Çarıkçı İstifa Etmemeli (ANALİZ)

Boluspor, elindeki avantajları bir bir kaybediyor. Hiç olmadık kadar kötü oynadığımız maçı kaybedince, yönetim kurulu adına yapılan yanlış bir açıklamayla karşı karşıya kaldık. Aslında köşe yazarımız...

Çarıkçı İstifa Etmemeli (ANALİZ)

Boluspor, elindeki avantajları bir bir kaybediyor. Hiç olmadık kadar kötü oynadığımız maçı kaybedince, yönetim kurulu adına yapılan yanlış bir açıklamayla karşı karşıya kaldık. Aslında köşe yazarımız Tekin Aytugar’ın 29 Ocak tarihinde yazdığı “Aman Dikkat” yazısı okunmuş olsaydı şimdi bunları yaşamıyor olurduk. Üstelik bu yazı deplasmanda 7-2 galibiyetten sonra kaleme alınmıştı! Yazı sonrası herkes Tekin hocaya kızdı ama şimdi yazdıkları ortaya çıkınca, elimizden keşke demekten başka bir şey gelmiyor.

Karşılaşma anında kötü değil, kötünün en kötüsü oyun sergileyen Boluspor’un maçı kaybetmesi de doğal sonuç oldu. Karşılaşmadan daha önemli olan Başkan Çarıkçı istifa açıklamasına değineceğim.

Boluspor Tribünleri istifa sesleriyle çınlayınca Başkan Çarıkçı ani karar alarak yönetimle birlikte istifa sinyali verdi. Başkan Çarıkçı taraftarın istifa seslerinden alınmaması gerekirdi. Oysa bu taraftar başarı anında Başkan Çarıkçı’yı omuzlara alarak alkışa boğanlardı.

Bu taraftar, başarı anında ekmek parasını destek amacıyla bilet parasıyla değiştirenlerdi.

Bu taraftar, çoluğuna çocuğuna ayıracağı zamanı Boluspor’a ayıranlardı.

Şimdi de unutulmaması gerekenleri de yazmalıyım, Futbol günlük başarıların sonucuna endekslidir. Dün omuzlara alınan çiçekler verilen futbolcular, yöneticiler, teknik direktörler bu gün taşlanarak, horlanarak kovulabilirler. Futbol dünyanın en nankör mesleklerinden olup, başarısızlarda yapılan bütün iyi şeylerin unutulabileceği bir spordur. Dün omuzlara alanların, bu gün kötü şeyler söylemesi, dün önünde eğilenlerin bu gün karşına dikilmesi olağan bir gelişmedir. Yöneticiler bunların her an yaşanabileceğini bilmeli, bunlara katlanabilecek kadar karnı geniş olmalıdır.

Altını çizmeliyim ki, hiç kimsenin kişinin namusu, şerefi ve onuruyla oynama hakkı yoktur. Böylesi bir çirkinliğe de kimse müsaade etmez, edeceğini de sanmıyorum.

Başkan Çarıkçı’nın açıklamasının, zamanlama ve yer olarak uygun olmadığı görüşündeyim. Başkanın istifa etmesi sorunu çözmeyeceği gibi, sonuca da ulaşmayacaktır.

Kendi adıma, başkanın istifa kararını yönetimde enine boyuna değerlendirerek açıklamalıdır. Aksi halde atılan her adım öfkeyle kalkan zararla oturur düzleminde olacaktır. Nasıl ki, yönetime talip olurken istişareler yapılıyorsa, ayrılırken de aynı sistem uygulamalıdır. Son yaşadıklarımız gösteriyor ki, iki yanlıştan bir doğru çıkmıyor.

Bana kalırsa, başkan ve yönetimi göreve geldiği anda yapmış oldukları açıklamayla, ortaya koydukları yol haritasına sadık kalmalı, üç yıllık takım yaratmalıydılar. İlk başta bunu en iyi şekilde uygularken, ne olduysa, kim ne dediyse, kim kendi çıkarları uğruna başkanı yanlış yönlendirdiyse hedef değişimiyle birlikte beklentilerin yükseleceği açıklamaları sonumuzu hazırladı.

Boluspor, üç yıllık oyuncu kadrosunu hazırlamış ve geleceğe bakmayı düşünmüş olsaydı, beklentisi olmayan taraftar bu gün böyle davranıyor olmazdı. Konuyu daha fazla dağıtmadan derim ki, başkan ve yönetimi istifa etmemeli ve lig sonuna kadar gitmelidirler.

Bu arada Sayın Yılmaz Becikoğlu’na da bir şey söylemem gerekecek. Olası istifada,  yönetim kadrosunu oluşturarak Boluspor’u almak zorundadır. Burada başka bir seçenek ortaya koymadan gerekeni yapmalı, taşın altına elini koymalıdır. Aksi halde söyledikleri havada kalacak ve inandırıcılığını kaybedecektir.

Karşılaşmaya gelince, en önemli ayrıntı her iki takım futbolcularının Cihat Hocaya olan sevgiydi. Hem Boluspor’lu hem Göztepeli futbolcuların sevgi ve saygıyla hocayı kucaklamalarıydı. Nedendir bilmem ama Göztepeli futbolcuların Özcan Hocaya gitmemeleri bütün gerçeği ortaya koyduğuna inanıyorum. Oynanan oyundan kimsenin memnun olduğunu düşünmüyorum. İki kötü futbol oynayan takımdan Göztepe biraz aklını birazda şansını kullanınca galip gelirken, farkı kaçırdı. Oyuna müdahalede geç kalan Özcan Hocanın kırmızı kartlarda ve sonumuzu hazırlamada emeği büyük oldu. Bu hafta takımı izlerken, belki de hiç bu kadar kötü bir takım olacağını ben gibi kimse beklemiyordu. Bu takım bundan sonra düşmez, düşmeyeceğini garantilemiş ununu elemiş, eleğini asmış gibi ligin ve karşılaşmanın son düdüğünü bekler nitelikte oynadık. Bu oyun şekliyle bizim bundan sonra hedefimiz öncelikle ilk 6 olmalı.

Oyundan atılanlar, sarı kart cezalıları, sakat derken önemli Elazığ maçına kadro yapmakta zorlanacağımız ortadadır.

Özcan Hocaya tek soru sormak isterim. Bu takım çalışmıyor mu, çok çalışıp sürantenemi oluyor? Şunu kabul ediyorum ki, hoca oyuncu değiştirmeyi, oyuna müdahaleyi, zamanlamayı ayarlayamıyor! Ama kardeşim bir takım bu kadar da kötü oynamaz, değil mi?

Gelelim karşılaşmada varlığı ile yokluğu olmayan oyuncularına, Atacan ve Veli’yi çıktığınızda Boluspor diye bir takımın olmadığını görürüz. Oyuna alınan futbolcuların katkısının sıfır olduğunu da düşündüğümüzde 0-1 kazanç gibi geliyor.

Önümüzde Elazığ maçı var, buradan alınacak sonuç birçok gerçeğin fazlasıyla ortaya dökülmesine gerekçe olacak. Bu arada bazı oyuncularımızın da kaderini belli edecek.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128