ettiler.

Metin Salkım bana kalırsa bu takımın asıl oyun kurucusu olacak. Erhan Taşlı daha çok şutörguard pozisyonunda oynadığında hem maç Metin sayesinde tempo kazanıyor hem de Erhan çok daha rahat şut pozisyonu buluyor. Maç içerisinde de buna birçok defa tanık olduk.

Yine bir altyapı sorunu olarak, dışarıda topla buluşan rakipleri savunan oyuncularımız ne yazık ki hücumcuyu kenara doğru yönlendirmeyi unutuyor, yanlış pozisyon alıyorlar. Halbuki bu tür pozisyon çalışmaları uzun yıllar tekrar tekrar yapılmalı ve günlük başarılarla uğraşıp 10 yaşında çocuklara set öğreteceğimize bunları öğretmeliyiz. Bize 10 yaşında şampiyonlar değil, 10 yıl boyunca şampiyon olacak oyuncular gerek… Neyse…

Potaya drive eden oyuncuları çizgiye yönlendirdiğimizde uzunlarımızın rakibe pota altını dar ettiğini gördük. Demek ki doğru yoldayız.

Ayrı bir parantezi de Ramazan için açmak şart. Ülker altyapısından yetişerek FMV Işık ve Kepez formaları giymiş, 2. Lig deneyimi yüksek bir oyuncu olarak bu lige fazla olduğunu, ortalamasının altında oynadığı bir maçta bile anlayabiliyorsunuz.

Basketbolcuların seviyesi, iyi şut atmadıkları günlerde belli olur. Çünkü genelde yüksek sayılı günlerde artı ve eksi katkılarınız pek göze batmaz. Bugün Ramazan belki iyi şut atamadı ama o bu takıma her daim büyük katkı sağlayacak. Savunmada canını dişine takıyor, pas trafiğini doğru yöne yönlendiriyor, ribauntlara destek oluyor, bir oyuncunun yapması gereken birçok şeyi yapıyor.

Özetlersek, bu takım bu gruba fazla olduğunu zaten belli ediyor.  Uğur, Metin, Ufuk, Soner, Yunus Emre, Burak, Halil, Halil Tarık henüz 20 yaşında bile değiller. Zamanla oyunlarının üstüne koyarak gelişecekler çünkü onlar Cengiz hoca gibi usta bir antrenörle beraber çalışıyorlar. Hocaları da onlara gereken şansı veriyor.

Bolu bu takıma sahip çıkmalı ki çıkacaklarını bu maçta belli ettiler. Bolu gençleri basketbol için gayet uygun, şehrimizin Bologna gibi basketbol kenti olmaması için hiçbir engel yok. Başta Fatih Yamaner olmak üzere tüm basketbol şubesine, emeği geçen herkese canı gönülden teşekkür etmek ve her alanda destek vermek gerek. Bu takımda gelecek var… Bu taraftar da bu potansiyelin hakkını vermeye hazır. Nasıl mı?

MAÇIN EN GÜZEL ANI:

Kütahya Gençlik oyuncusu talihsiz bir pozisyonda yerde kalarak acıdan kıvranırken etrafında birleşen Bolu Spor’lu oyuncular ve en önemlisi rakip oyuncu ayağa kalktığında onu alkışlayan Bolu Spor taraftarı… Genç oyuncu Halil’e son dakikalarda hayatı boyunca unutmayacağı büyük bir destek veren bu oyunun üç asli unsuru, sporcular, teknik kadro ve taraftar. Asıl alkış sizlere…

MAÇIN OYUNCUSU:

Gerek sayıları gerek yükselttiği tempo ile iyi bir maç çıkartan Metin Salkım.

FARK YARATAN OYUNCU:

Hafta içindeki ufak sakatlığına rağmen uzun bir oyuncudan beklenmeyecek derecede yüksek yüzdeli şutlarıyla Serkan Çetin.

AMAN DİKKAT:

4. Periyodun 5. dakikasına kadar sayı atamamış olmamız ve setlerimizi rahatlıkla uygulayamamış olmamıza dikkat etmek gerek.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128