Bir Puana Sevinmeliyiz!

Usta Spor Yazarı Erhan Beykoz, Boluspor-Altınordu maçını yorumladı...

Bir Puana Sevinmeliyiz!
Rahat kazanıp morallerimiz düzelir umuduyla oynadığımız Altınordu maçında aldığımız bir puana sevindim. Milli maçtan dolayı verilen arayı iyi değerlendirip, iyi futbol, bol pozisyon, kuvvetli ve basmadık yer olmayan futbolcularımızı beklerden hüsrana uğradık. Reha Hocanın tribünde olmasıyla birlikte, kulübün 6.500 TL cezaya maruz kalması kabul edilir değil. Buna karşılık 15 günde takım hazırlanamıyorsa, bunun hesabını birilerinin sorması, birilerinin de vermesi gerekmez mi? Böyle bir hesaba gerek yok diyorsanız eğer, o zaman kulübün anahtarlarını da Reha Hocaya verip, emir beklemeniz doğru olacaktır!

Karşımızda çoğu genç olan, ayağa topla çıkan, ne olduğunu çok iyi bilen takım karşısında kötü oynadık. Maalesef verilen aranın Boluspor’a yaramadığı, futbolcuların performans düşüklüğünden ortaya çıktı. İlk yarıda rakip kaleci Tolgahan’ın bir kez dahi yatmadan oyundan çıktığına inanmak mümkün değil. Kendi sahanda, kendi taraftarın önünde bu kötü oyun hepimizi şoka soktu. 45 dakikada bir tek pozisyon bulamazken, rakip net bir pozisyonla ilk yarıyı tamamladı.

İlk 11’de hazırlık maçlarında dahi fazla oynatılmayan Cengiz Umut’la çıkmamız cesur bir hareket. Üstelik Cengiz’in sırıtmadığı, 90 dakika oyunda kaldığını düşünürsek, alınan bir puan kadar değerli bir oyuncu kazandığımızı söyleyebilirim.

İsmail Haktan’ın yedek olması da doğru bir karar. Oyuna girdikten sonra yani 18 dakikada ofsayttan çıkabilseydi, belki faydası olabilirdi!

İlk yarıda Kibong takımın en iyisi olurken, ikinci yarıda Emre öne çıkan isim oldu. Kaleci Özkan’ın son dakikalarda gereksiz yere ceza alanına çıkması yüreğimizi ağzımıza getirdi. Ali Dere’nin oyuna iyi başlayıp sonradan oyundan koptuğu, İshak’ın bal yapmaz olduğu, Aleksandar’ın olmayan orta sahadan top alamadığı, yedek oyuna girenlerin katkı yapamadığı, Giorgı’nin sakatlanması sonucu geride sıkıntı yarattığı bir karşılaşma izledik.

Oyundan çıkan Altınordu’lu oyuncuya, yönetimin oturduğu tribünden tepki gelmesi doğru değildi. Bence en önemlisi, bir pozisyonda, yedek kulübemizden sahaya ok gibi fırlayan yardımcıların taraftarı ateşleme şovunu ayıp diye niteliyorum.

Bu oyunla, 90 dakika yerine 900 dakika oynamış olsak bile gol atamayacağımız ortadayken, yardımcı hocaların bu şekilde davranmalarını kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Bundan sonra yapılacak en önemli işin, ilk yarıyı mümkün olduğu kadar az kayıpla kapatmak olacak. Aksi halde, Boluspor’u çok zor günlerin beklediğinin görmemek için kör olmak lazım. Kısaca Boluspor’da görev yapanların, öncelikle görev tanımlarını iyi yapmaları, herkesin kendi işini kendisinin yapması doğru sonuçlara varmamızı sağlar. Teknik heyet kulübün idaresi yerine kendi işlerini yapmış olsalar, ne yerimiz, nede puan durumumuz bu halde olmazdı! Başkan Savaş Abak ve yönetimin ipleri bir an evvel ellerine alıp, başta teknik heyet olmak üzere, menajeri de kendi işlerini yapmaya yönlendirmesi hakkımızda hayırlısı olacak diye düşünmekteyim. Unutmamalısınız ki, Reha Hoca ve ekibi, menajer bu gün varlar ama yarın olmayabilirler. Allah ömür verdiği sürece sizler burada olacaksınız!

Şanlı taraftarımız ilk yarının son düdüğüne kadar takımı desteklediler. İkinci yarının 60.dakikasına kadar da destekleri nefeslerinin son anına kadar devam etti. Fakat, takımda oyun anlayışı, pozisyon azlığı ve gol olmayınca sessizliğe bürünmek zorunda kaldılar. Pasolig uygulamasının ve alınan sonuçlarla birlikte fikstürdeki yerimiz maalesef 12.adamımızı umutsuzluğa sürüklediği ortadadır. Bu süreç, bu şekliyle az sayıda taraftara oynayacağımızın fotoğrafı olacaktır.

Denizli karşılaşmasında Boluspor’a başarılar diliyorum. 

Güncelleme Tarihi: 19 Ekim 2014, 22:06
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128

banner124