Engelsizlere Selamlar Olsun (ANALİZ)

Engelli diye tanımlanan ama asıl engellilerin biz olduğumuz haftaya merhaba. Engelsizlerin haftasında, engelsiz olan çocuklarımız ve bütün engellemelere karşılık Ankaragücü’nü yalnız bırakmayan yürekli...

Engelsizlere Selamlar Olsun (ANALİZ)

Engelli diye tanımlanan ama asıl engellilerin biz olduğumuz haftaya merhaba. Engelsizlerin haftasında, engelsiz olan çocuklarımız ve bütün engellemelere karşılık Ankaragücü’nü yalnız bırakmayan yürekli taraftara selamlar olsun. Başkentin asil insanlarının en kötü zamanda bile takımlarına sahip çıkmaları, yanında olmaları takdire şayandır. Bu fotoğraf, Boluspor’un kötü günler yaşadığı ve 3. Lige düştüğü fotoğrafın aynısıdır. Hiç kimsenin beklentisi olmadan, çıkar gözetmeksizin gönül bağıyla yapılan bir davranışın yansımasıdır.

Deplasman galibiyetleriyle gönlümüze su serpen Boluspor, yeni teknik heyeti, yeni kadrosuyla çıktığı Ankaragücü karşılaşmasından bir puana razı oldu. Uzatmalarda kale çizgisinde tartışmalı pozisyonun gol verilmesi halinde elimizden bir puan dahi uçup gitmiş olacaktı.

Oğuz Çetin gibi kalitesi tescilli, kariyeri tartışılmaz, efendiliği, saygınlığı herkese örnek bir teknik adamın gelmesi Boluspor adının gündemde daha kalmasını sağlayacaktır. Yönetim gereğini fazlasıyla yapmış, yönetim dışında olup ama kalbi Boluspor’la atanlar başarı için ayrı bir pencere açmışlardır. Buraya kadar yapılanları tartışmamız bile abes olur.

Ankaragücü maçında istekli, arzulu, kazanmayı hedefleyen, şanssız ama beceriksiz futbolcuları gördüm. Beşiktaş karşılaşmasının yorgunu Ankaragücü, genç, koşan, haddini bilen, parası olmayan ama ruhunu ortaya koyarak düşmemek üzere oynayan oyunculardan kurulu bir takım. Karşısında, tecrübeli, geçmişi başarılarla dolu, parasını zamanında alan, havasından yanlarına yaklaşması zor ama ruhunu kaybetmiş bir Boluspor vardı.

90 Dakika boyunca şanssızlığı direkten dönen 4 topun olduğu, beceriksizlik dediğimizde ise, orta saha ve ileri de oynayanların son vuruşları yapamamalarından kaynaklanan puan kaybını gördük.

Oğuz Hocanın oyuncu değişikliğinde Djiehoua’nun yanlış seçimi dışında, oyuna daha erken müdahale etmesi gerekirken geç kaldı. Takımı tanıması için zamana ihtiyacı olduğunu unutmamalıyız. Oğuz Hocadan olsa gerek, Boluspor sezonun en fazla pozisyona girdiği, kanatları kullandığı, varyasyonlar yaptığı, Ali Güzeldal’la ver-kaçların, 2-1’lerin çok olduğu, zaman, zaman göze hoş gelen hareketlerin yapıldığı karşılaşma oldu. Bu güne kadar ne yaptığını bilmeden oynayan futbolcularımıza karşılık, bu karşılaşmada futbol adına güzel işlerin yapılması bana umut verdi. Umarım kendilerinin farkında olmaya devam ederek sporseverlere güzel maçlar oynarlar. Bu gün futbolcuları tek, tek nasıl oynadıklarını yazacağım. 

Eser; Güçlü fiziği, boy avantajıyla önünde oynayan 2 stoperinde aynı avantajlarına karşılık yediği goldeki hatası affedilmezdi. Ceza alanına hakim olması gerekirken, yine kafa topu ile aynı şekilde gol tehlikesi olması düşündürücüdür. Bana kalırsa ya önünde oynayanları idare edemiyor yada oyuncular Eser’i dinlemiyorlar. Bu haliyle Boluspor’un karambolun dışında gol yemesi tamamen şahsi hatalardan olduğu gerçektir.

Engin; İlk yarıda kötü oyununa karşılık, ikinci yarıda özlediğimiz gibi oynadı. Ofansa çıktığında yerinde kalması gereken Alp dönemeyince sağ kanatta tehlike yaşadık. 2. Yarıda oynadığı oyunu sezona yayması gerekir, aksi halde başka seçenekler aranmaya başlar.

Hakan; Sol kanatta uzun yıllar görev yapacağı kesin. Rakibi en çok zorlayan, yaptığı ortalarla gol pozisyonları olmasını sağlayan, defansta ve ofansta başarılı olandı. Oynadığı futbolun üstüne biraz daha koymalı, daha fazla çalışarak Türkiye’nin büyük takımlarına gidecek kapılarını aralamalıdır. Bu haliyle bile Allah nazarda saklasın.

Gençer; Gençliğine karşılık yüreğini ortaya koymaya çekindiğini düşünüyorum. Daha iyi olması gerekirken, yan toplarda yaptığı hatalarla kalemizde gol görüyoruz. İleri çıktığında etkili, geri döndüğünde etkisiz olunca yeri yanlış mı diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bu haliyle yerinin tehlikede olduğunu bilmesini isterim.

Cemil; İyi olduğu karşılaşmaların yanında, yan toplarda geç kalınca gol yiyoruz. Geldiği günden bu güne gelişmeler olduğu ortada olmasına rağmen, istenilen gelişmeleri artırması gerekiyor. Yan toplarda daha dikkatli olması gerekirken, oyunu geriden kurmasının doğru olduğu da kaçınılmaz. 

Alp; Sağ kanatta, sol kanatta, bazen ön liberoda ve sağ açıkta oynuyor. Benim gördüğüm ise, kafasında hala sezon başında gerçekleşmeyen transferi var. Bu hafta da çoğu zaman ne yaptığını bilmeden oynadı. Bir şutunun dışında etkili olduğu, ara toplar atarak pozisyon hazırladığını görmedim. Genç olma avantajını kullanması gerekir ki, transferin gözdesi olsun. Bu haliyle yeni sezonda istediğini gerçekleştirmesi zor görünüyor.

Barbaros; Tek ön libero olmasına karşılık yinede beklenilen futbolu oynamadığını düşünüyorum. Agresif yapısıyla takımı her an eksik bırakacak olması, oyuna ve arkadaşlarına beklediğimiz katkıyı verememesi ile her an formasını başkasına bırakacak görüntüsü çiziyor. Bana kalırsa Oğuz Hocanın eski karşılaşmalarını izleyerek eksiklerini giderebilir.

Ali Güzeldal; Kalitesi ortada. Attığı gol ve takım oyununda yaptıklarıyla alkışı hak etti. Bu oyununu bütün karşılaşmalarda ortaya koyması gerekir. Topu yere indirdiğinde, kanatlara oynadığında, ara toplarla pozisyon hazırladığında futbolun güzellikleri ortaya çıkıyor. Biraz daha kuvvetlendiğinde ve eski günlerine dönmeye başladığında Boluspor daha iyi sonuçlara ve başarıya gidecektir.

Djiehoua; Güçlü fiziğine karşılık değişik anatomik yapısıyla koşarken bile ayakları yerden kalkmasıyla sahada farklı duruyor. Bununla birlikte, rakip defansı tek başına yorması, hiç beklenmedik anlarda değişik çalımlarla pozisyona girmesi ve her an gol atabilecek durumda olması göz ardı edilmemeli. Sempatik davranışlarıyla da tribünleri mutlu etmesi gözlerden kaçmıyor. Değişimi yanlıştı.

Agbetu; süratli, çabuk top ayağındayken iyi. Fakat kale yerine taç ve korner çizgisine gitmesi pozisyonu öldürüyor. Bazen ne yaptığını bilmeden oynuyor. Bu yanlışını düzeltecekler de, teknik heyettir. Futbolcumuzdan yararlanmak istiyorsak, kendine özgü çalıştırarak faydalı hale getirmeliyiz. Aksi halde sezon boyunca sadece belli dakikalarda oynamak için oynar durur.

Abdülaziz; Süper Lig patentiyle gelen ama umduğumuzu bulamadığımız oyuncumuz. İnanın bizim A2 takımımızda Abdülaziz gibi oyuncularımız var. Mesela Emre, U19 Milli Takımına çağrılıyor ama 18 kişilik kadromuzda yok. Abdülaziz’e verilen şans Emre’ye verilmiş olsaydı, şimdi takımın en iyi oyuncularından biri olurdu.

Cafercan; Yetenekleri tartışılmaz. Takımı ipten aldığı zamanlar oldu. Sakatlıktan tam kurtulduğunda oynayacağını düşünüyorum.

İskender Alın; Gereksiz yere sadece ismi için alındığını sanıyorum. Yada birilerinin en iyi zamanında almayı çok istediği halde alamayınca, bu yıl alarak içindeki egosunu bastırdığı aklıma geliyor. Oyuna girdiği andan son düdüğe kadar ayağına kaç top geldiği, ne yaptığını bana biri anlatırsa kendisinden özür dileyeceğim.

Kingsley; Ne diyeceğimi bilemiyorum. Bu adamı kim aldıysa, kim tavsiye ettiyse, kim Bolu’nun parasını sokağa attıysa tebrik ediyorum. Katkı versin diye oyuna alınmasına karşılık, birçok atağı kesip pozisyonu bitirmesiyle hafızamda yer etti.

Taraftarımız ve Ankaragücü taraftarının karşılaşma başlamadan evvel ortaya koydukları barış mesajlarını alkışlıyorum. İyi günde, kötü günde takımlarının yanında olanlar ve takımların gerçek sahibi taraftarlardır. En büyük alkışı takım futbolcularının elini tutarak sahaya çıka engelsiz kardeşlerim ve sizler hak ettiniz. Sizleri ayağa kalkarak alkışlıyorum.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner128