Binlerce tekrardan sonra gelen başarı

Bolulu Barfiks sporcusu Ümit Şamiloğlu, geçen hafta Slovenya’nın Koper kentinde düzenlenen Dünya Challenge Kupası’nda yedinci altın madalyasını kazandı.

Binlerce tekrardan sonra gelen başarı

Haber: Birol Ertunç

Ümit Şamiloğlu, 38 yaşında ve dünyanın en yaşlı cimnastik sporcusu. Türkiye’nin büyükler kategorisinde cimnastikte kazandığı ilk Avrupa Şampiyonluğu madalyasının sahibi. Bu açıdan sporumuzda tarihi bir yeri var. 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları sonrası emekliye ayrılacak olan Şamiloğlu, bu yıl dünya spor tarihine de geçti. Uluslararası Jimnastik Federasyonu’nun mart ayında açıkladığı kararlar sonucunda barfiks kategorisinde ‘The Samiloglu’ hareketi tescillendi ve literatüre girdi. Yani meseleyi futbol diliyle anlatırsak, ‘Panenka Penaltısı’ kullanıldığında Antonin Panenka akıllara geliyorsa, bir barfiks performansında da ‘The Şamiloğlu’ hareketi yapıldığında Ümit Şamiloğlu’nun adı anılacak. Cimnastikte A’dan H’ye kadar olan zorluk dereceleri içerisinde D seviyesinde bir hareket bu. İşte kendi kelimeleri ile Şamiloğlu:

 ‘The Samiloglu’ hareketi literatüre girdi. Artık D seviyesi bir hareket sizin adınızı aldı. Hareketi sözlü olarak nasıl anlatırsınız?

- Barfikste dünyaca bilinen, birçok başarıya imza atmış sporcu olarak sporu bırakmaya yakın adımı ölümsüzleştirmek ve güncel tutmak istedim. Bu sebeple sporcular tarafından tercih edilmesi yüksek, estetik, zorluğu madalya yolunda puan kazandıracak, barfiks serisinin omurgasını oluşturan el bırakışlı bir hareketi antrenörüm Erdoğan Kapucu’yla araştırdık. Karar kıldığımız hareket tam bu istediklerimizi karşılayacak düzeydeydi. Barfiksin üzerinden geçerken elleri bırakıp, vücudu bükük pozisyon alıp, yarım burgu ekleyip bir el ters, bir el kartal dediğimiz pozisyonda tutarak tekrar amuda çıkan hareketi dünya kupasında gerçekleştirdim. Bundan sonra inanıyorum ki sporu bıraktıktan sonra senelerce ekranlardan ismimin zikredildiğini duyacağım.

İlhamı Murat Canbaş’tan...

Bu hareket için ilham aldığınız sporcu var mıydı?

- Literatürde ismi anılan ilk sporcumuz rahmetli Murat Canbaş’tır. Adını ölümsüzleştiren Türk cimnastikçilerin ilham kaynağının Murat Canbaş olduğunu düşünüyorum. Yaptığım hareketin daha kolay bir varyasyonu serimde zaten vardı. Hareketimin vücut pozisyonunu, dönüş ve tutuşunu zorlaştırarak yeni bir hareket ortaya çıkardım. İlhamdan öte sebep diyelim; ‘The Lynch’ hareketi, bu hareketi yapmama sebeptir.

Cimnastik güç ve esneklik olduğu kadar koreografi de içeriyor. Koreografiyi nasıl çalışıyorsunuz?

Seri içerisinde hareketleri zorluğuna ve harcadığım efor durumuna göre sıralıyorum. Bir dakika civarı süren seride nabız iniş-çıkışını uygun bir ritmde tutmam gerekiyor ki seri hem akıcı hem de izlerken kolay yapılıyormuş gibi görünsün. Seri akıcılığı cimnastikte çok önemlidir. İşte bu akıcılığı gerçekleştirmek için yapılan seri dizaynı güzel bir koreografinin oluşmasını sağlar.

Performansta hangi zorluk derecesinden hareketler yapacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?

- Her sporcu kendi yeteneğine, fiziksel kabiliyetine göre hareketler seçer. Tabii ki hareketler ne kadar zorsa serinizin değeri de o kadar yüksek başlar. Cimnastikte şu kural vardır: Bir sporcu en iyi yaptığı hareketi, serisine koymakla mükelleftir. En hatasız, en risksiz ve yaparken hakemlere ve seyirciye çok kolay yapıyormuşum hissi uyandıran en yüksek değerli hareketleri antrenörümle beraber seçip serimizi oluşturuyoruz. Zor hareketlerden daha önemlisi en hatasız hareketler yapmanız. Bu size büyük avantaj sağlıyor.

Rutininizdeki en yüksek dereceli hareket nedir?

- Barfiks aletinde bir tane I, bir de H değerinde hareket var ve çok riskli. 2007’de antrenmanlarda yaptığım fakat çok riskli diye serime koymadığım H değerinde olan Bretschneider hareketi 2015’te yapıldı. Benim serim de bir G, iki E grubu hareket olmak üzere çoğunluğu D grubu olan zorluğa sahip.İyi yapmak için on binlerce tekrar ve uzun yıllar gerekir

Cimnastikte bir harekette kaç tekrarda uzmanlaşıyorsunuz?

- Bir hareketi yapmak için temel hareketlerle başlamanız gerekiyor. Örnek vermek gerekirse benim hareketimi yapmak için de amut, salto ve burgu gibi temel hareketleri yapmak zorundasınız. Binlerce tekrardan sonra ancak iyi yapabilirsiniz. Eğer temel hareketleri de hesaplarsak on binlerce tekrar ve uzun yıllar gerektirir. Neredeyse 1 saniye süren bir hareketin gerektirdiği zaman ve tekrara bakınca sporcu olmama rağmen yapanlara saygı duymamak elde değil.

Dünyanın en yaşlı cimnastikçisisiniz. Tokyo 2020 sonrası sporu bırakmayı planlıyorsunuz. Peki sonra ne olacak?

Şu anda dünyanın en yaşlı erkek cimnastikçisiyim ve bu unvanla 2020 sonrası sporu bırakacağım. Bıraktıktan sonra ülkemde sağlıklı bir toplum  oluşturulmasına dair atılacak tohumlarda pay sahibi olmak istiyorum. Çocukların spor, sağlıklı beslenme ve sosyal davranışlarının gelişmesine yönelik eğitimsel bir yapı kurarak geliştirilecek projelerle hem yerel hem kamusal kurumlarla dirsek temasında bulunmak benim en çok yapmak istediğim şey. Senelerce göğsümde bayrağımla temsil ettiğim ulusum ve bu ulusu oluşturan her bir birey benim için çok önemli. Bu sebeple sporun dostluk, barış, kardeşlik içeren ama rekabetçi ruhunun; yarının hukukçu, siyasetçi, sanatçı, doktor, işçi gibi meslek grubuna yönelecek herkese bir parça da olsa bulaşmasını istiyorum.

Ümit Şamiloğlu’nun en beğendiği 5 hareket 

Hiç denemediğim ama bana çok estetik ve zor gelen, şu an milli takım danışmanlığımızı yapan ve defalarca aynı kürsüde beraber yer aldığım, ünlü barfiksçi Aljaz Pegan’ın hareketi, The Pegan. Benim de serimde yaptığım ve yapmaktan keyif aldığım yine aynı kürsülerde yer aldığım dönem arkadaşım ve olimpiyat şampiyonu İgor Cassina’nın hareketi ‘The Cassina’.

Diğer üçü; The Kolman, The Tkachev ve The Adler.

Bonus olarak tabii ki The Samiloglu.

30 yıllık spor hayatımda sporun insanlar, özellikle insani duygular üzerinde ne kadar etkili olduğuna çok defa tanık oldum. Bu kadar tanıklıktan sonra herkese şu soruyu sormak istiyorum ve birkaç dakika düşünmelerini diliyorum: Savaşların kol gezdiği bu karışık dünyada, temelinde dostluk, barış ve kardeşlik anlayışı barındıran spora ve sanata sizce de çok ihtiyacımız yok mu?

Erdal Tanrıverdi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner129